Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK- BirGün Gazetesi’nden Nurcan Gökdemir’in haberi, Başkanlık sisteminin bir başka sonucunu ortaya koydu:

Cumhurbaşkanı’na hakaretten yargılananların sayısı patladı.

1 yıl içinde 36 bin soruşturma açıldı, 4 bin kişi ceza aldı.

Böylece Erdoğan’a hakaretten cezalandırılanların toplam sayısı 10 bini buldu. Bunların 2600’ü hapse girdi.

Bunun nedeni, Erdoğan’ın başkan seçilmesinden sonra vatandaşın hakareti artırması mı, yoksa saraya yerleşen Erdoğan’ın alınganlığının artması mı? Belki ikisi de…

Cunta lideriyken hepi topu 340 hakaret davası açtıran Evren’le kıyaslayınca zirvede alınganlığın 100 kat arttığı görülüyor. Erdoğan böylece Türkiye tarihinin en çok hakaret edilen cumhurbaşkanı unvanına kavuşuyor. Muhtemelen dünyada da en çok hakaret işiten liderlerden biri…

Bu artışın birkaç nedeni var:

Birincisi Erdoğan’ın siyasi konumu… Kendisi hem AKP genel Başkanı, hem Cumhurbaşkanı… Kurnaz bir politikayla, AKP Genel Başkanı’na laf edeni, Cumhurbaşkanı’na hakaretten yargılatıyor.

İkincisi, en ufak eleştiriye tahammülü olmaması...

Mesela Kılıçdaroğlu’na, “Memleketi seviyorsa, servetini Türkiye’ye getirsin” dedi diye 2 milyon liralık dava açtı.

Demirtaş’ı, “Hatalarını kabul etmek yerine, ölüme, kana, gözyaşına sebep oluyor” dedi diye mahkemeye verdi.

Ben, 17-25 Aralık tutanaklarını yayınlayarak Cumhurbaşkanı’na, oğlu Bilal’e ve iş adamlarına hakaretten ceza aldım.

ODTÜ’lü öğrenciler, Erdoğan’ı farklı hayvan suretinde çizen karikatürler taşıdıkları için, Zuhal Olcay onu bir el işaretiyle hatırlattığı için, Hüsnü Mahalli ona “diktatör” teşhisi koyduğu için mahkûm oldu.

Antalya’da bir dilenci, “Eşimin amcasının oğlunun adı da Erdoğan; ben başkana değil, ona küfrettim” diyerek yırtabildi.

Komik gibi görünüyor; ancak “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması, ülkede fikir ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri haline geldi.

Ondan söz ederken, bir kod isim bulsak daha iyi olacak sanki…