AKP hükümetinin politikaları sonucu toplumun her kesiminde kendisini hissettiren ekonomik kriz, üniversite öğrencileri arasında da derinden hissediliyor. Öğrenciler, gıda, ulaşım, barınma ve okul malzemeleri gibi temel ihtiyaçlara erişmekte zorluk yaşıyor. Devletin öğrencilere verdiği burs ve krediler temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalıyor. Yurt ücretleri ve ev kiralarından, doğal gazdan elektriğe birçok alanı etkileyen fahiş zamlar, öğrencilerin yaşam alanlarını da daraltıyor.

Ankara ve Hacettepe üniversiteleri öğrenciler ekonomik krizin etkilerini ve yaşadıkları sorunları Mezopotamya Ajansı’na anlatarak çözüm istedi.

‘OKURKEN ÇALIŞIYORUZ YİNE DE YETMİYOR’

Öğrenci evinde kaldığını ve gelen zamlarla beraber geçinmekte zorluk yaşadığını anlatan Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Çağla Çakır, “Öğrenci evinde, kira doğal gaz ve elektrik işin içerisine girince yaklaşık bin TL’lik bir gider ödemek zorunda kalıyoruz. Mutfağı da dâhil ettiğimizde, çok fahiş fiyatlarla karşılaşıyoruz. Zaman zaman çalışıyoruz ama bu yeterli olmuyor çünkü okula devam etmemiz gerekiyor” dedi.

‘KREDİLER İHTİYAÇLARIMIZI KARŞILAYAMIYOR’

“Devletin kredisi, ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek bir miktar değil. Okulda hocaların verdiği notlara kadar zam gelmiş” diyen Çakır, “İkinci el ders notları ve önceki yıllarda bu dersleri görmüş arkadaşlardan not ya da materyalleri alıyoruz. Ders notlarını yeniden almak, günümüz koşullarında oldukça maliyetli bir durum haline gelmiş” diye ekledi.

‘YEMEKHANE YEMEĞİNE MAHKÛMUZ AMA DOYMUYORUZ’

Evde yemek yapmaya maddi imkanları olmadığı için genelde yemekhaneden yemek yediklerini belirten Çakır, “Evde yapacağımız her yemeğin maliyeti bize pahalıya geliyor. Bir kilo domates aldığım zaman 15 liradan az vermiyorum ve gelen domates sayısı da en fazla 5 tane oluyor. Bakliyatlar zaten çok pahalı. Ailelerimizin destekleriyle ya da arkadaşlarımızın gönderdikleriyle geçinmeye çalışıyoruz. Eskiden yemekhanedeki yemek fiyatları 2,65 TL iken şimdi 4,75 TL oldu. Porsiyonları da oldukça küçülttüler. Yediğimiz yemeğin bir niteliği yok, doymuyoruz. Dışarıdan yemek yeme şansımız yok. Marketten alıp, evde yapabilme şansımız yok. Yemekhane yemeğine mahkûmuz. Hayat bu kadar pahalıyken, öğrencilere herhangi bir indirim de yapılmıyor” diye konuştu.

‘DOĞAL GAZI YAKARSAK ÖDEYEMEZDİK’

Kısa süre önce 50 TL’ye gelen elektrik faturalarının en az 200 liraya yükseldiğini aktaran Çakır, “Kış aylarında da çoğu kez doğal gaz yakmadık çünkü yakarsak ödeyemezdik. Biz her şeyi minimuma indirdik” diye belirtti.

DERS NOTLARI BİLE ZAMLANDI: YARI ZAMANLI İŞTE ÇALIŞIYORUM, OKULA GİDEMİYORUM

Ankara Üniversitesi öğrencisi Selma Tokaç, öğrenci evinde kaldığını, geçen yıllarda 500 TL verdiği kira fiyatının bin 500 TL’yi bulduğunu söyledi. Tokaç, “Elektrik ve doğal gaza son aylarda inanılmaz zamlar geldi. Doğal gazı yakarsak ne ailemizin gönderdiği paralarla ne de bize verilen burslarla geçinebiliriz. Şu anda yarı zamanlı işlerde çalışıyorum. Bu da okula gitmeme engel oluyor. Aldığım para, beni en fazla bir hafta götürüyor” şeklinde konuştu.

Verilen ders notlarının ve kaynaklarının dahi zamlandığını dile getiren Tokaç, “Geçen dönem aynı sayfada aldığım notu 20 TL ye alıyordum. Şimdi ise 55 TL’ye alıyorum. Bunlar hocalar tarafından verilen ders notları. Ama tamamen sermaye aracına dönüştürülmüş” dedi.

‘ENFLASYONU İLİKLERİMİZE KADAR HİSSEDİYORUZ’

Yemek yapmakta zorlandıklarını sözlerine ekleyen Tokaç yaşadığı sıkıntıları şöyle anlattı:

“Bir kilo biber 40 TL olunca evde yemek yapamıyoruz, dışarıda da yemek yeme olanağımız yok. Yemek ihtiyacımızı, belediyeden ve okul yemekhanelerinden gidermeye çalışıyoruz. Her şeyimizi çok sınırlı tutuyoruz. Marketlere girdiğimiz zaman, enflasyonu iliklerimize kadar hissedebiliyoruz. Özel bir vakıftan burs alıyorum ama geçinemiyorum. Haftada iki gün çalıştığım yerler oluyor. Doğal gazı hiç yakmamamıza rağmen, 200 TL’yi bulan faturalarla karşılaşıyorum.”

MENEMEN LÜKS OLDU

Ankara Üniversitesi’nden Doğukan Ertan da “Ailemle beraber evde kalıyorum, ekonomik krizden bütün öğrenciler gibi ben de etkileniyorum. Tek başına evlerde ve yurtlarda kalamayan arkadaşlarımız var, onlar için hayat çok daha korkunç bir durumda. Çok fahiş fiyatlarda yemekler satılıyor. Bugün fakir yemeği dediğimiz menemen bile bir lüks haline gelmiş” şeklinde konuştu.

TÜM TOPLUMSAL KESİMLERE ÇAĞRI: BİR ARAYA GELİP, BU DÜZENİ DURDURUN

“Sebze-meyve başta olmak üzere bakliyat ürünlerine bile erişemiyoruz” diyen Ertan, şunları söyledi:

“Siyasal ve ekonomik süreç değerlendirildiğinde devlet hiçbir şey yapamayacakmış gibi geliyor. Şu anda da herhangi bir yerde çalışmıyorum ve para yetmiyor. Ailemin desteği oluyor. Pandemi öncesinde yemekhanelerdeki yemekler 2 ve 3 TL arasındaydı. Şimdi ise yemekler 4,5 TL. Yemekhanelerde, öğrencilerin yiyebileceği bir yemek sunulmuyor, bizlere sundukları yemekler de sokağa atsan yenilmez. Toplumun çeşitli kesimleri, bir araya gelerek bu düzene bir an önce dur demeliler.”