Kitapyurdu’nun da bağlı olduğu Repar Yayın Grubu’nda 5,5 aydır çalışan bir kadın, Genel Yayın Yönetmeni Kadir Yılmaz’ın daha önce de çalışanlara mobbing uyguladığını, hakaret ettiğini söyledi ve “İşi beğenmediği zaman bağıran çağıran birisiydi en başından beri. İlk anlarda çok üzerime gelmemişti. Sonrasında beni birkaç kere kovmakla tehdit etti. Ben buna karşı çıktım. ‘Benimle bu şekilde konuşmayın’ dedim. İstifa etmeye zorladı birçok kez” ifadelerini kullandı.

'KOLUMDAN TUTUP KAPIDAN DIŞARI FIRLATTI'

Darp iddiasını Gerçek Gündem'den Fırat Fıstık'a anlatan kadın, şöyle konuştu:

“En son darpın yaşanmasına neden olan olayda bana bir tane iş vermişti. Yapamadığımı söyledim. Çünkü bu süreçte beni üç kez aşağıladı, hakaret etti. Yine kovmakla tehdit etti. Yaptığım işi de diğer editörlere gösterdim ‘Hiç sorun yok’ dediler aslında. Bu yüzden en sonunda işi yapamayacağımı söyledim. Kendisi de bir anda bağırmaya başladı, ‘Ofisimden çık’ diye bağırdı. Üstüme yürüdüğünde kendimi savunmaya çalıştım o sırada bana vurdu. Daha sonra kolumdan tutup kapıdan dışarı fırlattı. Tartışma devam ederken ofis merdivenlerine doğru üzerime yürüdü.”

Yılmaz tarafından başka çalışanların da hakarete, şiddete maruz kaldıklarını söyledi ve bir arkadaşının da kendisine destek verdiği için işten atıldığını dile getiren kadın “Daha önce de ofiste birine ‘Kafanı klavyeye sürterim’ dediği bir olay olmuştu. ‘Döverim seni’ demişti. Ben darp raporu aldıktan sonra o da ifade verdi. İfadesinde ‘Benim boyun fıtığım var o yüzden ayakta durma otur’ diye uyardım demiş. Darp raporu aldığım için bunu inkar edemiyor, bu yüzden de ‘Bana hakaret etti ben de dışarı çıkardım’ demek zorunda kalmış” dedi.

YILMAZ: İFTİRA DAVASI AÇTIM

Yılmaz ise sosyal medya hesabı üzerinden şu açıklamayı yaptı:

“Repar Yayın Grubu çalışanlarından biriyle yaşadığım ve yargıya taşınan olayın ayrıntılarıyla ortaya çıkması için bugün görevimden istifa ettim. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmediğim gibi bahse konu çalışan hakkında hakaret ve iftira davası açtım. İlgili paylaşımdaki iddialar baştan aşağı yalandır. Kendi ofisim yok; toplantı odasında ve diğer çalışanların önünde kendisinin hakaretlere maruz kaldım. Kadın mücadelesini, hırsları için sömürmekten çekinmeyen bu kişiyi yayınevi emekçilerinin vicdanına ve yargıya bırakıyorum.”