Halide Türkoğlu: 'Halep’te kadınlara karşı suç işlendi'
DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Şam geçiş hükümetine bağlı güçlerin Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarında kadınların hedef alındığını belirterek, kadın bedeninin bir kez daha savaş alanı haline getirildiğini söyledi.
Artı Gerçek - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, partisinin 2026 yılının ilk Kadın Meclisi Toplantısı öncesi, basın toplantısı düzenledi.
Partisinin genel merkezinde düzenlediği toplantıda konuşan Halide Türkoğlu, 2025 yılının PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat Çağrısı ile başlayan 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci' ile barış umudunun büyütüldüğü bir yıl olduğunu belirtti.
En çok kadınların barışa ihtiyaç duyduğunu ve talep ettiğini ifade eden Halide Türkoğlu, sürece ilişkin kurulan Meclis Komisyonu'na işaret ederek, "Meclis çatısı altında yürütülen erkek egemen siyasete karşı, kadın dayanışmasını yükseltmek, barışın dilini oluşturmak ve ortaklaştırmak amacıyla hem dışarda hem Meclis'te siyasi partilerin kadın yapılarıyla bir araya geldik" dedi.
'HALEP'TE KADINLARA KARŞI SUÇ İŞLENMİŞTİR'
Konuşmasının devamında Halep'te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallerine yönelik Şam geçiş hükümetinin saldırılarına değinen Türkoğlu, "Cihadist, kadın düşmanı HTŞ'ye bağlı, Türkiye destekli güçler bu mahallelerde insanlığa, kadınlara karşı suç işlemiştir. Bir kez daha kadın bedeni bir savaş alanı olarak görülmüştür. Tüm kamuoyunun gözü önünde bir kadın direnişçi işkence edilerek katledilmiştir. Bizler şunu çok iyi biliyoruz ki bu saldırılarla Kürt halkının, kadınların kazanımları hedeflenmiştir. Bizler var olduğumuz sürece demokratik bir Suriye için, kadın özgürlükçü bir Suriye için, direnen mücadele eden kadınlarla birlikte mücadeleyi büyütmekten asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
'İÇERDE ÇÖZÜM KONUŞULURKEN SURİYE'DE KÜRTLERE YÖNELİK SALDIRILAR ONAYLANAMAZ'
Kadın Meclisi Sözcüsü sözlerine özetle şöyle devam etti:
"Kuzey ve Doğu Suriye'de inşa edilen yaşam, Türkiye için bir tehlike olmamıştır. Binbir emek ve bedelle inşa edilen Rojava'nın hedef alınmasını asla kabul etmeyeceğiz. Rojava'ya yaklaşım Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne yaklaşımı göstermektedir. İçerde Kürt sorununda demokratik bir çözümün sağlanması konuşulurken Suriye'de Kürt halkının, kadınların kazanımlarına yönelik saldırılar onaylanamaz.
İRAN'DAKİ PROTESTOLAR
İran'da sokağa çıkan kadınların mücadelesi, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesi yürüttükleri için tutuklanan, idamla yargılanan Pexşan Ezîzî, Zeynep Celaliyan, Şerifeh Muhammedî, Werîşe Mûradî'nin mücadelesidir. İran'da faşist rejime bağlı ahlak zabıtaları tarafından katledilen Jina Mahsa Amini'nin isyanıdır. Kadınlar öncülüğünde yoksulluğa, işsizliğe, sömürüye, inkâr ve idam düzenine karşı gerçekleştirilen protestolarda yüzlerce kadın ve genç, faşist rejimin hedefi olmuştur. Binlerce kişi katledilmiştir. İran'dan, Rojava'dan yükselen direniş ve mücadele bizlerin de eşitlik ve özgürlük mücadelesidir.
Kadınlar için adaletin sağlanması İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanmasından geçer. Kadınlar için 6284 sayılı kanunun her bir maddesinin uygulanmasından, kararların denetlenmesinden geçer.
2026 yılı bizler için örgütlülüğümüzü, dayanışmamızı büyüterek Barış ve Demokratik Toplum Süreci etrafında en sıkı şekilde kenetlenerek onurlu barışı inşa edeceğimiz bir yıl olacağına olan inancımla hepinizi selamlıyorum." (MA)