29. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu

29. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu. Ödüller, öldürülen ve cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilere ithaf edildi

29. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu

Artı Gerçek- Evrensel Muhabiri Metin Göktepe ve görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak, genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla verilen 29. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri, İstanbul Hrant Dink Vakfı Agos Gazetesi binasındaki törenle sahiplerini buldu.

Ödül törenine Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, ablası Meryem Göktepe ve ailesinin yanı sıra sendika, gazetecilik örgütü, siyasi parti temsilcileri de katıldı. Törenin sunuculuğunu evrensel.net Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Zeliha Irmak üstlendi.

HAKAN TOSUN VE TUTUKLU GAZETECİLERE SELAM

Açılış konuşmasında Zeliha Irmak, 2025 Ekim ayında katledilen gazeteci Hakan Tosun’u anarak başladı. Gazetecilerin yoksulluk, işsizlik gibi birçok zorlukla karşı karşıya olduğu kadar ilan yasakları, erişim engelleri, soruşturmalarla da engellenmeye çalışıldığını belirten Irmak, buna rağmen gazetecilerin gerçeği duyurmanın bir yolunu bulmaya çalıştığını vurguladı. TCK 217/A halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma iddiasıyla tutuklanan Alican Uludağ ve İsmail Arı’yı hatırlayan Irmak, “Metin’i örnek alan, onu kalemlerine kameralarına yansıtan gazetecilerin ödüllendirilmesi ve gazetecilikle kavga eden iktidara başaramadıklarını söylemek için buradayız” dedi.

ÖZGÜR ÖZEL: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN OLMADIĞI YERDE DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ödül törenine gönderdi. “Hakikatin peşinden gittiği için katledilen gazeteci Metin Göktepe’nin adı bu ülkede gerçeğin bedelinin ne kadar ağır ödendiğinin en çarpıcı hatırlatmalarından biridir” diyen Özel, cezaevinde bulunan Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, İsmail Arı ve Pınar Gayıp başta olmak üzere tüm tutuklu gazetecilere selamlarını gönderdi. Özel, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Bilinmelidir ki; gerçeklerin üzeri örtüldükçe büyür, saklandıkça daha güçlü ortaya çıkar. Gazetecilik suç değildir. Suç olan; gerçeği gizlemek, halkın haber alma hakkını engellemektir. Bu karanlık tabloyu değiştirmek, gazetecilerin artık bedel ödemediği bir Türkiye’yi kurmak için mücadelemizi daha da güçlendireceğiz. Basın özgürlüğünün olmadığı bir yerde demokrasiden söz edilemez. Gazetecilerin özgür olmadığı bir ülkede toplum da özgür değildir. Bu ülkede; gazetecilerin, öldürülmediği, hapsedilmediği, susturulmadığı, baskı görmediği, özgürce yazabildiği ve emeklerinin sömürülmediği bir düzeni hep birlikte inşa edeceğiz.”

YEREL GAZETECİLİK ÖDÜLÜ AKIN BODUR'A

İskenderun SES gazetesinde yayınlanan, Hatay’da milyonları etkileyen göç dalgasının sağlık alanında yarattığı en görünmez ama en kritik sorunlardan biri olan dil sorunu ele alan üç günlük dosyasıyla Akın Bodur, Yerel Gazetecilik ödülüne layık görüldü. Bodur’a ödülünü Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş verdi. Bodur, öldürülen ve 6 Şubat’ta hayatını kaybeden gazetecileri anarken cezaevindeki meslektaşlarını selamladı.

FOTOĞRAF ÖDÜLÜ ADNAN BİLEN'E

Mezopotamya Ajansı’nda yayımlanan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temsilcisi Emrah Kertiş’in maruz kaldığı muameleyi yansıtan “Postal altında tanıklık!” adlı fotoğrafıyla Fotoğraf Ödülünü alan Adnan Bilen’e ödülünü DİSK Basın-İş’ten Zana Kaya teslim etti. Bilen, Van halkının direngenliğine ve direnişini selamladı, Rojava’da gerçekleri dünyaya duyuran gazetecileri ve hayatını kaybeden tüm gazetecileri andı.

GÖRÜNTÜLÜ HABER ÖDÜLLERİ ELİFCAN YÜKSEL VE EMRE ŞİMŞEK'E

Görüntülü Haber dalında Halk TV’de “Barakalara sıkıştırılan hayatlar: Silivri Harmanlık Mahallesi” başlığıyla yayımlanan haber Elifcan Yüksel’e Jüri Özel Ödülü kazandırdı. Yüksel, ödülünü Sultan Özer’in elinden aldı. Yüksel, “Meselemiz gerçeği anlatabilmekti. Harmanlığa gittiğimizde başka bir manzarayla karşılaştık. Benim için yolun çok başı ama gerçeği gerçek gibi anlatabilmek benim için çok değerli” ifadelerini kullandı.

Görüntülü Haber Ödülü’nü, T24’te “Hakan Tosun İstanbul’un orta yerinde nasıl öldürüldü?” başlığı ile yayınlanan haberiyle Emre Şimşek aldı. T24 ekibine teşekkür eden Şimşek, Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin iddianamenin hazırlandığı belirterek Öznur Tosun’u sahneye çağırdı. Tosun, Hakan Tosun’un soruşturma sürecindeki eksiklikleri dile getirirken 6 Mayıs 14.00’da Hakan Tosun’un davasına çağrı yaptı.

GÖKDEMİR: METİN'İN YERİNE NİCE METİNLER GELDİ

Daha sonra söz alan Nurcan Gökdemir, “Öldürülen bir gazetecinin gazetesinin salonunda, öldürülen bir gazeteci adına verilen bir ödülü, öldürülen bir gazeteci hakkında yapılan bir habere verdik. Bu ülkede gazetecilik uzun süredir tehditlerle, cezalandırmalarla ve ölümlerle sınanır bir meslek oldu. Ama gazetecilik her dönem bir yol buldu ya da yol açtı. Metin’i öldürdüler ama yerine nice Metinler geldi. Bizi gazetecilik yapmaktan alıkoyamayacaklar. İnadına gazetecilik” dedi.

İSMAİL ARI’DAN MESAJ

Gökdemir, tutuklu gazeteci İsmail Arı’nın mesajını da iletti. Arı mesajında tutuklu olmasının nedeninin mesleğini yapması olduğunu belirterek, gazetecilik yapmaktan vazgeçmeyeceğini dile getirdi.

YAZILI HABERDE 3 JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ

Yazılı Haber kategorisinde verilen üç jüri özel ödülünü, Bianet’te “Nusaybin sınırında işkence gören D.K’ya ‘bayrak indirme’ iddiaları sorulmadı” başlığıyla yayımlanan haberiyle Ayşegül Başar; “Yeşilden Griye” başlık dosya haber ile Cemre Demircioğlu, Zeynep Şentek, Craig Shaw ve Vedat Örüç; “Cezaevindeki çocuklar: Islah mı işkence mi?” dosya haberiyle Evrensel gazetesi muhabiri Eylem Nazlıer almaya hak kazandı.

BAŞAR: BU MESLEĞİ İNATLA YAPIYOR OLMAK BİR MÜCADELE

Ayşegül Başar’a ödülünü Özlem Akarsu Çelik verdi. Başar, “Jüriye bize gerçekleri burada anlatmamıza izin verdiği için teşekkür ediyorum. Bu haberin tek güzel tarafı Diyar’ın hâlâ yaşıyor olması ama bugün tutuklu” dedi. Metin Göktepe hakkında da konuşan Başar, “Metin Göktepe için iyi ki yaşamış, insan onuruna yaraşır bir gazetecilik öğretmiş diyoruz. Bu kadar ağır baskı koşullarında, tüm imkansızlıklara rağmen bu mesleği inatla yapıyor olmak bir mücadele. Aynı masayı paylaştığım tüm gazeteci arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

ÇELİK'TEN İŞSİZ BIRAKILAN GAZETECİLERLE DAYANIŞMA MESAJI

Özlem Akarsu Çelik ise son yıllarda iktidarın gazetecilere “yerli ve milli gazetecilik” adı altında dayatmalarda bulunduğunu söyleyerek, bunun karşısında genç bir gazetecinin gerçekleri ortaya çıkartmak için çabalamasının oldukça önemli olduğunu belirtti. İşsiz gazeteciler için de bir parantez açan Çelik, “Özellikle son süreçte muhalif medya denen kişiler haklarını alamadan işten çıkartılıyor. O yüzden onlarla da dayanışmak gerekiyor” diyerek tüm gazetecileri sendikalı olmaya ve mücadele etmeye çağırdı.

NAZIER: CESARETİMİZİ METİN'DEN AKLIYORUZ

Evrensel muhabiri Eylem Nazlıer’e ödülünü Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe verdi. Nazlıer konuşmasında, sahada gazetecilerin altında oldukları baskı ve şiddet ortamından bahsetti. “Biz gazeteciliği büyük bir baskı altında yapmaya devam ediyoruz. Eylemlerde ilk müdahale edilenler biz oluyoruz; polis tarafından ‘gazetecileri alandan çıkarın’, ‘gazetecileri süpürün’ deniliyor. ‘Burada durup çekim yaparsanız gözaltına alınırsınız’ diye tehdit ediliyor, kalkanlarla itilerek zorla alandan çıkarılıyoruz. Çünkü gözaltına alınanlara uygulanan şiddetin, darp ve işkencenin belgelenmesini istemiyorlar. Bizim işimizi yapmamız engelleniyor. Eve döndüğümüzde kolumuz, bacağımız mosmor; sabah ağrılarla uyanıyoruz. Tüm bunlara rağmen vazgeçmiyoruz. Çünkü biz cesaretimizi Metin’den alıyoruz” diye konuştu. Nazlıer ödülünü Cumartesi Anneleri ve geçen yıl sokak ortasında katledilen Gazeteci Hakan Tosun’a ithaf etti.

Meryem Göktepe, umudunu genç gazetecilerle büyüttüğünü belirterek ödül alan tüm gazetecileri kutladı: “Metin hep bizimle, o büyük özlemimizle birlikte hep yanımızda olmaya devam edecek” dedi.

YAZILI HABER ÖDÜLÜ HAZAR DOST VE CENGİZ ANIL BÖLÜKBAŞ'A

Bu sene Yazılı Haber Ödülü, Aposto’da “Yeni ‘Türk Beşleri’yle tanışın: Kurusıkıdan dönüştürülmüş silah piyasasında Türkiye’nin rolü ne?” başlığıyla yayımlanan haberiyle Hazar Dost’a ve T24’te “AYM’den 10 Ekim Katliamı’nda ölen Veysel Atılgan hakkında tek cümlelik karar: Yaşam hakkı ihlal edilmedi” başlığıyla yayımlanan haberiyle Cengiz Anıl Bölükbaş’a verildi.

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ FADİME ANA'YA

Ödül Jürisi, bu kategoriler dışında, son dönemde gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve baskıların arttığına dikkat çekerek “Tutuklu gazeteciler ve saldırı altındaki gazetecilik” başlığıyla Jüri Özel Ödülü verilmesine karar verdi. Jüri, bu ödülün, hakikat peşinde koşan tüm gazetecileri “Benim için hepiniz Metin’siniz” diye tarif eden, Metin Göktepe’nin annesi Fadime Ana’ya verilmesini kararlaştırdı.

Etkinliğin sonunda Metin Göktepe’nin doğum günü için, ödül alan gazeteciler Fadime Ana ile birlikte pasta kesti (Kaynak: Evrensel)

metin göktepe gazetecilik ödül tören