Aziz İhsan Aktaş davası: Tanık, neye tanık olduğunu hatırlamıyor
Aziz İhsan Aktaş davasının 29. celsesinde avukatlar savunma yaptı. Rıza Akpolat’ın avukatı Hasan Sınar, "Bir insan tanık olduğu olayı hatırlamıyorsa, neyin tanıklığını yapmaktadır?" diye sordu.
Artı Gerçek- Aziz İhsan Aktaş davasında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu 11'si tutuklu 200 kişinin yargılandığı davanın 29. celsesi görüldü.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu 8 tutuklu sanık katıldı.
'BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ'
Duruşmada 415 yıla kadar hapsi istenen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın avukatı Hasan Sınar müvekkili adına savunmasını yaptı. Sına, "Tam anlamıyla büyük bir hayal kırıklığıyla karşı karşıyayız. Karşımıza çıkan şey, özünde yalnızca etkin pişmanlıktan yararlanan bazı sanıkların ifadeleri ile iki gizli tanığın beyanlarından ibarettir. Üstelik bu beyanların hiçbirinin objektif ve maddi delillerle desteklenmediğini, doğrulanmadığını görmekteyiz. Yani bu koca iddianame, özünde birtakım kişilerin sözlerinden ibaret bir anlatı üzerine kurulmuştur" dedi.
'AKPOLAT HANGİ SOMUT FİİLİYLE İHALEYE FESAT KARIŞTIRMIŞTIR?'
Müvekkilinin diğer sanıklarla birlikte ihaleye fesat karıştırdığının ileri sürüldüğünü dile getiren Sınar, "Ortada yalnızca şu varsayım var; ‘Madem belediye başkanıdır, o halde bu süreçleri yönetmiştir’. Sayın Rıza Akpolat hangi somut fiiliyle ihaleye fesat karıştırmıştır? İddianameye baktığınızda; 26 eylemin hiçbirinde müvekkilimize atfedilmiş somut bir hareket, somut bir işlem, somut bir talimat göremiyorsunuz. Bunun yerine her eylemde aynı cümle tekrar edilmektedir: ‘Şüpheli Rıza Akpolat’ın şu kişiler üzerinden ihale süreçlerini koordine ettiği…’ Hepsi bu. Kes-kopyala-yapıştır yöntemiyle 26 kez tekrar edilen tek bir cümle. Bir kişiyi 26 ayrı ihalede suçluyorsanız; artık en azından şu soruların cevabını vermek zorundasınız: Hangi ihaleyi koordine etmiş? Nerede koordine etmiş? Ne zaman koordine etmiş? Nasıl koordine etmiş? Hangi yöntemle müdahil olmuş? Buna ilişkin somut veri nedir? Bunların hiçbirine cevap yok" diye konuştu.
'ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİNDE SAVCI NEYİ VER DESE VERMEK ZORUNDASIN'
Etkin pişmanlıktan yararlananların ifadelerine dikkati çeken Sınar, "Cezaevinden çıkabilmek için savcılığı tatmin etmen gerekiyor ki özgürlüğüne kavuştursun. Savcı neyi ver dese vermek zorundasın. Korkunç bir şey bu. Hayat boyu bu lekeyi üzerinden silemeyecekler. Haksızlık etmekten de Allah’a sığınırım. Etkin pişmanlıkçı olmanın insani boyutu da var. Hele o soruşturma evresinde işinle ailenle tehdit edilmek kolay değil. Bir an bıçak kemiğe dayanır, ne isteniyorsa söyleyecek konuma gelirsiniz. Bu neden sayın mahkemeniz tarafından bu beyan delillerin yanılgılı, manipülatif karakterine dikkat çekilmesi kanaatindeyim" dedi.
'TANIK AMA NEYE TANIK OLDUĞUNU HATIRLAMIYOR'
Geçen pazartesi iki gizli tanığın dinlendiğini hatırlatan Sınar, "Bir aşamadan sonra gerçekten şaşkınlık içinde kaldık. Soruyorsunuz, 'Detay verin, somutlaştırın, anlatın'... Verilen cevap; ‘Bir buçuk sene önceydi… Siz sorun, belki hatırlarım.’ Bir insan tanık olduğu olayı hatırlamıyorsa, neyin tanıklığını yapmaktadır? Ama işin ilginç tarafı şu: Bu gizli tanık beyanları iddianamede anlatıldığı zaman son derece iddialı cümlelerle sunuluyor. ‘Belediyelerdeki çürümüş düzen’, 'Organize yapı', ‘Sistematik yolsuzluk’... Peki soruyorsunuz; ‘Hangi ihalede yolsuzluk yapılmış?’, ‘Kim ne yapmış?’, ‘Hangi işlem hukuka aykırıymış?’. Cevap; ‘Somut ihale gösteremem. Bilmiyorum.’ Müvekkilimle ilgili deniliyor ki, ‘Rıza Akpolat pay alıyordu…’ Peki hangi ihaleden? Kimden? Ne zaman? Nerede? Ne kadar? Hangi yöntemle? Bunu somutlaştırmasını istediğinizde verilen cevap şu: ‘Buna cevap vermem imkânsız.’ Böyle bir beyan sistemi üzerine ceza mahkûmiyeti kurulabilir mi? Kaldı ki yalnızca gizli tanıklar değil, etkin pişmanlık beyanlarının önemli kısmı da aynı mantıkla ilerliyor" diye konuştu.
'BİZ RIZA BAŞKANLA NEZARETTE TANIŞTIK'
"Şimdi bütün bu hukuki yapı ortadayken soruyoruz; müvekkilim hangi işlemle, hangi müdahaleyle, hangi somut hareketiyle ihaleye fesat karıştırmıştır?" diye soran Sınar, şöyle devam etti:
"Biz soruşturma aşamasında, ihale süreçlerinde görev alan herkese aynı soruyu sorduk. ‘Rıza Akpolat’ın size yönelik hukuka aykırı bir talimatı, baskısı, telkini oldu mu?’ Ne dediler? ‘Hayır.’ Başkan yardımcısı, ‘Bizim çalışma sistemimiz böyle değildir'; ihale komisyonu üyesi, ‘Belediye başkanının herhangi bir yönlendirmesi olmadı’. Bir başka görevli; ‘Böyle bir görüşme dahi mümkün değildi.’ Ferit Kuşçu’ya soruyoruz, ki kendisi Aziz İhsan Aktaş şirketlerini ihale süreçlerinde yasaklı hâle getiren personeldir, o da diyor ki, ‘Rıza Akpolat’ın hiçbir yönlendirmesi olmadı.’ Aziz İhsan Aktaş’ın ortağı olduğu ileri sürülen kişiye soruyoruz, ‘Rıza Akpolat’tan talimat aldınız mı?’ Verdiği cevap, ‘Biz Rıza Başkan’la nezarette tanıştık. İhale süreçlerinde hiçbir yetkisi ve görevi bulunmayan belediye başkanını, sırf makam sıfatı üzerinden bu suçun faili gibi göstermek; hem belediye mevzuatının öngördüğü idari sistemi, hem de ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesini açıkça ihlal etmektedir. Çünkü ceza sorumluluğu makamdan doğmaz. Somut fiilden doğar. Bu dosyada ise; müvekkilimin ihalelere müdahale ettiğini gösteren tek bir belge yoktur. Tek bir talimat yoktur. Tek bir toplantı kaydı yoktur. Tek bir iletişim kaydı yoktur. Tek bir yönlendirme notu yoktur. Tek bir maddi veri yoktur. Dosyada müvekkilim Rıza Akpolat’ın ihaleye fesat karıştırdığına ilişkin; kesin, açık, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak, somut tek bir delil hatta emare dahi bulunmamaktadır."
DURUŞMA YARINA ERTELENDİ
Sınar'ın savunmasını tamamlamasının ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından bir kısım sanık avukatları herhangi bir kamu kurumunun zarara uğratılması durumunun olmadığını, müvekkillerinin suçsuz olduğunu ifade etti. Savcılığın mütalaasını açıklamasından sonra da bir kısım sanık avukatları detaylı bir şekilde savunma yapacaklarını belirtti. Sanık avukatlarının taleplerinin alınması tamamlanırken, duruşma yarına ertelendi. (POLİTİKA SERVİSİ)