Bahçeli: İran-ABD ateşkesi geçici bir duraklama
MHP Genel Başkanı Bahçeli, ABD-İsrail-İran hattındaki ateşkesin kalıcı olmadığını belirterek 'Dünya Barış Konseyi' önerisi yineledi. Bahçeli, süreç ile ilgili 'sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır' vurgusu yaparken, CHP'nin 'ara seçim' önerisine de kapıyı kapattı
Artı Gerçek - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin Meclis Grup Toplantısında açıklamalarda bulundu.
Bahçeli, ABD-İran ateşkesinin tarafların stratejik hedeflerine ulaşamadığı bir aşamada “geçici bir duraklama” olduğunu ifade etti.
Bahçeli, Birleşmiş Milletler öncülüğünde ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin katılımıyla bir “Dünya Barış Konseyi” kurulmasını önerdi. Bu adımın “tarihi bir mecburiyet” olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin iç cepheyi güçlü tutmasının önemine dikkat çeken Bahçeli, sürecin önemine dikkat çekti.
Bahçeli, Özgür Özel’in ara seçim çağrısına da kapıyı kapattı.
Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları:
"28 Şubat 2026'da Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik ortak hava saldırılarıyla başlayan savaşın 7 Nisan'da iki haftalık ateşkese bağlandığının görülmesi krizin bittiği anlamına gelmemektedir. Bu ateşkes tarafların stratejik ve temel hedeflerine ulaşamadığı bir noktada pozisyonlarını gözden geçirmesine imkan tanıyan geçici bir duraklama niteliğindedir.
Kalıcı çözüm zemini oldukça zayıftır. Savaşın nihayete ermesi ve barışın sağlanması ise erişilebilir bir hedef olmaktan uzaktır. Bugün ateşkes diye sunulan tabloyu devlet ciddiyetiyle okumak zorundayız.
İslamabad'da sonuçsuz kalan görüşmeler, bölgedeki çatışmaların küresel bir yıkıma evrilme ihtimalini daha da kuvvetlendirmiştir.
'DÜNYA BARIŞ KONSEYİ' ÖNERİSİ
Dünya Savaşı ihtimalinin daha yüksek sesle telaffuz edildiği böylesi bir dönemde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın António Guterres'in öncülüğünde ABD, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin katılımıyla bir Dünya Barış Konseyi mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi, insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyettir.
'TÜRKİYE, ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA HAZIRDIR'
Türkiye, tarihinin yüklediği sorumlulukla ve coğrafyasının biçtiği misyonla elini taşın altına koymaya hazırdır.
İran cephesinde geçici bir duraklama yaşanırken Lübnan cephesi açık tutulmaktadır. İsrail ordusunun Lübnan'a düzenlediği hava saldırasında yaşanan can kayıpları Siyonist hesapların Lübnan topraklarını terk etmeye niyetli olmadıklarını göstermektedir. İsrail bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur. Amerika Birleşik Devletleri'nin şımarık çocuğunun saldırganlığının nasıl tolere edildiği, hatta zaman zaman nasıl teşvik edildiği ise küresel dünyanın çifte standartlarını gözler önüne sermektedir.
'ORTADOĞU'DA SU GÜVENLİĞİ ÖNEM KAZANDI'
Bütün bunlar yaşanırken bölgenin stratejik damarları da ayrı bir baskı altındadır. Hürmüz Boğazı'ndan enerji geçişi ve deniz yollarının güvenliği tartışmaya açılmışken, Ortadoğu'da su güvenliği de önem kazanmıştır. İklim değişikliği, kuraklık, talep artışı ve çatışmalar su kaynaklarını yeni bir rekabet cephesine dönüştürmüştür. Yarının çatışma sahaları su, gıda, enerji, altyapı ve lojistik hatları üzerinden şekillenecektir.
'SÜRECİN SEBEPLERİ DAHA İYİ ANLAŞILMAKTADIR'
Türkiye’yi içeriden tartışmalı hale getirmek, etnik ve mezhebi fay hatlarını kaşımak, Terörsüz Türkiye süreci devam ederken devletin omurgasını yumuşatmak, sınır dışındaki kirli hesapların içerideki yankısından başka bir şey değildir.
İç cepheyi sağlam tutmadan dış kuşatmayı yarmak mümkün değildir. Sanıyorum ki sınırlarımız dışındaki tüm gelişmeler karşında Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki ısrar ve kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır.
Hal böyleyken, bu süreci bahane ederek Milliyetçi Hareket Partisi’nin çizgisini, Türk milliyetçiliğinin fikri omurgasını ve yegane kalesini sorgulamaya yeltenen sözde muhalefet, her şeyden önce kendi basiretsizliğini ele vermektedir.
'GIDA GÜVENLİĞİ BEKA MESELESİDİR'
Tarım meselesine basit bir sektör başlığı, dar bir ekonomik alan, sadece çiftçinin gündemi veya piyasa dengeleriyle sınırlı bir faaliyet olarak bakamayız. Tarım, toprağın hayatla buluşma biçimidir. Tarım, toprağın milletin sofrasına ulaşma şeklidir. Günümüz dünyasında bir millete diz çöktürmenin tek yolu işgal değildir. Dışa bağımlı hale gelen millet, diz çökmüş demektir.
Gıda güvenliği, doğrudan doğruya bir milli egemenlik, bir milli beka meselesidir. Tarım meselesi, ertelenebilecek bir yatırım kalemi değildir. Bize düşen, toprağı küstürmemektir. Bize düşen, çiftçiyi yalnız bırakmamaktır. Bize düşen, köyü boşaltan değil milletin efendisi olan köylüyü yaşatan politikaları hâkim kılmaktır.
Bugün için üreten, yarın için depolayan; kooperatifleşen; yaylaları, tarlaları, meraları ve seraları boş bırakmayan, hayvanının başında duran, suyunu kirletmeyen, toprağını nadasa bırakmayan, havasını zehirlemeyen; genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla ve çocuğuyla üreten köylere ihtiyacımız vardır.
'TERÖRSÜZ TÜRKİYE YENİDEN ŞENLENEN KÖYLERDİR'
Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda ilerledikçe; sınırlarımızdan terörün hain gölgesi çekildikçe, huzurun coğrafyası genişledikçe, devletin kudretiyle milletin duası aynı istikamette buluştukça; yıllarca korkunun, istismarın, göçün ve güvensizliğin baskısı altında kalmış nice bölgemiz yeniden ayağa kalkacaktır. Doğu Anadolu’nun, Güneydoğu Anadolu’nun, sınır havzalarımızın, yaylalarımızın, ovalarımızın ve köylerimizin terör prangasından kurtularak büyük bir üretim seferberliğine katılması mümkündür ve artık hayal değildir. Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenen köylerdir.
'POLİS İNTİHARLARINI ES GEÇMEMEK GEREKİR'
Emniyet mensubu kardeşlerimizin hayat şartları görmezden gelinemez. Polislerimiz üzerine atılı bulunan fazla mesai sorunu ihmal edilemez. Karşılığı hissedilmeyen çalışma saatleri, sınırı belirsizleşen nöbet görevleri ve sürekli teyakkuz hali; polislerimizin omuzlarına çok ağır bir yük bindirmektedir. Bu kapsamda polis intiharlarını es geçmemek gerekir."
'ARA SEÇİM YOK'
Toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Bahçeli, CHP lideri Özgür Özel'in ara seçim çağrısına yanıt verdi. Bahçeli, "Cumhuriyet Halk Partisi kapısındaki sıkışıklığı Türkiye’yi karıştırarak aralamaya heves etmesin. Ara seçim yok seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir ve o iradeye şimdiden saygı duymak lazım." dedi. (POLİTİKA SERVİSİ)
Devlet Bahçeli’den 'Dünya Barış Konseyi' çağrısı: 'BM öncülüğünde kurulsun'Politika