Bakırhan'dan çağrı; 4 kentte 'Öcalan'a özgürlük' mitingleri düzenlenecek
Demokratik Kurumlar Platformu, Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü talebiyle 4 kentte miting düzenleneceğini duyurdu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, iktidarın çözüm için adım atmadığını belirterek, yasal düzenlemeler yapılması ve Öcalan'ın çalışma koşullarının iyileştirilmesi çağrıda bulundu
Artı Gerçek - Demokratik Kurumlar Platformu, Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü talebiyle "Özgür Önderlikle demokratik topluma" sloganıyla düzenlenecek "Özgürlük Mitingi"nin deklarasyonunu Diyarbakır'daki Sümerpark'ta açıkladı.
Açıklamaya, Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır ile DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da katıldı.
Deklarasyonu okuyan DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Arjin Batur, "Barışa daha yakınız, demokratik toplumu inşa etmek için halkımızla birlikte 27 Haziran'da Van ve Mersin, 28 Haziran'da ise İstanbul ve Diyarbakır'da miting düzenlenecek" dedi.
'İKTİDAR 20 AYDIR BEKLİYOR'
Bakırhan, ise konuşmasında Ortadoğu’daki yaşanan krizlere dikkat çekerek, şu sözleri ifade etti:
"Gelişmeler bizim güvenliğimizi etkiliyorsa, gelişmelerin ülkemizin sıçramasını istemiyorsak, kendi barışımızı birlikte demokratik bir zeminde sağlamamız gerekiyor. 20 aydır bir türlü adım atamadık. Tek taraflı atılan adımlar var ama bu konuda hem Meclis hazırlamış olduğu rapora uygun adım atmış değil. Bu süreç başlarken, ‘Çözemedik hiçbir sorun kalmayacak’ diyen iktidar 20 aydır bekliyor. Atılması gereken adımların atılması için toplandık.
'YASA ÇIKMASININ ÖNÜNDEKİ ENGEL NEDİR?'
Sayın Öcalan madem Kürt meselesinin çözümünün yegane aktörü, o zaman yaşam koşulu, çalışma koşullarını hazırlayın ki; topluma size, bize yanıtını bir türlü veremediğimi ama yanıtı çok basit olan adımların niye atılmadığını iyi bilsin. Her bir aktörün ayrı ayrı konuşma ve değerlendirme yapmasını bu süreç kaldırmaz. Biz samimi olduğumuzu 7’den 70’e ortaya koyduk. Şimdi bir samimiyet bekliyoruz. Türkiye’nin demokrasisini, ortak geleceğimizi ilgilendiren bu meseleyle ilgili bir yasa çıkmasının önündeki engel nedir?
İKTİDARA 'ADIM AT' ÇAĞRISI
Sayın Kurtulmuş size soruyoruz. Hani, ‘Konuşmayacağımız, çözemeyeceğimiz tek bir şey yoktur’ diyen sizlere sesleniyorum. Türkiye ve Kürt kentlerinden seçilen arkadaşlarımızla buradayız, evlatlarını yitiren Barış Anneleri’yle buradayız, bu sorundan kaynaklı işlerinden olan KHK’li yoldaşlarla buradayız, geleceğimiz olan gençlerle bir aradayız. Bugüne kadar 2 bin 500 tane toplantı yaptık. İşte samimiyet budur. Topluma gidip barışın ne kadar kıymetli olduğunu anlatmak en büyük samimiyettir. Şimdi samimi olması gerekenlere de bir an önce kalıcı adımları atması gerektiği çağrısını yapıyoruz.
'SADECE ÖCALAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İSTEMİYORUZ'
Biz sadece Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü istemiyoruz; onunla birlikte adalet, özgürlük olsun, eko-kırım dursun, Türkiye’de yaşayan bütün halkların eşitçe, özgürce, kardeşçe, bir arada yaşamasını istiyoruz. Bu toplumda yaşayan herkesin eşit yurttaş olmasını istiyoruz. O yüzden yapacağımız mitingler sadece Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için değil, onurlu barış için bir araya geleceğimiz tarihi mitinglerdir. Kadınları, gençleri, Arapları, Alevleri, bütün halkları ve inançları miting alanına davet ediyoruz.
'BARIŞIN KAYBEDENİ YOKTUR'
Sayın Öcalan ve partisi üzerine düşeni yaptı. Şimdi bizler, gençler, kadınlar, kurumlar olarak mitingde bir araya gelerek barışı ne kadar istediğimizi haykırmaya çalışacağız. Demokratik toplum ve özgürlük mitingleri yapacağız. O mitinglerin yüzbinlerle geçmesi için herkesi çalışma alanlarına bekliyorum. İstanbul’da bir buçuk milyonla Newroz’u kutlayan onurlu halklarımızı miting alanına bekliyoruz. Barış için bizim de katkı ve destek sunmamız gerekiyor. Biz bu topraklarda çatışmanın, şiddetin can ve mal kaybının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. İyi biliyoruz ki barışın kaybedeni yoktur. Gençlerimizi, kadınları, halklarımızı o barış meydanlarına davet ediyorum. Mitinglerimizin barışa, demokrasiye, onurlu bir yaşama, eşit yurttaşlığa, demokratik cumhuriyete vesile olmasını diliyorum.”
'KÜRTLERİN STATÜSÜ AYNI ZAMANDA ÖCALAN'IN STATÜSÜ'
Çiğdem Kılıçgün Uçar ise şunları söyledi:
“Dünya üzerinde Fransa ne yaptı? Cezayir sorunu çözdü, İngiltere zulmünü kabul etti, Galler sorunun çözdü, Güney Afrika'da beyazların siyahlar üzerindeki zulümleri çözüldü. Biz de bugün diyoruz ki, devlet, siyaset, muhalefet görüyor ki bu memlekette öyle bir ağır söz var ki çözümü nasıl yapacaksak konuşalım.
Kimsenin İmralı’ya gitmesine izin vermiyorlar. Başkan Öcalan'ın sesinin yüksek şekilde dışarı çıkmasını istemiyorlar. Kürtlerin statüsü sadece kimlik ve dil statüsü değil. Kürtlerin statüsü aynı zamanda Abdullah Öcalan’ın statüsü." (MA)