'Casusluk' davası | İmamoğlu'ndan MİT Başkanı Kalın'a: Niye konuşmuyorsun?
Casusluk davası sürüyor. Merdan Yanardağ ve Necati Özkan ile avukatlarının ardından Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. MİT Başkanı İbrahim Kalın'a seslenen İmamoğlu, 'Niye konuşmuyorsun? Ne için tek yazı yazamıyorsun? Ekrem İmamoğlu casus mu değil mi?' dedi
Artı Gerçek- CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, bugün hakkında açılan davalardan üçünde yargılanacak.
İmamoğlu'nun gazeteci Merdan Yanardağ ile danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün ile birlikte yargılandığı 'casusluk' davası görülüyor.
İMAMOĞLU, DİPLOMA DAVASINA GEÇTİ
İmamoğlu sabah saatlerinde duruşma salonunda hazır bulundu.
İmamoğlu’nun avukatlarının 'diploma' davasına geçme talebini mahkeme kabul etti.
İmamoğlu, 'casusluk' davasının görüldüğü duruşma salonundan ayrılarak 'diploma' davasının görüleceği salona geçti.
SAVCI, TÜM SANIKLARIN TUTUKLULUĞUNUN DEVAMINI İSTEDİ
İmamoğlu salondan ayrıldıktan sonra mahkeme başkanı tanık beyanlarına ilişkin duruşma savcısına görüşünü sordu.
Savcı, "bir diyeceği olmadığını" belirtti.
Savcı ayrıca, delil toplama işlemlerinin bitmediğini söyleyerek 'kuvvetli suç şüphesi' gerekçesiyle tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi.
MERDAN YANARDAĞ: BU ANLAYIŞA GÖRE MUHALEFET YAPMAK SUÇ
Duruşma, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ'ın savunmasının alınmasıyla devam ediyor.
Yanardağ, bir partiye oy vermenin iddianamede "suç" olarak nitelendirildiğini söyleyerek bu iddianameye göre tüm siyasi partilerin yargılanması gerektiğini ifade etti.
Yanardağ, "Bu davadan bir ceza çıkarsa Türkiye'deki herkes casusluktan yargılanabilir. Bu anlayışa göre sosyal medya araştırması yapan firmalar, siyasi partiler ve mevcut iktidara karşı muhalefet yapmak suç demektir" ifadelerini kullandı.
'HANGİ DEVLET İÇİN ÇALIŞTIĞIMIZ İDDİANAMEDE YER ALMIYOR'
Hangi devlet için çalıştıklarının ya da hangi gizli belgeyi ele geçirdiklerinin iddianamede yer almadığını belirten Yanardağ, "Bu iddianame diyor ki casusluk için yabancı bir devlete veya istihbarat örgütüne gerek yok. Böyle bir şey olabilir mi?" ifadelerini kullandı.
Yanardağ'ın savunması sona erdi. Avukatı Selin Nakıpoğlu söz aldı.
İMAMOĞLU VE ÖZEL YENİDEN DURUŞMA SALONUNDA
Ekrem İmamoğlu diploma davasının 5. duruşmasının sona ermesinin ardından casusluk davasının görüldüğü duruşma salonuna geldi.
CHP lideri Özgür Özel de duruşma salonundaki yerini aldı.
NECATİ ÖZKAN: İKTİDAR 31 MART'TAN SONRA ÇARE ARADI
Necati Özkan savunmasında ana muhalefetin elde ettiği başarının iktidarı düşünmeye sevk ettiğini belirterek, "İktidar 31 Mart seçimlerinden itibaren bir çare aradı ve bu çarenin ekim ayında geldiğini gördük. İlçe belediye başkanları tutuklandı, hepimizin gözü önünde oldu. İmamoğlu tutuklandı, bizler tutuklandık" ifadelerini kullandı.
Özkan, "Hani savcılar Türk milleti adına iş yapıyordu? Hani sadece sanık aleyhine değil, lehe de delil toplanıyordu? Neresi burası? Hangi siyasi emeller için bu ülkenin temelleri tehlikeye atılabilir? Hepimiz bu dünyadan göçeceğiz, geriye kanun ve devlet kalacak" diyerek dava sürecine tepki gösterdi.
AVUKAT AKALIN: AYNI YERDEN BAZ VERMEK DELİL DEĞİLDİR
Duruşmaya saat 14.00'te ara verildi. 1 saatlik aranın ardından duruşma yeniden başladı.
Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın mahkeme başkanına seslenerek, "Sabah 9 akşam 18.00 sizinle HTS kaydı veriyoruz. Aynı yerden baz vermek esasen bir delil değil" dedi. Akalın, casusluk davasının ek klasörlerinde Hüseyin Gün ile Necati Özkan'ın HTS kayıtları incelendiğinde Balıkesir'de buluştuklarının iddia edildiğini söyledi ve iki ismin aynı yıl içinde Balıkesir'e hiç gitmediklerini belirtti.
'CASUS, İMAMOĞLU İLE GÖRÜŞMEYE ANNESİYLE GİDİYOR'
Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) yazı yazdıklarını belirten Akalın, "Ne cevap gelecek merakla bekliyoruz" dedi. Akalın, Hüseyin Gün'ün casus olarak suçlandığını ancak bu suçlamayla karşılaşan birinin telefonunun şifresini vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna vurgu yaptı. "Casus olarak İmamoğlu'yla görüşmeye annesiyle gidiyor" diyen Akalın, İmamoğlu'nun Gün'e yarım saat bile ayırmadığını ifade etti. Akalın ayrıca, "Bize seçim kazandırıyor ama iş vermiyoruz öyle bir casusumuz var" dedi.
'JANDARMA, EMNİYET MİT UYUMUŞ, BİR UYUŞTURUCU MÜPTELASI SAYESİNDE CASUS ORTAYA ÇIKMIŞ'
Avukat Akalın, Hüseyin Gün'ün 6 yıl boyunca casusluk yaptığının iddia edildiğine vurgu yaparak "Jandarma istihbarat uyumuş, emniyet istihbarat uyumuş, MİT uyumuş. Bir tane uyuşturucu müptelası kardeş sayesinde casus ortaya çıkmış. Bunu söylemeye utanmaz mı insan?" ifadelerini kullandı.,
İMAMOĞLU: HUKUKSUZ TRİATLONU İÇİNDE MÜCADELEMİ SÜRDÜRÜYORUM
Ekrem İmamoğlu, savunma yapmak üzere kürsüye geldi. Mahkeme heyetinin değiştirilmesine tepki gösteren İmamoğlu, "Böyle bir durumla karşı karşıya gelmeyi şiddetle kınıyorum" dedi. Bu davalarda "hukuk cinayetleri" yaşandığını söyleyen İmamoğlu, "Hukuksuzluk triatlonu içinde mücadelemi sürdürüyorum" ifadelerini kullandı.
'TIMARHANELİK BİR İŞ'
İmamoğlu savunmasında şöyle dedi:
"Bugün burada görülen dava, bu davaların içindeki en ibret verici olanlardan birisi. Çünkü bugün hayatı boyunca, gerçekten hem evine, yuvasına, ailesine, doğduğu şehirden yaşadığı şehre bu milletin iyi, güzel insanlar olduğuna inançla iyi işler yapmaya gayret eden, hayatını buna adamış bir insan olarak ve İstanbul'un, 16 milyonluk İstanbul'un Büyükşehir Belediye Başkanı olmuş, o yine milyonlarca insanın oyuyla, hem de İstanbul tarihinde en fazla oy alarak seçilmiş bir belediye başkanı olarak 15.5 milyon insanın da, bugün belki de Avrupa'da bu sayıda ülke nüfusu olan ülke sayısı azdır, 15.5 milyon insanın oyuyla cumhurbaşkanı adaylığını elde etmiş, 25.1 milyon insanın da imzasıyla bunu destekleyen bir halk gücünü arkasına almış bir insanın casusluk gibi son derece ağır, son derece vahşi bir suçlamanın olduğu mahkemedeyiz. Tımarhanelik bir iş. Yani yargının bu şekilde meşgul olmasını sağlayan kişilerin, çok net ifade ediyorum, imza attığı metin, bir tımarhanelik metin. Casusluk, ağır bir itham. Yani bir ülkenin güvenliğine, sırlarına, bağımsızlığına ihanet anlamına gelen bu kavramın, siyasi rekabetin ve hukuki kurguların malzemesi haline getirilmesi, yalnızca bana değil, hukuk devleti ilkesine da ağır bir haksızlıktır. Casusluk yani düşünsenize, casusluk!
'İDDİANAMEYİ OKUMAYA İHTİYAÇ BİLE DUYMADIM'
Burada ilk celsede, ilk burada bulunduğumuzda hem sanıklar hem avukatları açıklamalar yaptı. Birtakım sunumlar oldu vesaire. Yani iddianameyi okumaya ihtiyaç bile duymadım ama dinledikçe, saatlerce aydınlandım ve daha fazla olayı idrak ettim. Bir özetini okumuştum. Zaten benimle ilgili bir fotoğraftan ibaret bir iddianame. Düşünebiliyor musunuz, bir ziyaretle bir fotoğraflarla ortaya konmuş bir iddianame. Yani beni beş dakikalığına ziyaret eden, Allah rahmet eylesin, bir hanımefendinin ve manevi oğlu diye kendini tanıtan bir iş insanının, Hüseyin Gün'ün beni ziyareti, beş dakikalık görüntüsü, beş dakikalık ziyaretle bir görüntüsüyle iddianamede benimle ilgili olan kısım.
'MİLLETİN İRADESİNİN KORKUP SİYASETE MÜDAHA ETMEK'
Bu manada dedim ya milletin vergisiyle hizmetler yapan, millet milyonların gözü önünde yürütülen siyasi mücadele, şeffaflıkla geçen bir kamu hayatı... Bugün bu soyut iddialar ve hayal ürünü senaryolarla sözüm ona bize leke sürmeye çalışan bir zihniyet. Tümüyle menfaat zihniyeti olduğunu da biliyorum bu arada, onu da birazdan değineceğim. Bu menfaat zinciri içerisinde olan ve bu metni kaleme alan bu zihniyet, casusluk gibi ağır bir suç isnadıyla beni burada mahkemeye taşımış oldu. Şu soruyu sormak lazım: Milletin iradesinden korkup siyasete müdahale etmek, canı isteyince seçimi iptal etmek, canı isteyince kurultay iptal etmek, sözde sıkıntı çıkaranı cezaevine yollamak, işte bugün kendini 'devlet aklı' diye tanımlayan o vasat zihniyetin bu ülkeye yaşattıklarıdır."
'RAKİBİNDEN KORKARAK İNSANLARA ZULMEDE ANLAYIŞIN SONA ERDİLMESİ MÜCADELESİNDE KENDİMİZİ GÜÇLÜ HİSSEDİYORUZ'
Ben de buradayım, Silivri'deyim. Benimle beraber seçilmiş bir milletvekilinin hapis yattığını ve her gün onunla dertleşmek zorunda kaldığım bir ortamdayım. Can Atalay'dan bahsediyorum. Ve tabii birçok arkadaşım var yine Silivri'de, bu şekilde hakkının, hukukunun elinden çalındığı, özgürlüğünün çalındığı bir ortam. Ya da Edirne'de Selahattin Demirtaş. Ve bunun gibi aslında birçok hukuksuzluğun insanları mahkum eden ve özellikle siyasi saiklerle, rakibinden korkarak insanlara zulmeden anlayışın sona erdirilmesi mücadelesinde onun için kendimizi güçlü hissediyoruz ve güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz."
İMAMOĞLU'NDAN MİT BAŞKANI KALIN'A: NİYE KONUŞMUYORSUN?
MİT Başkanı İbrahim Kalın'a seslenen İmamoğlu, "Niye konuşmuyorsun? Ne için tek yazı yazamıyorsun? Ekrem İmamoğlu casus mu değil mi? Merdan Yanardağ casus mu değil mi? Necati Özkan casus mu değil mi?" ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU SAVUNMASINI TAMAMLADI
İmamoğlu'nun savunması sona erdi. Saat 18.30'da duruşmaya ara verildi.
Aranın ardından mahkeme heyetinin Hüseyin Gün'ü dinlemesi ve duruşma sonunda ara kararını açıklaması bekleniyor.(POLİTİKA SERVİSİ)
Diploma davası 25 Aralık'a ertelendi: İmamoğlu, Erdoğan'a yüklendiPolitika