'Casusluk' davası | Necati Özkan: Haberlerde adımı görünce inanamadım

‘Casusluk’ davasının ikinci celsesi bugün Silivri’de görülüyor. Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ, "Savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu takıntısı var. Kılıçdaroğlu’nu programda sıkıştırmışım! Gazetecinin görevi sıkıştırmak değil mi?" dedi. Davada Necati Özkan'ın savunması başladı

'Casusluk' davası | Necati Özkan: Haberlerde adımı görünce inanamadım

Artı Gerçek- 'Casusluk' davasının ikinci celsesi bugün görülüyor.

Bugün savunma yapacak olan Merdan Yanardağ ve Necati Özkan salona geldi. İki isim de duruşmayı takip edenler tarafından alkışlarla karşılandı

Silivri’deki 4 no’lu duruşma salonunda 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen celse Merdan Yanardağ'ın savunmasıyla başladı.

'İDDİANAME SİYASET YAPMAYI, KAZANMAYI SUÇ SAYIYOR'

Merdan Yanardağ, "Siyasi bir iddianameyle karşı karşıyayız. İdeolojik ve temel vatandaşlık haklarını yok sayan bir iddianameyle karşı karşıyayız. Siyaset yapmayı, eleştiri yapmayı ve kazanmayı suç sayıyor. Bu dava siyasi bir davadır. Bu dava sonunda Türkiye’ye Silivri’den bir cumhurbaşkanı çıkacaktır. 2 tez, 1 makaleyi kaynak göstererek bizi casus yapıyorlar. Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş! Yabancı bir istihbarat örgütüne gerek yokmuş! Çünkü bulamadılar kime casusluk yaptığımızı. Çünkü yok. Savcılık makamı yumurtasız omlet yapılabileceğini iddia ediyor. Ben bu iddianameyi yazanları Masterchef programına katılmaya davet ediyorum" dedi.

'SOĞUK SAVAŞ KAFASI'

Bu iddianamenin iktidara karşı siyaset yapmayı yasakladığını ve 'bir içtihat oluşturarak bir dikta hukuku oluşturmaya çalıştığını' savunan Yanardağ, iddianame ile ilgili eleştirilerine şöyle devam etti:

"Bu iddianamenin kafası Soğuk Savaş kafasıdır. Dolaylı savaş doktrininden besleniyor. Dolaylı savaş doktrini, gayrinizami harp yöntemleriyle mücadele eder. NATO kampı devrimci, sosyalist yapılara karşı o dönemde hukuk dışına çıktı. Türkiye’deki adı kontrgerilla, İtalya’daki adı Gladio’dur. Bu bir Gladio kafasıdır. Brezilya kumpası bozdu. Lula seçime girdi Amerika'nın desteklediği Bolsonaro'yu indirdi. Bolsonaro Amerika'ya kaçarken yakalandı ama insaflılar yargılama sürecinde ev hapsine aldılar. Türkiye'de ne olacak göreceğiz."

'BU DAVANIN AMACI TELE1’E EL KOYMAK'

Merdan Yanardağ, genel yayın yönetmenliğini üstlendiği ve kendisi tutuklandıktan sonra kayyım atanarak satışa çıkarılan TELE1'in patronsuz ve bağımsız bir kanal olduğunu belirtti. Yanardağ, kanalı yaşatmak için destek çağrısı yaptıklarını suçlama konusu olan Seher Alaçam'dan gelen paranın da bu çağrıya cevap veren on binlerce izleyiciden birisi olduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı:

"Bu davanın amacı TELE1’e el koymak; beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. TELE1, gazetecilerin kurduğu bir medya organı, ticari bir kuruluş değil. BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet gibi yazılı basında bunun örnekleri var ama televizyonculukta yoktu. Destek için açık paylaşım yapıyoruz. Seher Alaçam da bu çağrıya kulak veren TELE1 izleyicilerinden biri. Ben Hüseyin Gün’ü, Seher Alaçım’ın oğlu olarak tanıdım. Telefonumda 'Hüseyin Alaçam' olarak kayıtlı çünkü gerçek oğlu zannediyordum. Parantez içinde de hatırlamak için Seher Alaçam’ın oğlu yazmışım. Nasıl bir casusluk örgütüysek artık, birbirimizi bu kadar tanıyoruz!"

'TELE1'İ DAİRE PARASINA SATIŞA ÇIKARDILAR'

Genel Yayın Yönetmeni olduğu TELE1'e kendisi cezaevindeyken kayyım atanmasına ve satışa çıkarılmasına tepki gösteren Yanardağ, savunmasına şöyle devam etti:

"Bugün TELE1’i İstanbul’da iyi bir semtte 3+1 daire parasına, 28 milyon liraya satışa çıkardılar. Daha dava bitmedi, belki beraat edeceğim! Ki beraat edeceğimden eminim. Niye bu acele? Bu kanala 10 milyon dolar ödemeye hazır olanlar vardı. Bu kanalın satılık olmadığını düşündüğümüz için reddettik. Ortaklık teklif edenler oldu, onu da uygun bulmadık."

'DEVLET YA BENDEN ÖZÜR DİLEMELİ YA DA BAHÇELİ'Yİ TUTUKLAMALI'

Bu davadan önce Kürt meselesine yönelin bir yorumu nedeniyle tutuklandığını da hatırlatan Yanardağ, "Devlet ya benden özür dilemeli ya da Devlet Bahçeli'yi tutuklamalı. Benden ileri gitti ve 'Gelsin Meclis'te konuşsun' dedi. Darbe yapanlar yargılanacak bu ülkede. Kimse dokunulmaz değil. Siyasi darbe yapıyorlar. Bir bu operasyonu yaptılar bir de çözüm sürecini başlattılar. DEM Parti’yi kendi yanlarına çekerek Kürt siyasal hareketini etkisizleştirmek istiyorlar. Kontrollü bir şekilde seçime gidip kazanmayı amaçlıyorlar" ifadelerini kullandı.

'BİZE 'CASUS' DEMEK ATILABİLECEK EN ALÇAK İFTİRADIR'

Hakkındaki casusluk suçlamasını reddeden Yanardağ, "Ben sol görüşlü, sosyalist bir gazeteciyim. Daha bacak kadar çocukken 'Bağımsız Türkiye' sloganı atıp yürüyüşlere katıldım. 17 yaşındayken Ariel Şaron’a (Eski İsrail Başbakanı) karşı düzenlenen mitingde konuştum. Bizim gibi insanlara 'casus' demek, atılabilecek en alçak iftiradır. Emperyalizmin işbirlikçileri, bizi casuslukla suçluyor. Hadi oradan be! Bizim arkadaşlarımız idam sandalyelerini kendi ayaklarıyla tekmeledi" dedi.

'KİMSEDEN DOĞRUDAN PARA ALMAM'

Kimseden doğrudan para almadığını anlatan Yanardağ, savunmasına şöyle devam etti:

"Ben kimseden doğrudan para almam. Bağışları ya ön muhasebe alır ya da direkt muhasebe alır. Diğer bağışlar bizim hesaplarımıza yatırılır. Güya Seher Alaçam’ın şoförü B.Y., Hüseyin Gün’ün talimatıyla bana elden 15 bin dolar vermiş. Sonra dekont bulamadığı için savcılık bunu iddianamede 10 bin dolara indirdi. Yalan, ben kimseden para almam. Kaldı ki diyelim ki para gönderildi, bu casusluğun kanıtı olabilir mi?"

'SAVCILIĞIN KEMAL KILIÇDAROĞLU TAKINTISI VAR'

Yanardağ, savunmasını şöyle tamamladı:

"Savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu takıntısı var. Bunu anlayamadım. Kılıçdaroğlu’nu programda sıkıştırmışım! Gazetecinin görevi sıkıştırmak değil mi? CHP’de bir değişim tartışması var o dönem. 22 Haziran’da Sayın Kılıçdaroğlu’yla program yaptık. Mayıs 2023 seçimlerini iktidarın çaldığını, demokrasiye karşı suç işlendiğini ve CHP’nin de bunu tartışmadığını söyledim. CHP’de kişileri tartışmanın yanlış olduğunu, program tartışılması gerektiğini söylüyorum. Yüzde 48 oy her şeye rağmen iyi bir orandır ama Kılıçdaroğlu’na 'buna siz de sahip çıkmadınız' diyorum. 'Siz yeterince oyları korudunuz mu?' diye soruyorum. Daha sonra Kılıçdaroğlu’nun olmadığı 4x4 adlı programda ise seçimin tek faturasının Kılıçdaroğlu’na çıkarılamayacağını söylüyorum. Savcılık bunu neden görmüyor? Ben bunu deyince Kılıçdaroğlucu mu oldum? Emre Kongar’la yaptığımız programda kişiler üzerinden CHP’yi tartışmanın doğru olmayacağını söylüyorum. Ekrem İmamoğlu’nu da eleştiriyorum. Kişilere sıkıştırılmış bir değişim tartışması olmaz diyorum."

NECATİ ÖZKAN: EFTEN PÜTEN GEREKÇELERLE ÜRETİLMİŞ BİR DAVA

Yanardağ'ın ve avukatının savunmalarının ardından saat 13.20'de duruşmaya ara verildi. Duruşma, yaklaşık 1 saatlik aradan sonra tekrar başladı. Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan'ın savunmasına geçildi.

Davayı 'başlamadan bitmiş' olarak gördüğünü belirten Necati Özkan, "Eften püften gerekçelerle üretilmiş bir dava bu. Ben bu davayı başlamadan bitmiş bir dava olarak görüyorum. Bu dava Türkiye'nin zamanını boş yere çalıyor. Merdan Yanardağ ile 2 kez bir araya geldim. Biri dün, biri bugün. Bu dava, 42 yıldır çalıştığım şirketi kapatma noktasına getirdi. Türkiye Cumhuriyeti devleti adına yetkilerini bu şekilde kullananlara teşekkür ederim" dedi.

'HABERLERDE KENDİ ADIMI GÖRÜNCE İNANAMADIM'

Silivri'den Kandıra'ya gönderildiğini, CHP'ye ilişkin mutlak butlan davasının açıklanacağı sabah televizyonu açtığını ve TELE1 ile Merdan Yanardağ hakkında bir soruşturma başlatıldığını öğrendiğini söyleyen Özkan, bu durumu hem garip bulup hem de garip bulmadığını belirtti. Özkan, Merdan Yanardağ'ın bir suç işlediğine inanmamakla birlikte, temsil ettiği televizyon kanalının susturulmak istenmesi nedeniyle bunu normal gördüğünü, haberlerde kendi adını gördüğünde inanamadığını söyledi.

'GÜN'ÜN TAVSİYERLERİNİN İMAMOĞLU'NUN KAMPANYASINA KATKISI OLMAZDI'

Hüseyin Gün ile tanışıklığından bahseden Necati Özkan, Hüseyin Gün'ün tavsiyelerinin Ekrem İmamoğlu'nun kampanyasına bir katkısı olmasının imkansız olduğunu söyledi. Özkan, kampanya anlayışlarının "Ekrem Bey'in ağzından tek bir negatif kelime çıkmasın; çıkarsa yollarımızı ayırdık" şeklinde olduğunu belirtti.

20'ŞER YIL HAPİS İSTEMİ

Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ hakkında 20’şer yıl hapis cezası talep ediliyor. (POLİTİKA SERVİSİ)

casusuluk dava duruşma merdan yanardağ Ekrem İmamoğlu