DEM Parti'den okul güvenliği genelgesine tepki; 'Yarı açık cezaevi anlayışı'
DEM Parti Çocuk Komisyonu, İçişleri Bakanlığı’nın 'Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri' genelgesine tepki gösterdi. Açıklamada, okullarda güvenlikçi politikalar yerine rehberlik, psikolojik destek ve demokratik katılım mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi
Artı Gerçek - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çocuk Komisyonu, Urfa'nın Siverek ilçesi ve Maraş'ta yaşanan okul saldırılarının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan “Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri” konulu genelgeye ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, okulların “yarı açık cezaevi” anlayışıyla yeniden düzenlenmeye çalışıldığı savunularak, okulda yaşanan şiddetin yalnızca güvenlik ve asayiş sorunu olarak ele alınmasının yanlış olduğu ifade edildi.
Açıklamada, okulların çocukların karakterinin, kimliğinin ve sosyal ilişkilerinin şekillendiği temel eğitim alanları olduğu vurgulandı.
Komisyon, çözümün polis ve güvenlik önlemlerini artırmakta değil; rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, psikolojik danışmanlık mekanizmalarının yaygınlaştırılması, erken risk tespiti yapılması ve okul ortamının demokratikleştirilmesinde aranması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, okullarda polis, bekçi ve korucu görevlendirilmesinin pedagojik yaklaşımdan uzak olduğu savunuldu. Silahlı ve otoriteyi temsil eden kişilerin okul ortamında bulunmasının çocuklar açısından korku, baskı ve çok yönlü riskler doğurabileceği kaydedildi.
Koruculuk sistemine de değinilen açıklamada, bu yapının çocuklar ve toplum açısından ciddi sorunlar yarattığı vurgulanarak, okullarda uygulanmasının mevcut sorunları büyüteceği ifade edildi.
Açıklamada şiddetsiz bir okul ve toplum için şu adımların atılması gerektiği belirtildi:
* Okullardaki polis, bekçi ve korucu uygulamaları kabul edilemez. Çocuklara ve topluma karşı türlü suçların faili olmuş koruculuk sistemi, okullardan ve toplumsal yaşamdan tamamen tasfiye edilmelidir. 'Okulların güvenliği' pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanmalıdır.
* Okullarda disiplin kurulları yerine, çocukların kendi sorunlarını şiddetsiz çözebileceği Çocuk Meclisleri ve Akran Arabuluculuğu mekanizmaları kurulmalıdır.
* Her okula yeterli sayıda kadrolu Psikolojik Danışman (PDR), psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve sağlık personeli atanmalıdır. Tüm çocuklara okulda en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ve su sağlanmalıdır.
* Çocukların sorunlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alacak müstakil bir Çocuk Bakanlığı derhal kurulmalıdır." (HABER MERKEZİ)