Erdoğan: 'CHP darbeciliğin kitabını yazmıştır'
Grup toplantısında konuşan Erdoğan, CHP'yi 'darbecilik' ve 'cuntacılık' ile itham etti. Özgür Özel'i hedef alan Erdoğan, kullanılan ifadeleri 'seviyesiz' olarak nitelendirdi
Artı Gerçek - AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem gündeme hem de muhalefete ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanmasını kutlayarak başlayan Erdoğan, “2026 Dünya Kupası Play-off finalinde Kosova'yı mağlup ederek Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan bizim çocukları gönülden tebrik ediyorum” dedi.
‘SÜKUTUMUZ ATILAN İFTİRALARI SİNEYE ÇEKTİĞİMİZDEN DEĞİL’
Erdoğan, siyasi üsluplarına dikkat ettiklerini, muhalefetin söylemlerine karşı bilinçli bir tutum sergilediklerini söyledi.
“Ramazan-ı Şerif boyunca Ana Muhalefetin saldırgan sistemleri karşısında itidalimizi koruduk duymazdan geldik. Kimi zaman genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki kendilerine çeki düzen verirler umuduyla hareket ettik. Mecbur kalmadıkça sataşmalarına cevap vermedik” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şunu herkes bilsin ki sükutumuz atılan iftiraları yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değil tam aksine edebimizdendi, vakarımızdandı.”
‘ÇATIŞMA DİLİNİN SİYASETİ ZEHİRLEMESİNE GÖZ YUMMAYACAĞIZ’
Muhalefetin kullandığı dili eleştiren Erdoğan, “Bilhassa içinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız” dedi.
Erdoğan, gerektiğinde daha sert bir tutum alınabileceğini de belirterek, “Fakat gerektiğinde haddini bildirmenin, kırk yama kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz” ifadelerini kullandı.
‘DARBECİLİĞİN VE CUNTACILIĞIN KİTABINI CHP YAZMIŞTIR’
Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi’ni doğrudan hedef alarak, sert suçlamalarda bulundu.
“Bu ülkenin cumhurbaşkanına, bu ülkenin iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek, ana muhalefetin başındaki zat dâhil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP'nin parmak izi vardır. Bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP'yi görürsünüz. 27 Mayıs'ın baş aktörü CHP'yi görürsünüz. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı CHP ideolojisidir.”
Erdoğan, Gezi olayları ve 15 Temmuz’a ilişkin süreçlere de değinerek, “Gezi olaylarında sokaktakilerin sırtını sıvazlayan CHP'dir. 15 Temmuz ihanetine kontrollü darbe diyerek darbecileri aklamaya çalışan yine CHP'dir” dedi.
‘BU SEVİYESİZLİĞİ AZİZ MİLLETİME ŞİKAYET EDİYORUM’
Ana muhalefet liderini hedef alan Erdoğan, kullanılan dili eleştirerek, “Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk hakaretlerinden yüzü kızarmayan bir karakter bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, “Ben bu seviyesizliği aziz milletime şikayet ediyorum, havale ediyorum” dedi.
‘YOLSUZLUK YAPANLARLA UĞRAŞMADINIZ’
Konuşmasının devamında muhalefeti yolsuzluk iddiaları üzerinden eleştiren Erdoğan, “Yolsuzluğu ihbar edenlerle rüşvet verdim diyenlerle uğraştığınız kadar rüşveti alanlarla yolsuzluk yapanlarla esnafı haraca bağlayanlarla belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız” ifadelerini kullandı.
'SAVAŞIN TEHLİKE VE TEHDİT DÜZEYİ ARTIYOR'
28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail-İran savaşına değinen Erdoğan, savaşın 'tehlike ve tehdit düzeyinin arttığını' söyledi.
"Önceliğimiz ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır" diyen Erdoğan şöyle devam etti:
"Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmaya kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden temkinli itidalli dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz.
Türkiye'nin tavrı çok berraktır. Bölgemizde barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları yapmayı tereddütsüz görev biliyoruz.
Akan kanın durması silahların susması sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur." (POLİTİKA SERVİSİ)