Sürmi İnce davası: AYM'den 'Yaşam hakkı ihlali yok' kararı
Uzman çavuş tarafından katledilen Sürmi İnce'nin ölümüne ilişkin AYM 'yaşam hakkı ihlal edilmedi' kararı verdi. AYM, "Sanık öldürme kastıyla hareket etmemiş ancak tedbirsizlik ve dikkatsizlik nedeniyle ölüme neden olmuştur" iddiasında bulundu. Dava, AİHM'e taşınıyor
Artı Gerçek- Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Büyükçiftlik beldesinde 18 Temmuz 2016'de ot biçen çocuklarına yemek götüren Sürmi İnce'nin (55) katledilmesiyle ilgili tutuksuz yargılanan uzman çavuş Ali Dalgıran hakkında, "Bilinçli taksirle öldürmek" suçlamasıyla verilen 3 yıl 10 ay 20 gün cezanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nde kesinleşmesinin ardından avukatlar, hem Yargıtay’a hem de Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvuru yapmıştı. AYM, yaptığı incelemede 'yaşam hakkının' ihlal edilmediğine karar verdi. Sürmi İnce’nin oğlu avukat Bünyamin İnce, devletin yurttaşına reva gördüğü yaşam hakkı modelinin böyle bir model olduğunu söyleyerek, dosyayı AİHM’e taşıyacaklarını söyledi.
'KAMERA VE SES KAYDI OLMAMASI ŞÜPHELİ DEĞİL'
Mahkemenin, sanığın silah operatörü olduğu zırhlı aracın içini gösteren veya ses kaydı alan bir kamera tertibatı olup olmadığını araştırdığını iddia eden AYM, "Bu kapsamda ilgili makamlardan temin edilen bilgilere göre araçta ses kaydı yapabilen bir araç içi kamera yoktur. Dahası mahkemenin talebiyle, ölüm anını gösteren zırhlı araç kamera kayıtları üzerinde manipülasyon yapılıp yapılmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu tarafından inceleme yapılmış ve sonrasında görüntülerde herhangi bir ses kanalı veya manipülasyon izi bulunmadığı yönünde rapor düzenlenmiştir. Dolayısıyla somut olayda güvenilirliği konusunda kuşku duyulmasını gerektiren herhangi bir neden bulunmayan görüntü kayıtları, A.D.nin maktulün bulunduğu bölgeye doğru ateş ettiği yönündeki ikrarı, tanık beyanları ve maktulün ölümüne tek bir merminin neden olduğuna ilişkin otopsi raporu birlikte değerlendirildiğinde ölümün A.D.nin söz konusu eyleminden kaynaklandığı görülmüştür" denildi.
'SANIK ASKER ÖLDÜRME KASTIYLA HAREKET ETMEMİŞ'
Yargılama neticesinde mahkemenin sanık A.D.nin bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verdiğine dikkat çekilen kararda, "…Sanık, dışarıdaki personelin zarara uğrayabileceği düşüncesiyle kaçmaya başlayan ve terörist zannettiği köylülerin önlerine doğru dört-beş el ateş etmiştir. Görüntülerden silahlı olmadıkları anlaşılan köylü kadınların tehdit unsuru olarak düşünülmesi mümkün değildir. Ancak içinde bulunduğu psikolojik durum sanığın mesleğin gerektirdiği sağlıklı düşünme ve karar alma yetisini etkilemiştir. Sanık bu şekilde kaçan kişilerin önlerine doğru ateş etmiş ve S.İ.nin tek bir ateşli silah mermisiyle ölümüne neden olmuştur. Somut olayda kanun hükmünü ifa eden sanık öldürme kastıyla hareket etmemiş ancak tedbirsizlik ve dikkatsizlik nedeniyle ölüme neden olmuştur” iddiasında bulundu.
'ÖLÜME IRK VE SİYASİ KİMLİĞİN ETKİLİ OLDUĞUNA DAİR EMARE GÖSTERİLEMEDİ'
Yaşam hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede ani şekilde gerçekleşen ve çok kısa sürede sona eren ateş etme eyleminde A.D. dışındaki jandarma personelinin cezai sorumluluğu olduğuna ilişkin herhangi bir olgunun bulunmadığını ileri süren AYM, "M.G.nin ateş etme eylemi öncesinde kendilerine 'Kaçın kaçın, burayı terk edin' şeklindeki sözlerle uyarıda bulunduğu yönündeki beyanı gözetildiğinde söz konusu değerlendirmenin Karakol Komutanı M.G. hakkında ayrımcılık yasağı kapsamında ileri sürülen iddialar bakımından da geçerli olduğu ifade edilmelidir. Şiddet fiillerinin soruşturulması sırasında, fiilin işlenmesinde ırkçılık veya benzeri nefret saiklerinin etkili olup olmadığının araştırılması yükümlülüğünün ortaya çıkabilmesi için somut olayda buna işaret eden olguların var olması gerekir. Somut olayda başvurucuların yakınının ölümünde ırkının veya siyasi kimliğinin etkili olduğuna delalet eden bir emareyi başvurucular gösterebilmiş değildir. Dolayısıyla somut olayda ayrımcılık yasağı yönünden ilave araştırma yükümlülüğünün doğduğu ve yetkili makamların bu yükümlülüğe aykırı hareket ettikleri söylenemeyecektir. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir” ifadelerine yer verildi.
'KARAR CEZASIZLIK SORUNUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRİYOR'
Sürmi İnce'nin avukat oğlu Bünyamin İnce, kararın onanmasına tepki gösterdi. İnce, "Annem Sürmi İnce dosyası yalnızca bir annenin öldürülmesi değil, bölgede yaşanan sivil ölümlerin ve cezasızlık tartışmasının bir parçasıdır. Son yıllarda bölgede çok sayıda sivil, kolluk güçlerinin silahlarıyla hayatını kaybetmesine rağmen hemen hemen hiçbir dosyada etkili mahkeme süreçleri yürütülmedi. Annem Sürmi İnce, tarlada çalışan ailesine yemek götürdüğü sırada 2 zırhlı araçtan 12 asker aşağı inip ateş ediyor ve zırhlı araçtan edilen ateş sonucu bir anne katlediliyor. Buna rağmen olayda yalnızca bir asker yargılandı ve 3 yıl 10 ay ceza verildi. AYM bu cezayı yeterli buldu. Hiçbir usul işlemimin yerine getirilmemesi, emir-komuta zincirinin ve tüm sorumluların araştırılmaması, ardından Anayasa Mahkemesi’nin yaşam hakkı ihlali bulmaması, bölgede yıllardır tartışılan cezasızlık sorununu daha da derinleştiriyor. Cezasızlıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. Dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacağız” diye konuştu. (MEZOPOTAMYA AJANSI)
Çocuklarına yemek götürürken öldürülen kadının davasında sanık asker için yine tutuklama kararı çıkmadıGüncel
Asker tarafından öldürülen Sürmi İnce'nin duruşması ertelendiGüncel
Asker tarafından öldürülen Sürmi İnce'nin davası yarınGüncel