Netanyahu: Erdoğan bana altı saatte bir Hitler derdi, ilişkilerimiz düzeldi

Netanyahu: Erdoğan bana altı saatte bir Hitler derdi, ilişkilerimiz düzeldi
Yayınlanma:
A+ A-
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ABD'li gazeteci Bari Weiss'a konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile "ilişkilerinin düzeldiğini" söyleyen Netanyahu "Eskiden bana altı saatte bir Hitler derdi" ifadelerini kullandı.

Artı Gerçek - İsrail'de 1 Kasım'da seçimlerde zafer kazanan ve aşırı sağcılarla ittifak kurarak İsrail'in en sağcı hükümetini kurmak için koalisyon görüşmelerini sürdüren Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu, ABD'li yazar Bari Weiss moderatörlüğündeki Common Sense isimli podcast yayınında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında dikkat çekici ifadeler kullandı.

'BANA ALTI SAATE BİR HİTLER DERDİ'

Weiss röportajda Netanyahu'ya "Erdoğan gibi kişilerle gruplandırılıyorsuuz. Sizi otoriter liderlerle gruplandıran belki de 100 makale okumuşumdur" dedi.

Netanyahu ise yanıtında " Evet, bu çok çocukça. Kendimi hep seçimlere veririm. Hiçbir seçime itiraz etmedim. Bakın, Erdoğan'ın birkaç yıl en iyi arkadaşı (eski ABD Başkanı) Barack Obama'ydı. Yakın arkadaşlardı. Bence bu, Erdoğan daha fazla gazeteciyi hapse attıktan ve temelde Türkiye'yi seçkin bir demokrasiden azına dönüştürdükten sonra değişti. İlişkilerimiz düzeldi. Bana 6 saatte bir Hitler derdi..." dedi.

Weiss ardından "Peki şimdi 12 saatte bir mi Hitler diyor?" ifadesini kullandı.

'ERDOĞAN'IN YAPTIĞI HER ŞEYİ ONAYLAMIYORUM'

Netanyahu bu yoruma verdiği yanıtta kasım ayında Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesi hakkında ayrıntı paylaştı.

İsrail lideri " Hayır, aslında geçen gün dostça bir konuşma yaptık ve bundan çok memnunum. Bence bu önemli. Erdoğan'ın yaptığı her şeyi onayladığımdan değil, onaylamıyorum. Ancak tıpkı Barack Obama'nın Türkiye ile iyi ilişkileri olduğu ve Başkan Biden'ın Çin liderleriyle veya tam olarak Lüksemburg demokrasisi olmayan bölgemizdeki diğer ülkelerin liderleriyle görüştüğü gibi, dış politikanın yaptığı da budur. Çıkar ve değerlerin bir birleşimidir ve siz onları dengelersiniz. Aslında bir 19. yüzyıl demokratıyım, beni kaba, anti-demokratik güçlü adam olarak tanımlamayın. Modern demokrasinin temel metinleri konusunda muhtemelen bugün Batı demokrasilerinin yönetici liderlerinden daha bilgili veya eşit derecede bilgiliyim. En iyileri kadar bilgili olduğumu söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.

'KANUN ÜLKESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Koalisyon müzakerelerinde fanatik, ayrımcı eylem ve görüşleriyle İsrail içinde de tartışmalı kabul edilen aşırı sağcı müttefikleri Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich'in taleplerine nasıl karşılık vereceğine ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Netanyahu "Hükümetin ana ya da hakim politikasını Likud Partisi ve açıkçası ben belirliyorum. Sanırım bu konuda mütevazıdan öte bir etkim var. İsrail, Talmud (Yahudilik) Yasalarına göre yönetilmeyecek... Kanun ülkesi olmaya devam edeceğiz" dedi.

Netanyahu, koalisyon pazarlıklarını yürüttüğü aşırı sağcı isimlerin geçmişte Yahudi üstünlükçü terör olaylarıyla ilişkisini değerlendirmesinde, "Kimse terörden kurtulamaz. Eğer ki bir Yahudiysen ve bir terör eylemi gerçekleştirirsen aynı şekilde cezalandırılırsın. Kimse gözünün yaşına bakmaz, suçun failine göre değil eylemin yargılanması gerekir" ifadelerini kullandı.

'SAVUNMA BAKANLIĞI KIRMIZI ÇİZGİ'

Koalisyon pazarlıklarında aşırı sağcı müttefiki Smotrich'in Savunma Bakanlığı talebini yorumlayan Netanyahu"Bu bir kırmızı çizgi. Savunma bizde (Likud) kalacak. Savunma sadece düşündüğünüz gibi bir başlık değil. Bu sadece gelen füzeleri engellemek anlamına gelmiyor. Bu çok kışkırtıcı olabilecek politikalara karar vermek demek. Bundan kaçınmaya çalışıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Kurmaya hazırlandığı hükümetinin öncelikli hedeflerini "kendilerini yok etmeye çalışan" İran tehdidine karşı koyma, "Filistin-İsrail çatışması olmasa da Arap-İsrail çatışmasını sonlandıracak" diye gösterdiği Suudi Arabistan ile normalleşme, "İsrail'i bir inovasyon ulusu yapma" şeklinde sıraladı.

HAARETZ YAZARI: ABD'DEKİ YAHUDİ CEMAATİNİN ENDİŞELERİNİ GİDERMEYE ÇALIŞIYOR

Haaretz gazetesi Washington muhabiri Ben Samuels ise söz konusu röportajı ele aldığı yazısında, Netanyahu'nun ABD'deki Yahudi cemaatinin İsrail'de iktidara gelmeye hazırlanan aşırı sağcılara yönelik endişesini gidermeye çalıştığını yazdı.

Samuels, röportajda verdiği telkinlere rağmen Netanyahu'nun bir dönem ABD'nin de terör örgütü kabul ettiği "Kahanist" hareketinden Itamar Ben-Gvir'e güvenlik güçleri üzerinde yetkileri genişletilmiş Ulusal Güvenlik Bakanlığı'nı, işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim yerlerinde yetkileri de Bezalel Smotrich'e verdiğine dikkati çekti.

Son yıllarda erken seçim ve koalisyon krizi sarmalına girilen İsrail'de 1 Kasım'da yapılan erken genel seçimlerde eski Başbakan ve muhalefet lideri Netanyahu'nun başını çektiği sağ blok 120 sandalyeli Meclis'e (Knesset) 64 milletvekili göndererek açık bir zafer kazanmıştı. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 13 Kasım'da Netanyahu'yu hükümeti kurmakla görevlendirmişti. Netanyahu öncülüğündeki sağ blok, dini partilerden “Şas” ve “Birleşik Tevrat Yahudiliği” ile aşırı sağcı Dini Siyonizm ve Yahudi Gücü partilerinden oluşuyor.

73 yaşındaki Başbakan adayı Netanyahu, koalisyon kurmak için bu partilerle müzakereler yürütüyor. Netanyahu hükümetinin güvenoyu alabilmesi için 120 milletvekili bulunan İsrail Meclisi'nde 61 vekilin desteğini alması gerekiyor. (DIŞ HABERLER)

Öne Çıkanlar