'Sinsi saldırıların son mermisi ekonomimize sıkıldı'

'Sinsi saldırıların son mermisi ekonomimize sıkıldı'
Yayınlanma:
A+ A-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı Katılım Finans Strateji Belgesi Tanıtım Toplantısı'nda ülkede yaşanan ekonomik krizin nedenine değindi. Erdoğan'a göre kriz kumpastan darbeye uzanan bir dizi saldırının son ayağı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katılım Finans Strateji Belgesi Tanıtım Toplantısı'nda ekonomik krizin Türkiye'yi yönetilebilir olmaktan çıkarmaya çalışanların kumpası olduğu açıklamasını yaptı. "Küresel ekonomik krizin tüm ülkeleri derinden etkilediği bir dönemden geçiyoruz. Türkiye siyasi ve ekonomik krizlerden elde ettiği tecrübelerle diğer ülkeler arasından ayrılmıştır. Son 8-9 yıldır Türkiye'yi yönetilebilir olmaktan çıkarmak için kumpastan darbeye her yolu denediler. Bu sinsi saldırıların son mermisi ekonomimize sıkıldı. Tuzaklara karşı verdiğimiz mücadele bizi daha güçlü kıldı. Enflasyonun da üzerinden gelerek Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz." diyen Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

'İNSANI TEMEL ALMAYAN BİR EKONOMİK YAPI SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİLDİR'

Ekonomik büyümenin lokomotifi olması gereken finansal sistem görevini yerine getiremiyor. Finans sektörünün diğer sektörleri beslediği bir yapının yerini diğer sektörlerin finansı desteklediği sağlıksız bir yapı aldı. Yeni bir finansal mimari arayışları hız kazanıyor. Temelinde insanın olmadığı bir ekonomik yapı sürdürülebilir değildir. Küresel finansal mimarinin insanı ve ahlakı temel aldığı yeni bir model geliştirilmesi şarttır. Biz de yeni bir finansal mimari çalışmalarına her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz.

'KATILIM FİNANS KURULUŞLARININ BANKALARDAN BİR FARKI YOK ALGISI DÖNÜŞTÜRÜLMELİ'

"Paylaşımı, üretimi ve ahlaki değerleri önceleyen finans araçlarının başında katılım finans sistemi geliyor" diyen Erdoğan, "Katılım finansın yıldızı, risk paylaşımı, ahlaki vurgularıyla giderek daha çok parlamaktadır. Türkiye ekonomi modelinin başarıya ulaşmasında finansal sistemimizdeki alternatif araçlar ve ürün çeşitliliğinin gelişmesinin önemli faydası vardır. Üzüntüyle belirtmek isterim ki katılım finans potansiyelinin ve hak ettiği yerin çok gerisinde. Türkiye gibi insanların dini hassasiyetlerinin yüksek olduğu bir ülkede katılım finans sisteminin hak ettiği yerin gerisinde olması araştırılmalıdır. Katılım finans kuruluşlarının bankalardan bir farkı olmadığına dair toplumumuzda genel bir algı var. Bu algıyı dönüştürmenin ilk adımı halen kullanılan Katılım Bankası isminin Katılım Finans Kurumu şeklinde değiştirilmesi olabilir" dedi. (HABER MERKEZİ)