Yozgatlı çiftçi borcunu ödemek için traktörünü sattı: “Çiftçilik bitti, üretemiyoruz”
Kuraklık ve artan maliyetlerle baş edemeyen 75 yaşındaki çiftçi Durak Altan, borçlarını ödemek için arabasını ve traktörünü sattı.
Artı Gerçek- Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden Yozgat’ta 2025-2026 üretimine yönelik ekimlere başlandı. Çiftçi sürekli yükselen mazot, gübre ve diğer girdi maliyetleri, ödenemeyen ve faiz işleyen borçları nedeniyle zor günler geçiriyor. Elindeki ekipmanları, hayvanını, tarlasını satarak borç ödeyen çiftçi, yeniden borçlanarak tarlasını ekmeye çalışıyor. Yozgat’ın Sorgun ilçesinde tarlasını yeni sezona hazırlamaya çalışan 75 yaşındaki Durak Altan, “Arabamı sattım, traktörümü sattım borç ödedim. Çiftçi bitik, ölü yani. Üretim tamamen bitti, üretemiyoruz. Maliyetin altından kalkamıyoruz” dedi.
Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre, Yozgat il genelinde yaklaşık 42 bin 227 çiftçi, 4 milyon 648 bin dekar alanda tarımsal faaliyette bulunuyor. Tarım sektörünün önemli merkezlerden Yozgat’ta iki yıldır yaşanılan kuraklık, dolu, sel ve don afetleri nedeniyle ürün alamayan bölge çiftçisi, üretim için kullandığı kredi borçlarını ödeyebilmek için elindeki ekipmanları, tarlasının bir bölümünü, traktörünü, hayvanının satarak küçülmeye gitti. Karşılığında aldığı parayla borç ödeyen çiftçi, yeni üretim sezonu için yeniden borçlanıp, tarlasını ekmeye başladı.
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde tarlasını ekime hazırlayan Durak Altan, çiftçinin tarlayı ekip biçmekten başka bir şey yapma şansının bulunmadığını belirterek, “65 yıldır traktörle çalışıyorum, 75 yaşındayım, 10 yaşında aldık. Bu seneki gibi bir de 2021'de çiftçi çok kötü şartlara düştü. En azından bu sene devletin çiftçi borçlarını faizli de olsa ertelemesi lazımdı” dedi.
Altan şöyle konuştu:
“Arabamı sattım, traktörümü sattım borç ödedim. Çiftçi bitik, ölü yani. Üretim tamamen bitti, üretemiyoruz. Maliyetin altından kalkamıyoruz. 19 bin liraya aldım geçen sene o gübreyi bu sene 36 bin 500 liraya aldım. Ben nasıl üreteyim? Bir litre mazot 55-60 lira olmuş. 12 liraya buğday satıp da bir litre mazota 4,5 kilo buğday veriyorum. Nasıl üreteyim ben? Şu pancarın dönümünün maliyeti en azından 10 milyon lira. Ben buraya 10 milyon harcayınca, 6 ay 8 ay önce, buranın dönümünü 4 bin liraya kiraladı bu adam. 5 ton, 6 ton pancar olacak da. Ne kar edecek? Ne kar edebilir 2 bin, 3 bin liraya pancar satıp da? 3 bin lirası maliyeti, 3 bin lirada mazot masrafı var, girdi masrafı. Ne kar kazanacak bu? Devlet çiftçiye el atmıyor, zengine el atıyor. Ben üretimi durduracağım, bu yıl son. Zaten kimsem de yok. ‘Sen ne kazandın 60 senedir ki ben ne kazanayım?’ diyen çocuklar gitti. Kaldım ben. Ben de 75 yaşındayım artık. Boş dursun. Çünkü altından kalkamıyoruz. Kuraklık oldu tamam. Kuraklığa karşı sen ne yaptın devlet? Çiftçi olarak üret diyerek ne yaptın bana? Geçen seneki ektiğim tohumun 4 bin lira desteği var ton başı. Onu ektim, biçtim; yeniden ektim. Daha destek verecek bana. Bir yılı geçti. Nasıl yaparsın? Artık peşinden yetişemiyoruz. Çiftçilik bitti.”
“Bize verdiği 16 bin 800 lira”
Kiraların 15-20 bin lira olduğunu, buna karşılık emekliye 16 bin 800 lira maaş verildiğini hatırlatan Durak Altan, şöyle dedi:
“Adam asgari ücretle çalışıyor, akşam işi bırakınca gelip çöp toplayanı gördü. Adam sabahleyin kalkıyor, bazıları ekmeğin kıymetini bilmiyor, tele ekmek takıyorlar, adam bunu alıyor da çocuklarına yediriyor. Üretim yok. Ama ithal, ithal, ithal... Benim yetiştirdiğime sen değerini ver ki seni ithal göndermeyeyim, dövizi göndermeyeyim yurt dışına. İçimizde kalsın. Memleket bizim. Biz de memleketin insanlarıyız. Çiftçi bitik, başka bir şey demem. Ben bir araba bir traktör sattım borcumu ödemeye. Gübremi almaya, mazotumu almaya bir arabayla bir traktör sattım. (ANKA)