'Cemile'nin annesinin elini kim öpecek?'

'Cemile'nin annesinin elini kim öpecek?'
Yayınlanma:
Güncelleme: 15 Kasım 2019 05:34
A+ A-
Bugün Anneler Günü. Cumartesi Anneleri soruyor: Cenazesi günlerce sokakta kalan Taybet Ana'nın çocukları nasıl mezarına gidip çiçek bırakacak?

GÜNCEL- Gözaltında yakınlarını kaybeden Cumartesi Anneleri, "Anneler günü bizim için tam bir cehennem. Bu cehennem içinde Anneler Günü’nü her hafta Galatasaray Meydanı’nda yaşıyoruz" dedi. 

Her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanan Anneler Günü, çocukları, eşleri yakınları gözaltında kaybedilen Cumartesi Anneleri için bir anlam ifade etmiyor. Yıllardır Galatasaray Meydanı’nda çocuklarının, yakınlarının kemiklerini arayan annelerin, çiçek bırakacak bir mezar taşları dahi yok. Yaşadıkları acıyla birlikte çocuklarını, yakınlarını unutmayan Cumartesi Anneleri, çocuklarını bir an olsun aramaktan vazgeçmeyerek, faillerden hesap sormaya Galatasaray Meydanı’ndan seslenerek devam ediyor. Cumartesi Anneleri, Anneler Günü’nün kendileri için bir anlam ifade etmediğini söyledi.

‘CEHENEM İÇİNDE ANNELER GÜNÜNÜ YAŞIYORUZ’

21 Ekim 1980’de gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, "Ben de bir anneyim ama dün Galatasaray Meydanı’nda özellikle annemin duygularını yaşadım. Anneler Günü bizim için tam bir cehennem belki. Aslında yaşadığımız her gün bir cehennem ama bugün daha çok annelerin gününü kutlayıp, cennet onların ayaklarının altında diyecek olan yetkililer, bugün annelere cehennemi yaşatan yetkililer. O yüzden de diyorum ki siz de o cehenneme gitmeden bugün burada bunun hesabını verin, nereye gidecekseniz gidin" diye konuştu. Kayıplarının kemiklerine kavuşmadan onlar için Anneler Günü’nün bir anlam ifade etmediğini aktaran Eren, "Bizim karanfillerimizi koyacağımız mezarımız yok. Dolayısıyla karanfillerimizi Galatasaray Meydanı’na getirip koyuyoruz. Ama biz tek bir kaybımızın kemiği bulununcaya kadar karanfillerimizi Galatasaray Meydanı’na bırakmaya devam edeceğiz. Biz her hafta Galatasaray Meydanı’nda anneler günü yaşıyoruz, bu cehennem içinde" diye belirtti.

‘ACI ÇEKİYORUZ NASIL ANNELER GÜNÜNÜ KUTLAYACAĞIZ’

19 Ekim 1995’te gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ise "Anneler Günü yıllardır bizim için bir gün olarak görülmüyor. Anneler Günü bizim için kalmamıştır. Anneler Günü denildiğinde insanın aklına evde olduğunuz zaman çocuklarınız gelip elinizi öpmesi ve mutlu bir şekilde kutlaması gelir. Aile tam ise kutlanan o Anneler Günü’nün bir anlamı vardır. Ama biz acı çeken anneler için bu böyle değildir. 40 yıldır özellikle Kürt anneleri acı çekiyorlar. 80’li yıllardan tutun bugüne kadar anneler birçok acı çekmiştir ve hala acı çekiyorlar. Ya çocuklarını ya eşlerini ya da kardeşlerini kaybetmişler. Biz de o annelerden bir tanesiyiz. Eğer aileden bir kişi eksik olursa hiçbir zaman bu günü kutlamıyoruz. Çocuklarımızın, eşlerimizin mezarı yok ki bir çiçek bırakalım. Bizler sokaklarda adalet arıyoruz. Nasıl Anneler Günü’nü kutlayacağız" diye ifade etti.

‘CEMİLE’NİN ANNESİNİN ELİNİ KİM ÖPECEK?’

Toplumun birçok alanında bulunan annelerin cezaevinde olduğunu dile getiren Tosun, "Peki çocukları nasıl gidip Anneler Günü’nü kutlasın. Cemile’nin annesi kızının cesedini günlerce dolapta sakladı. Peki onun kızı soğuk toprağın içinde yatarken kim gidip Cemile’nin yerine annesinin ellini öpecek. Taybet Ana'nın çocukları nasıl onun mezarına bir çiçek bırakacaklar. Günlerce cenazesi sokakta kaldı. Kürt annelerinin yüreği acılı. Nasıl o günü kutlayacağız. Bizim için Anneler Günü gün değildir. Ama bizler günü de şöleni de hak ediyoruz. Üzgünüm ki kalbimiz kırgın, yara bere içinde. Annelerin kalbinde olan o yara Anneler Günü de gelse o gün yüreklerini yara açıp kanatıyor. Acı çekiyoruz ama başımız diktir. Çünkü çocuklarımız ve eşlerimiz, gözaltında kaybedilen yakınlarımız kötü bir şey yapmamıştır" dedi. (Mezopotamya Ajansı)
 

 

Öne Çıkanlar