HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’dan Hatay ziyareti: HDP büyüdükçe düşmanlık yok olacak

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’dan Hatay ziyareti: HDP büyüdükçe düşmanlık yok olacak
Yayınlanma:
Güncelleme: 13 Ağustos 2022 15:55
A+ A-
HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Erzin ilçe binası önünde büyük ilgiyle karşılandı.

Seda TAŞKIN


+GERÇEK- Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar Hatay’da çeşitli ziyaretler gerçekleştiriyor. Ziyaret kapsamında Hatay’a gelen Sancar ilk gün Erzin ilçesinde partisi önünde yurttaşlarla bir araya geldi. Büyük ilgi ile karşılanan Sancar’a alana alkışlarla giriş yaptı. Sancar’a HDP milletvekilleri Tülay Hatimoğulları ve Fatma Kurtulan’a da eşlik etti.

[tweet id=" 1558123948218400769"]

HDP Erzin ilçe binası önü polis barikatlarıyla kapatılırken, parti binasına girmek isteyen yurttaşlar kurulan arama noktasında arandı.

Sancar ilçe binası önünde açıklama gerçekleştirdi. Kalabalığa seslenen Sancar, “Bu coşkulu karşılamaya bir şiirle başlayarak karşılık vermek iyi olur. Ahmet Arif Çukurova’yı tarif ederken, sıcağında sabır taşı çatlar çatlamaz ırgatın yüreği diyordu. Bu sıcakta sabır taşı da çatlar ama mücadele eden, hakkı için onuru için, özgürlüğü için mücadele eden halkın yüreği çatlamaz işte. Burada da hep birlikte, her yerde, herkese bunu gösteriyorsunuz. Yine Ahmet Arif’in şiirini biraz değiştirerek aktarayım; Yol uzun, şartlar ağır ama bir sevdadır böyle yaşamak. Bütün korkulara rağmen, bütün korkulardan uzak, halk için halkla birlikte yürümek. Bir sevdadır bu. İşte HDP bu sevdanın adıdır, siz bu sevdanın yaratıcıları emekçilerisiniz” dedi.

Sancar konuşmasına şöyle devam etti:

“Bizi engellemek için her türlü yolu deniyorlar, bizi engellemek için kumpas davaları açıyorlar, her gün yeni operasyonlarla yöneticilerimizi gözaltına alıyorlar, tutukluyorlar. Kapatma davalarından medet umuyorlar ama karşılarında inatla, ısrarla, inançla mücadele eden bir halk var. Bunu unutuyorlar. Ama her seferinde bu halk onlara bunu hatırlatıyor, hatırlatmaya devam edecek.

‘HER YERDE OLACAĞIZ’

İşte mücadele ile direnişle öyle bir ufka vardık, artık asla yalnız değiliz, asla yalnız olmayacağız, daha da büyüyeceğiz, daha da büyük yollar yürüyeceğiz. Bu ülkenin her sorununa çözümü bizler getireceğiz. Bizler bu zorba iktidara, bu soygun düzene karşı başarının ortak mücadeleden geçtiğini biliyoruz. Halkların birlikte yürümesi ve bu yürüyüşün giderek büyümesi bu düzeni değiştirecektir. Bu iktidara dur diyecek şey, halkların bu inançlı, kararlı buluşması olacaktır. Bizler bu ülkede her yerde olacağız.

‘HDP BÜYÜDÜKÇE DÜŞMANLIK YOK OLACAK’

“Daha önceki sloganımız buydu; HDP’yiz, her yerdeyiz. Bu ayın başında bir eş başkan Amed’de bir eş başkan İstanbul’daydık. Daha sonra Konya’nın Kulu ilçesi, Cihanbeyli, Manisa’daydık. Yarın Nevşehir’de olacağız, öbür gün Kars’a gideceğiz, Hakkâri’ye kadar uzanacağız. Türkiye’nin dört bir yanına ulaşacağız. Kararlıyız, halklarla buluşmamızı hiçbir güç engelleyemeyecek. Halklar arasına nefreti düşmanlığı kini sokmak isteyenler asla başaramayacaklar. HDP var oldukça nefret yok olacak, HDP büyüdükçe düşmanlık yok olacak, bu ülke karanlıktan aydınlığa yürüyecek. İşte bunun sözünü veriyoruz.”

‘EMEKÇİNİN HAKKINI MUTLAKA VERECEĞİZ’

“Bakın sizler Erzin’de pek çok sorun yaşıyorsunuz. Erzin’de tarım işçilerinin yaşadığı zorlukların farkındayız. Hepsi ile ilgili çözümümüz de var. Emeğin hakkı, onurluca teslim edilecek. Bütün tarım işçileri bu ülkede en zor şartlarda çalışan emekçilerdir. Bunu mevsimlik tarım işçilerinin çadırını gezerken de gördük. Bütün bunları emekçilerin birleşik gücü ve ortak mücadelesiyle mutlaka çözeceğiz. Emekçinin hakkını onurlu yaşam talebini mutlaka gerçekleştireceğiz. Bunu da ancak bizler yapabiliriz hep birlikte yapabiliriz.

‘ÖZGÜR ÜLKEYİ YARATACAK MİLYONLAR VAR’

Bu iktidar yasaklardan medet umuyor, dilleri konserleri yasaklıyor, gençlerin eğlencesine bile zulüm uyguluyor. Yasaklarla, baskılarla gençleri durduramazsınız. Zulümle, asimilasyon çabalarıyla kimlikleri ve inançları engelleyemezsiniz. Çünkü her halkın özgür ve eşit yaşayacağız bütün inançların eşit ve özgür olacağı ülkeyi yaratacak milyonlar var ve bu milyonlara her gün yüzbinler milyonlar ekleniyor eklenecek. İşte o nedenle başaramayacaklar.

‘NARENCİYE ÜRETİMİ BALTALANACAK’

“Bakın ülkenin her yanı talan meydanına dönüştü. Enflasyon yüzde 80 diyorlar ama gerçeği yüzde 150-160 biliyorsunuz. Yoksulluk aldı başını gidiyor. Doğayı talan ediyorlar. Ne için? Bir avuç sermayeye daha fazla kaynak aktarmak için. Erzin, narenciyenin yurdudur, Türkiye’deki narenciyenin yüzde 20’si burada üretiliyor. Peki ne yapıyor bu iktidar? Geliyor, burada petro-kimya tesisi kurmaya çalışıyor. Plastik hammaddesi için üretim yapacak bir tesis. Bunun sonucu narenciye üretiminin giderek baltalanması olacak. Burnaz sahili gibi nadide bir turizm köşesi yok edilecek. Yer altı suları zehirlenecek, kim için, ne için? Kirli sanayi buradaki temiz yaşamı yok edecek, sırf bir avuç sermayedara rant sağlamak için. Ama Erzin halkı da Antakya’nın bütün halkları bu kirli sanayi projesine karşı ortak mücadeleyi büyütüyorlar. İktidar daha önce benzer projeleri devreye sokmaya çalıştı. 4 tane kömürlü termik santral için çalışmalar yürüttüler. Ama hepsini durdurdunuz, ortak mücadele ile. Toprağına, suyuna, havasına, emeğine ve onuruna sahip çıkan bir halkı hiç kimse yenemez.

‘ARTVİN'İ SAVUNANLAR MUTLAKA BİR ARAYA GELMELİDİR'

Evet HDP halktır, halkların iradesidir, ortak mücadele evidir, inançlardın ortak direniş mekanı, özgürlük mücadelesinin yurdudur. HDP sizsiniz, HDP halklardır. HDP, her tür inançtan insanın kendi geleceği için mücadele yürüttüğü büyük bir yoldur. HDP, halktır sözü bu anlama geliyor. Mücadeleyi birleştirmek her yerde bir araya gelmek bu soyguncu talancı ve savaşçı iktidarı ve düzeni değiştirmenin tek yoludur. Burada doğa için yürütülen mücadele aynı zamanda Muğla’da Akbelen ormanları için yürütülen mücadele ile buluşacaktır. Akbelen’de ormanları korumak için yürütülen mücadele, Şırnak’taki orman kıyımına karşı yürütülen mücadele ile buluşacaktır, buluşmalıdır. Artvin’in derelerini savunanlar ile Van’da dereleri savunanlar mutlaka bir araya gelmelidir, gelecektir. İşte bu büyük bulaşma talanı da yalanı da soygunu da bitirecektir.

 'HALK İÇİN EKONOMİ DÜZENİ KURACAĞIZ'

Bizler söz veriyoruz halkımıza. Sözümüz var çözüm üretiyoruz. Çözüm biziz diyoruz. Bu çözümü sizlerin gücüyle hayata geçireceğiz. Ekonomide bu kadar sorunlar yaşanırken çöküş varken, açlık yoksulluk almış başını gitmişken, her bir öneriye kaynakları gösterin diye cevap veriyorlar. Bizler diyoruz ki kaynak var; bu ülkenin toprağında, havasında suyunda, insanında emeğinde öyle büyük zenginlikler var ki bunları nereye aktardığınız önemli. İktidar kaynakları yandaşlara aktarıyor. Bir avuç sermayeye, zengine ve rantiyeye aktırıyor. Biz oradan alacağız halka vereceğiz. Halk için kullanacağız halk için ekonomi düzeni kuracağız. Halkçı ekonomi.

Kaynak çok. Hazine garantisiyle otoyollara havaalanlarına ve pek çok başka kuruma kuruluşa tesise milyarca lira aktarıyor. Geçmediğimiz yolun, inmediğimiz havaalanının  parasını biz ödüyoruz. Elektrik dağıtım şirketlerine hazine garantisi vermişler, tüketmediğimiz elektriğin parasını veriyoruz. İşte bu kaynakları o bir avuç sermayedardan alacağız, halka vereceğiz.

En büyük kaynak kaybı nerede biliyor musunuz savaş politikalarında. Bu iktidar bu ülkede savaş bölgede savaş diyerek ülkenin kaynaklarını silaha ölüme yatırıyor. Oysa savaş politikalarından vazgeçtiğiniz zaman savaşa ayrılan kaynakları bu halka bu halkın emekçilerine yoksullarına dağıttığınız zaman bu ülkede refah yükselir. O nedenle savaş politikaları sömürünün en büyük kaynağıdır. Eğer sömürüyü durdurmak istiyorsak, soygunu talanı durdurmak istiyorsak, savaş politikalarına hep birlikte karşı çıkacağız. Savaş politikalarına hep birlikte karşı çıkmadıkça, bu iktidarın soygun ve yalan düzenini durduramayız. Herkese çağrımızdır; şu an Suriye ile güya diyalog başlatacağız diyorlar. Ama amaç Kuzey ve Doğu Suriye’ye askeri operasyonu mümkün kılmak. Yani savaş Kürtlere karşı sürdürmek için herkesle görüşmeye gidiyorlar.

Bir Tahran’da bir Soçi’de şimdi de yalandan nasıl bir propaganda ile servis ettiklerini görüyorsunuz. Suriye’deki iktidarla da anlaşırız diyorlar. Barış için değil yaparlarsa burada savaş politikalarını yürütmek için yürütecekler. Ama halklar buna kanmaz bu ülkede bu bölgede yaşayan Kürtler de Araplar da Süryaniler de, Çerkezler de diğer bütün halklar da AKP’nin savaş oyunlarının farkındadır ve hep birlikte bu savaş planlarını bozacak iradeye sahiptir. Bizlerde burada bu toplumda en geniş savaş karşıtı mücadeleyi yaratmak zorundayız. Biz istiyoruz ki ülkeye gerçek ve onurlu barış gelsin. Bizim gelecekte halka en büyük armağanımız gerçek ve onurlu bir barış olacaktır. Bütün bölge için halkların eşitliğine dayalı halkların iradesine saygılı demokratik bir gelecek üzerine kuracağız bölge barışını da. Burada da halka sözümüz var, burada da çözüm biziz.”