İmamoğlu: İtfaiye benden bile talimat almıyor, yangında 'talimat' diye bir şey olur mu?

İmamoğlu: İtfaiye benden bile talimat almıyor, yangında 'talimat' diye bir şey olur mu?
Yayınlanma:
A+ A-
Balıklı Rum Hastanesi'ndeki yangınla ilgili konuşan İmamoğlu, 'İtfaiye benden bile talimat almıyor. Bir yangında 'talimat' diye bir şey olur mu?' ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "150 Günde 150 Proje" kapsamında Bağcılar’da, önce ikinci Kent Lokantası’nı, ardında da 3 ilçe, 10 mahallede yaşayan yaklaşık 450 bin kişiye hizmet verecek Mahmutbey İtfaiye İstasyonu’nu açtı.

Açılışta konuşan İmamoğlu, Bağcılar’da yakın zamanda kız ve erkek öğrenci yurdu açacakları bilgisini de paylaştı. İmamoğlu, “’Ekonomi iyi yönetilmiyor, bu hükümetin sorunu’ deyip, kenara çekilenlerden olamayız. Elimizdeki imkanlarla, ‘Bugünün zor koşularının atlatılmasında mutlaka bizler de bir şey yapmalıyız’ diyerek, yola çıktık” ifadelerini kullandı.

Balıklı Rum Hastanesi'nde meydana gelen yangına da değinen İmamoğlu, 'talimat' iddialarına da yanıt verdi.

İmamoğlu, "İtfaiye benden bile talimat almıyor, onu söyleyeyim. Allah korusun, hiç kimse yangınla yüzleşmesin. Ama bir yangın olduğunda ‘talimat’ diye bir şey olur mu? Nereden nereye geldik? Hayret bir durum" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, Kent Lokantası'nda tamamı kadınlardan oluşan personelle tanışıp konuyla ilgili değerlendirmelerini de masalarına misafir olduğu gençlerin arasında yaptı. Bağcılar Kent Lokantası’nın günde 700 kişiye hizmet vereceğini belirten İmamoğlu, benzer tesislerin sayısını, yıl sonuna kadar 10’a çıkaracaklarını kaydetti.

Kent Lokantası'nda her gün 4 çeşitten oluşan menü 29 TL fiyatla tabldot usulü servis edilecek. Çapa'da bulunan kent lokantası gibi Bağcılar Kent Lokantası'nda da kadın çalışanlar istihdam edilecek.

İmamoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

"Bugün ekonomik koşullar, zorluklar, ne yazık ki iyi yönetilmeyen ekonomik süreç, döviz kurları, maliyetler, insanların ücretlerinin ne yazık ki yeterli seviyede olmaması her aileyi, her bireyi etkiliyor. Burada bizim en temel gördüğümüz, etkilendiğini hissettiğimiz ve mutlak yanında olmamız gerektiğini düşündüğümüz; başta burada gördüğünüz gibi öğrenci arkadaşlarımız olmak üzere, çok düşük ücretle çalışan işçi, emekçi dostlarımıza dönük alanlarda hizmet vermek. Ve bunda kararlıyız? Bu, bugünün sorunu, bugünün konusu; bunun aşılması lazım. ‘Ekonomi iyi yönetilmiyor, bu hükümetin sorunu’ deyip, kenara çekilenlerden olamayız. Elimizdeki imkanlarla, ‘Bugünün zor koşularının atlatılmasında mutlaka bizler de bir şey yapmalıyız’ diyerek yola çıktık.

'BUNLAR DÖNEMİN İHTİYAÇLARI'

Bugün eğer 0-4 yaş arası çocuğu olan anneler çocuklarıyla birlikte seyahat edebiliyorsa ücretsiz, inanın bu dönemin ihtiyacının karşılığı ya da evlerine süt dağıtıyorsak çocuklarımızın, bugünün ihtiyacı olduğu için. 1,5 milyon haneye destek olmak durumundaysak, bugünün ihtiyacı. Dileriz ve isteriz ki; zenginleşen ülkemizde, zenginleşen şehirlerimizde, çocuklarımızın, gençlerimizin, ailelerimizin bu tür ihtiyaçları olmasın. Olmadığı zaman, bu tür alanları başka fonksiyonlarla kullanırız, değerlendiririz. Umarım hızlı bir biçimde o zenginliği yakalayacağımız günleri hep birlikte yakalarız. Bence o zenginleşen toplumun da temelinde en derin teminat, buradaki gençlerimiz. Onların sayesinde biz bunu başarabiliriz. Bu memleketin nimeti de buna yeter, bereketi de yeter, insanı da yeter; inanın yeter. Milletimizin kendi birikimlerine ve becerilerine süreçleri teslim etmeyi becerebilsek, ortak aklı ve süreci bu şekilde tanımlayabilsek, biz çok daha başka bir şehir, çok daha başka bir ülke ve millet olma şansına sahibiz. Bunu başaracağız. O kadar yürekten inanıyorum."

Öğle yemeğini gençlerle birlikte yiyen İmamoğlu’nun Bağcılar’daki ikinci adresi, Mahmutbey İtfaiye İstasyonu için gerçekleştirilen açılış töreni oldu. İmamoğlu, CHP milletvekilleri Zeynel Emre ile Emine Gülizar Emecan’ın da katıldığı törende de bir konuşma yaptı.

Yangının, öncesinde tedbir alınması gereken afetlerden biri olduğunu belirten İmamoğlu, “Öncesinde eğer tedbir alırsanız hem oradaki süreci kısaltıyorsunuz hem de bu tür sıkıntılı anlarla karşılaşmaktan uzak kalıyorsunuz. Öncelikle bu mücadelenin içerisinde en ön hatta, büyük bir efor ortaya koyarak, çoğu zaman can güvenliğini ve canını unutarak mücadelesini ortaya koyan bu cesur yürekli itfaiyeci dostlarıma, yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Hizmete açtıkları istasyonun 6 araç ve 16 personelle, 3 ilçe, 10 mahallede yaşayan 450 bin kişiye hizmet vereceğini aktaran İmamoğlu, bu sayede bölgedeki olası yangınlara normal şartlar altında, ortalama 6 dakika içinde müdahale edileceği bilgisini paylaştı.

'İTFAİYE BENDEN BİLE TALİMAT ALMIYOR'

Yakın zamanda yaşanan Balıklı Rum Hastanesi yangınına da değinen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Ne yazık ki eski bir bina ve ahşap bir çatı düzeni yüzünden hızlı ilerleyen bir yangınla beraber, tüm çatıların yandığı bir süreç yaşadık. Burada da başarılı bir müdahaleyi ve yangını özellikle hızlı bir şekilde kontrol altına alma becerisini ortaya koydukları için ben bütün teşkilatımıza teşekkür buradan iletmek istiyorum. Bazen felaket anlarını bile siyasi malzeme yapmaktan çekinmeyen, geri durmayan bir akılla karşı karşıyayız. Üzüntüyle izledim, takip ettim, dinledim. Muhatabı olan bir kurum, bir vakıf tepeden tırnağa yangınla ilgili süreçte herkese teşekkür ediyor, ama orada itfaiye yok örneğin. Yangını söndüren itfaiye, ama itfaiye yok. Önemli değil yani, bize teşekkür edilmesini de beklemiyor benim arkadaşlarımın vazifesi o. Vakfın bu tarz tutumunu, hayretle karşılıyoruz sadece. Çünkü bahsedilen konu bir yangın. Yani yangının söndürüldüğü için Ankara'dan Saray'dan başlamış, ilçenin mahalle muhtarına kadar inmiş, ama yangını söndüren itfaiye, kavramın içerisinde yoktur. Bu arada, vallahi de billahi de itfaiye benden bile talimat almıyor; onu söyleyeyim. Allah korusun, hiç kimse yangınla yüzleşmesin. Ama bir yangın olduğunda ‘talimat’ diye bir şey olur mu? Nereden nereye geldik? Hayret bir durum. İtfaiyeci kardeşlerimiz bir yangın olur, bir ihbar gelir, görevinin gereği yola çıkar, cansiparane görevini yapar. Hem yangını söndürür hem insanları kurtarır. Allah, hem vatandaşlarımızı korusun hem de bu mücadeleyi veren kıymetli itfaiyeci kardeşlerimi korusun.”

'İTFAİYE VE ZABITA PERSONELİNE İHTİYACIMIZ VAR'

İtfaiye ve zabıta personeli ihtiyaçlarına yeteri kadar onay çıkmadığını dile getiren İmamoğlu, “İstanbul, 20 milyona yakın etkin, aktif nüfusa bakıyor ve bu şehirde itfaiyeci sayısına baktığımızda, çok yetersiz. Çünkü itfaiye dediğimiz şey, her an yangın olabilecek ve de her an büyük afetlerle karşı karşıya kaldığımızda en etkin gücümüz. Böyle bir gücü mutlaka büyütmeliyiz. Bu manada kadrolu itfaiyeci pozisyonunu büyütmek istiyoruz. Taleplerimiz vardı. Bir kısmı onaylandı. Onların alımını yaptık. Yanımda bir kadın, bir erkek alışanımız var. Arkada da genç kadınlar ve erkekler diye görebilirsiniz. Hepsi; vallahi de billahi de benim halamın oğlu, dayımın oğlu, amcamın oğlu ya da halamın kızı, dayımın kızı, amcamın kızı elbette değil. Ama liyakatiyle buraya gelmiş bu kurum içerisinde, artık hepsi benim kurumsal akrabam. Hepsi benim hemşerim, hayatını ortaya koyacak insanlar. Onlara yolları açık olsun diyorum” dedi.