Yeşil Sol Partili İrmez: Cudi, Besta ve Gabar'da her gün en az 50 TIR ağaç kesilip satılıyor

Yeşil Sol Partili İrmez: Cudi, Besta ve Gabar'da her gün en az 50 TIR ağaç kesilip satılıyor
Yeşil Sol Parti Şırnak Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu üyesi Mehmet Zeki İrmez, Cudi Dağı'ndaki ağaç kıyımıyla ilgili her gün 50 tır ağaç kesildiğini söyledi. Birçok kuruma başvurduklarını söyleyen İlmez, Cudi'ye çifte standart uygulanıyor" dedi.

Rojhat ABİ


DİYARBAKIR - Şırnak'ın Silopi ilçesindeki Cudi Dağı'nda günlerce süren orman yangının ardından ağaç kıyımı sürüyor. Artı Gerçek'e konuşan Yeşil Sol Parti Şırnak Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu üyesi Mehmet Zeki İrmez, "Cudi, Besta ve Gabar'da günde en az 50 TIR ağaç kesilerek Antep ve Urfa’daki kereste fabrikalarına sevk ediliyor" dedi.

Orman katliamının 90'lı yıllardan bu yana sistematik olarak sürdürüldüğünü vurgulayan Yeşil Sol Parti Şırnak Milletvekili Zeki İrmez,"90’lı yıllardan itibaren Kürdistan coğrafyasında gerçekleşen bir doğa katliamı var. Yakma pratiği daha önceden köyü boşaltmalarıyla birlikte ciddi bir şekilde başladı. Köyler yakılır ve boşaltılırdı. Şimdi ise ormanlar yakılıp kesiliyor ve insanlar göçe zorlanıyor. Ama bu ağaç kesimleri özellikle 2018 yılı itibariyle yoğunlaştı. Özellikle Silopi'nin kırsal bölgelerinde ve birçok köyde sürüyor” diye konuştu.

whatsapp-image-2023-08-04-at-17-49-30.jpeg
Yeşil Sol Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez

'AĞAÇLAR ANTEP VE URFA'DAKİ FABRİKALARA SATILIYOR'

Her gün 50 TIR dolusu ağacın kesilerek Urfa ve Antep’e sevk edildiğini anlatan İrmez, "İki üç yıldır sürekli bu katliam ve ekolojik tahribat gerçekleştiriliyor. Her gün 200 tane ağaç kesim motoru aynı anda çalıştırılıyor. Günde en az 50 TIR ağaç kesilerek Antep ve Urfa’daki kereste fabrikalarına sevk ediliyor. Özellikle engebeli arazi olduğu için ilk etapta traktörler ile indiriliyor. Ve sonrasında TIR'larla Urfa'ya, Antep'e götürülüyor. Fabrikalarda ise kereste amacıyla ya da mobilya amacıyla kullanılıyor" dedi.

'TEK BİR AĞAÇ BIRAKMIYORLAR'

Ağaç kesimleriyle 'ormanı gençleştirme' ve 'güvenlik' gibi gerekçeler öne sürüldüğünü ancak bunun gerçeği yansıtmadığını söyleyen İrmez,"Sözde ‘güvenlik’ gerekçesiyle ya da Orman İl Müdürlüğü'nün ‘orman gençleştirme’ adı altında yaptığı kesim söz konusu. Ancak oraya baktığımız zaman kesimlerin gerçekleştirildiği alanlarda tek ağaç bırakılmıyor. Yani gencinden tutun 300-400 yıllık ağaçlara kadar hepsinin bir arada kesildiğini görüyoruz" diye konuştu.

'İNSANLARIMIZ GÖÇ ETTİRİLMEK İSTENİYOR'

Halkın göç ettirilmek istendiğini söyleyen İrmez, "Zaten bölgede kalan bir iki köy mevcut. O köylerdeki yurttaşlarımız da yaylalarına çıkmak zorundalar. Hayvanlarını yaylaya çıkarıp beslemekle mükellefler. Yaylalardaki ağaçlar, hayvanlar ve insanlar için hayati öneme sahip. O ağaçların kesimiyle birlikte artık orada hiçbir canlının yaşam olanağı kalmıyor. Kesilen ağaçların yerine yeni ağaç dikme olanağı da bulunmuyor” dedi.

'BÜYÜK BİR RANT SÖZ KONUSU'

İrmez, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Ağaç kesimleri ve yangınlar genelde korucular ve korucu başları eliyle kolluk kuvvetleri tarafından gerçekleştiriliyor. Ayrıca çok büyük bir rant da söz konusu. Ve sadece kolluk faydalanmıyor bu ranttan. Bürokrasi içerisinde yer alan bazı kesimler de yararlanıyor. Yani bir traktör kesilmiş ağacı kırsal alanda 400 TL’ye alıyorlar. Fakat tonu bin 600-2 bin TL’ye kadar satılıyor. Çok geniş boyutlu bir kıyım ve rant var. Yani Batı'da belli kişilere rant sağlanmak için ya da bir otelin yapılması için ormanlar kesilir. Ama Kürdistan’da ise bölgenin tamamını insansızlaştıramak amacı var”

'EKOSİTEME YÖNELİK KIRIM POLİTİKASINA KARŞI DURMALIYIZ'

Duyarlılık çağrısı yapan İrmez, “Ekosistem tüm canlıların yaşam alanıdır. Herkesin gerçekten buna açıkça ses çıkartması gerekir. Yani ekolojistim diyen kişi ve kurumların tamamı gerçekten el ele verip buna ilişkin ciddi bir ses çıkartmalı. Ekosistemin mücadelesini, özgürlük mücadelesinden ayrı tutamayız. Bunun bir arada gerçekleşmesi gerekir. Bir mücadele hattının örülmesi gerekir. Doğudan, batıdan herkesin, her kurumun el ele verip AKP-MHP zihniyetine ve bu kırım politikasına karşı durarak boşa çıkarması gerekiyor" dedi.

'GREENPEACE ÇİFTE STANDART UYGULUYOR'

Şırnak’ta gerçekleştirilen orman kıyımlarına karşı birçok kurum ve kuruluşa başvurduklarını ve ancak güvenlik gerekçesiyle gelmediklerini söyleyen İrmez, "Greenpeace'e de başvurduk. Böyle bir kıyımı gerçekleştiğini belirttik. 'Buraya gelin, oradaki kıyımı görün' dedik. Ama maalesef güvenlikçi politikaları bahane ederek gelmediler. Tabii ki bize şunu gösteriyor; yine bir çifte standart söz konusu. Gerçekten ikiyüzlülüktür bu. Toplumsal ayağını güçlendirmediğimiz sürece kurumlar bazında sadece bir basın açıklaması ya da bir eylem ve etkinlikle bu kırımın önlenebilmesi mümkün değil” diye konuştu.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar