Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın "Haziran- Kasım 2015 sürecine benzer bir çalışma tekrar başlamış görünüyor" diyerek dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'na yaptığı çağrıya ilişkin 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu'ndan açıklama geldi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun katıldığı bir programda hakaret ettiği Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, yaptığı basın açıklamasında, "Soylu ve ekibi çok tehlikeli bir oyun oynuyor. Haziran 2015 - Kasım 2015 arasındaki sürece benzer bir şiddet dalgasının bu sefer sığınmacılar üzerinden planlandığı anlaşılıyor" ifadelerini kullanmış, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'na da seslenerek, "Bu noktada Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na sesleniyorum. Sayın Davutoğlu korkmayın, tehdit edildiğinizi kamuoyunda gördük, çıkın, Haziran - Kasım 2015 arasında ne olduğunu anlatın. Çünkü benzer bir çalışma tekrar başlamış görünüyor" sözlerini sarf etmişti.

10 Ekim Davası avukatları, Özdağ'ın dönemin Başbakanı Davutoğlu'nu o dönem yaşananları açıklamaya çağırmasına ilişkin, "Katliamlar döneminin gerçek anlamda aydınlatılmasına dair bir talep olmayıp, bu dönemin şaibelerinin, siyasilerinin birbirleri ile dar siyasi hesaplaşmalarına malzeme edilmesinden ibaret olduğu ortadadır" değerlendirmesinde bulundu.

DAVAYA ÇAĞRI

10 Ekim Ankara Katliamı’nın tüm yönleri ve sorumluları ile aydınlatılması, siyasal iktidarın sorumluluklarının ortaya çıkması ve sorumluların  da yargılanması talebini yineleyen avukatlar ayrıca 12 Mayıs 2022'de görülecek duruşmaya çağrı yaptı.

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonunun açıklamasının tamamı şu şekilde:

"2015 yılı Haziran ve Kasım seçimleri arasında yaşanılanlar yeniden kamuoyu gündeminde. AKP’nin kaybettiği siyasal iktidarı katliamların gölgesi altında yeniden tesis ettiği, ülke tarihinin en kritik ve karanlık dönemlerinden birinin yeniden yaşanacağına ilişkin bilgilerin açıklandığı bir dönemden geçmekteyiz.

'DAR SİYASİ HESAPLAŞMALARINDA MALZEME'

Ümit Özdağ’ın kamuoyuyla “7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasındaki dönem gibi 'şiddet dalgası’nın planlandığı” bilgisini paylaşarak dönemin Başbakanına o dönem yaşananları “korkmadan” açıklama çağrısı yapması, katliamlar döneminin gerçek anlamda aydınlatılmasına dair bir talep olmayıp, bu dönemin şaibelerinin, siyasilerinin birbirleri ile dar siyasi hesaplaşmalarına malzeme edilmesinden ibaret olduğu ortadadır.

Tüm bu süreç boyunca müvekkillerimize destek olmayan, maddi gerçeğin açıklanması için hiçbir çaba harcamayan, adalet mücadelesinin tarafı olmak gibi bir tutum sergilemeyenlerin 2015 Haziran ve Kasım seçimleri arasındaki dönemden söz etmesi ve bu döneme dair siyasal iktidara işaret etmesinin siyasi ikbal nedeniyle olduğunu bilmekteyiz.

'DAVUTOĞLU BİLDİKLERİNİ ANLATMADI, SÜRECİ İZLEYECEĞİZ'

Ahmet Davutoğlu’nun benzer açıklamalarına ilişkin daha önce tarafımızca açıklama yapılmış, bildiklerini anlatması çağrısı da dile getirilmiştir. Aradan geçen zaman içerisinde Davutoğlu tarafından yapılmış bir açıklama bulunmamaktadır. Ümit Özdağ’ın çağrısına bir yanıt verip vermeyeceğini ise dikkatle izleyeceğimizi belirtmek isteriz.

Dönemin siyasi aktörlerinden ve bu dönemi siyasal hesaplarına malzeme yapmak isteyenlerden bir beklentimiz olmadığını kamuoyu önünde bir kez daha ifade ederken, söz konusu açıklamaların 2015 yılı Haziran ve Kasım seçimleri arasında bu ülkede  neyin gerçekleştirildiği konusunda söylediklerimizi teyit ettiğinin de altını çizmek gereklidir.

2015 Türkiye’sinde yaşananların aydınlatılması, tüm sorumlularının yargılanması gerektiği tarafımızca ve müvekkillerimizce tam 6,5 yıldır ifade edilmekte ve kesintisiz bir hukuk mücadelesi sürdürülmektedir. Devam eden yargılamanın ise bu döneme ve sorumluluklara asla girmeyen ve sadece IŞİD’lileri yargılayan bir süreç olarak yürütülmek istendiğini bir kez daha ifade etmek istemekteyiz.

10 Ekim Ankara Katliamı’nın tüm yönleri ve sorumluları ile aydınlatılması talebi adalet mücadelemizin temelidir ve her duruşmada, her yıldönümünde, her anma etkinliğinde bu talep tekrarlanmaktadır. Şüphesiz bu talebimiz siyasal iktidarın sorumluluklarının ortaya çıkmasını da kapsamaktadır.

Söz konusu dönemde gerçekleştirilen tüm katliamların, acıların, hayatlarımızda yaratılan geri dönüşü olmayan yıkımların hesabının sorulması, barış, demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin bir parçasıdır. Nitekim 10 Ekim Ankara Katliamı Davası’nı her aşamada sahiplenen ve adalet mücadelesini birlikte yürüttüklerimiz de ülkemizin demokrasi güçleridir.

Bir kez daha dosyamızın 12 Mayıs 2022 tarihinde saat 10.00’da Ankara Adliyesi’nde görülecek duruşmasında adalet mücadelemize devam edeceğimizi hatırlatır, basını ve kamuoyunu davayı takip etmeye davet ederiz."