ARTI GERÇEK- ARTI TV'de ekrana "Odak" programında yurt dışında yaşayan muhaliflere yönelik saldırılar mercek altına alındı. 

Ezo Özer'in sunduğu programa iki gün önce Galler'de saldırıya uğrayan yazar Gökhan Yavuzel konuk oldu.

Saldırı anını anlatan Yavuzel, "Ben tamamen hazırlıksız yakalandım. Kulaklıkla haberleri dinliyordum ve daha önce hiç gitmediğim bir istikametten gitmek istedim. Olay aniden oldu, arkamdan sağ gözüme bir yumruk geldi. O şokun etkisiyle dönmeye çalışırken sol kaşıma da darbe geldi. Ondan sonra da yere düştüm. Yedeyken de sırtıma, karnıma vurmaya başladılar. Sonra gözümü açtığımda polis vardı, ondan sonra da ambulans geldi" dedi. 

'SALDIRIYI YAPANLAR TÜRKÇE KÜFÜR EDİP 'VATANSIZLAR' DİYORLARDI'

"Sağlık kontrolünün ardından polis ifademi ve fikrimi aldı. Düşmanım ya da geçinemediğim kimseler var mı gibi sorular sordu. Ben de bireysel kimseyle bir düşmanlığım yok dedim. Ama başımdan geçenleri tekrar söyledim. 6 ay önce de söylemiştim, dün de söyledim, 4 gün önce de söyledim. Tüm bunlara rağmen böyle bir saldırı gerçekleşti. Saldırıyı yapanların pozisyonuna bakıldığında profesyonel kişilere benziyorlar" diyen Yavuzel, "Saldırganlardan birini hayal meyal gördüm. Yüzünde Covid maskesi, kafasında da siyah bere vardı. Onu tarif ettim karakolda. Türkçe olarak sürekli küfür ediyorlardı. 'Vatansızlar, onun bunun çocukları' gibi. O 'vatansızlar' kelimesini duyunca nereden geldiklerini anladım zaten" diye konuştu.  

'HADİ ÖZIŞIK DENEN SOYTARI HEPİMİZİN FOTOĞRAFINI KOYUP HEDEF GÖSTERDİ'

Yavuzel, "İnfaz listesiyle 6 ay önce başıma gelen olay arasında çok bir fark yok" diyerek "Bu listelerin 6 ay önce polise gidip şikayetçi olduğum konudan kaynaklandığını düşünüyorum. Bunlar aynı ekipler. Bu infaz listesi meselesini de 'bizim cenahtan' dediğimiz gazeteciler, yayıncılar da bunu o kadar ciddiye aldılar, belki de ciddidir, ama Hadi Özışık denen soytarı hepimizin fotoğrafını koydu ve tek tek isimlerimizi paylaşıp 'Bu şucudur' diye insanları hedef gösterdi. Türkiye'de zaten bu Hadi Özışık gibi dalkavuklara inanıp suç işleyecek o kadar çok insan var ki!" şeklinde konuştu.

6 ay önce aldığı tehditleri de anlatan Yavuzel, "Ben sürekli gizli numaralardan aranıp kendilerini polis diye tanıtan kişiler tarafından telefonlar alıyordum. Ama şive filan yok, bildiğiniz İngiliz, 'Polisiz, sizinle görüşmek istiyoruz. Türk hükümeti tarafından 'terörist' olarak itham ediliyorsunuz ama biz sizin yazar olduğunuzu biliyoruz, formaliteden sizinle görüşmek istiyoruz' diyorlardı. Devam etti bu aramalar. Sonra telefonumu ve evimi değiştirdim" diyerek şöyle devam etti:

'BİZİ ÖLDÜREBİLİRLERDİ AMA ÖLDÜRMEDİLER; MUHALİFLERE MESAJ VERMEK İSTEDİLER'

"Bence bu infaz listesi dedikleri listenin kaynağı, beni 6 ay önce arayıp kendilerin polis diye tanıtan ekiple aynı. Açık söylemek gerekirse, bunlar isteseydi beni öldürebilirlerdi. İsteselerdi Erk Bey'i de öldürebilirlerdi. Ama öldürmediler. Bunun topluma, özellikle Avrupa'da yaşayan muhalif insanlara bir mesaj olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra daha örgütlü biçimde yazarı, sanatçısı, gazetecisiyle bu olayların üstüne gitmek gerektiğini düşünüyorum. Bugün programa bağlanma amacım başımdan geçenleri anlatmak değil. Ortada bir sorun var ve biz ne yapabiliriz?" 

'POLİSLERE 'SİZE GÜVENDİK DE NE OLDU, HALİME BAKIN' DEDİM'

"Polisler beni eve bırakırken 'Artık bizim güvenliğimiz altındasın' dediler. Ben de espri yaptım, 'Size güvendik de ne oldu, halime bakın' dedim" diyen Yazvuzel "Burada hangi saatte nereye gittiğimi filan bildiriyorum ama yanımda bir polisle gezmiyorum, belki uzaktan gözlüyorlardır. Hatta biraz da onun rahatlığıyla temkini elden bıraktım, normalde dikkat ediyordum. Çünkü birkaç gün önce de polisler listeler konusunda uyarmışlardı. Ama hukuki süreci başlattık. Fakat yapanlar ortaya çıkar mı, zannetmiyorum. Çünkü bu saldırıyı yapanlar bunun önlemini de almışlardır" diyerek sözlerini noktaladı.