Derya OKATAN


ARTI GERÇEK- Adalet Bakanlığı, HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuru için görüş bildirdi. Yüksekdağ’ın aynı suçlamalardan ikinci kez tutuklanması iddiasını kabul etmeyen Bakanlık, “Bu tutukluluğu infaz edilmek üzere sırada beklemektedir” dedi. Av. Ezgi Güngördü’ye göre ise böyle bir hukuki müessese yok.

Anayasa Mahkemesi’nin, HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında tahliye kararı vermesinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Demirtaş ve Yüksekdağ hakkında jet hızıyla yeni bir soruşturma başlatmıştı. Yine 4 Kasım 2016 tarihindeki tutuklamalara gerekçe yapılan 6-8 Ekim olaylarından suçlanan Yüksekdağ ve Demirtaş hakkında 20 Eylül 2019 tarihinde yeniden tutuklama kararı verilmişti.

Avukatlarının Yüksekdağ için “hukuk güvenliğinin ihlali, kişi hürriyetinin ihlali ve siyasi amaçlı tutuklama yasağı” kapsamında yaptığı bireysel başvuru dosyası Anayasa Mahkemesi’nin gündeminde.

Adalet Bakanlığı da AYM’nin talebi üzerine iddialara dair görüşünü bildirdi.

BU TUTUKLULUK SIRADA BEKLİYOR, İNFAZ EDİLMEDİ

Yüksekdağ’ın 6-8 Ekim olayları nedeniyle Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamasının sürdüğü belirtilen Bakanlık görüşünde, “Başvurucu her ne kadar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan 2014/146757 (ikinci tutuklama) nolu soruşturma kapsamında, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından yukarıda anılan suçlar kapsamında 20 Eylül 2019 tarihinde tutuklanmış ise de 2017/159 (4 Kasım 2016 tarihli tutuklama) esas sayılı dosyadaki tutukluluğu halen devam ettiğinden 2014/146757 nolu soruşturma kapsamındaki bu tutukluluğu infaz edilmek üzere sırada beklemektedir” ifadeleri yer aldı.

‘SUÇLAR TAMAMEN FARKLI’

Her iki dosyada suçların tamamen birbirinden farklı olduğunu savunan bakanlık, bu farklılığı suç isnadının farklı olması ile açıkladı:

“Zira 4 Kasım 2016 tarihli ilk tutuklama kararında yer alan suçlar sadece 6-7-8 Ekim olaylarına ilişkin değildir. Bu durum Anayasa Mahkemesinin 4 Nisan 2018 tarihli kararında da belirtilmiştir. Başvurucu hakkında söz konusu ilk tutuklama kapsamında Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülen yargılamada (2017/159) 6-7-8 Ekim olaylarıyla ilgili olarak ise sadece iki suç yer almaktadır. Bunlardan suç işlemeye tahrik suçu TCK 214. maddesinde düzenlenmiştir. Halbuki başvurucu hakkında verilen mevcut bireysel başvuruya konu 20 Eylül 2019 tarihli tutuklama kararında başvurucuya 'azmettiren' sıfatıyla “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak (TCK 302)”, “Nitelikli Kasten Adam Öldürme (TCK 82)”, “Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs (TCK 82,35)”, “Yağma (TCK 149)”, “Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 109)” suçları atfedilmektedir.

‘AYNI EYLEM NEDENİYLE İKİ KEZ TUTUKLANMASI ANLAMINA GELMEZ’

“Ayrıca başvurucunun 20 Eylül 2019 tarihli tutuklanması, aynı eylem nedeniyle iki kez tutuklanması anlamına gelmemekte olup, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu olayların vahameti ortaya çıktıkça soruşturmayı genişletmesi sonucunda başvurucunun bu olayların azmettiricisi konumunda olduğunun ve bu doğrultuda başvurucu tarafından işlendiği tespit edilen diğer suçların şüphelisi olduğunun değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır.”

‘AZMETTİRİCİ OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MAKUL’

6-8 Ekim olaylarına dair de hatırlatmada bulunan Bakanlık, “6-7-8 Ekim 2014 olaylarının vahameti göz önüne alındığında başvurucunun olayların olduğu dönemde HDP MYK üyesi olması münasebetiyle bu olayların ve suçların azmettiricisi olarak değerlendirilmesinin makul olduğu değerlendirilmektedir” dedi.

‘İKİNCİ TUTUKLULUK SIRADA BEKLEDİĞİ İÇİN BAŞVURU YAPAMAZ’

Görüşünde, ikinci tutukluluk sırada beklediği ve infaz edilmediği için bireysel başvuruya konu edilemeyeceğini de ileri süren Bakanlık, tutuklamada ihlalin bulunmadığını belirterek, başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiğini kaydetti.

AV. GÜNGÖRDÜ: BÖYLE BİR HUKUKİ MUÜESSESE YOK

Kararı Artı Gerçek’e değerlendiren Yüksekdağ’ın avukatlarından Ezgi Güngördü, Adalet Bakakanlığı’nın hukuki dayanağı olmayan bir müessese yarattığını belirtti:

“Tutukluluğun infazının beklenmesi gibi bir hukuki müessese yok. Hükmün infazı beklenir ama tutukluğun infazı beklenmez. Ne CMK’da ne TCK’da usulen olmayan, hukuki dayanağı olmayan bir müessesse yaratmış Bakanlık.”

Güngördü, Adalet Bakanlığı’nın mükerrer yargılamayı kabul etmemesine ilişkin ise şunları söyledi: “Her iki dosya da 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili. Dosyalarda farklı olan şey suç isnatlarıdır. İki dosyanın bağlantılı olduğu kesinleşmiş durumda. Bakanlık bunu bu şekilde ifade etmekten kaçındığı için, ‘evet 6-7-8 Ekim olaylarıyla ilgilidir, fakat ikinci tutuklulukta suç isnatları farklıdır’ diyor.”

‘SUÇ İSNADI DEĞİŞMİŞSE YARGILAMA GENİŞLETİLİR’

Suç isnadının farklılaşması durumunda yeni bir soruşturma başlatma değil yargılamanın genişletilmesi yoluna gidilmesi gerektiğini vurgulayan Av. Güngördü, Yüksekdağ hakkında verilen ikinci tutuklama kararı için ‘hukuka uygun’ demesinin bakanlığın tarafsız olmadığını gösterdiğini sözlerine ekledi.

YÜKSEKDAĞ 83 YILA KADAR HAPİS İSTEMİYLE YARGILANIYOR

4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu bulunan HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, hali hazırda 6-8 Ekim olayları nedeniyle "Örgüt yöneticiliği", "Örgüt propagandası yapmak", "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na Muhalefet", "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik", "Suç işlemeye tahrik" ve "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılamak” iddialarıyla yargılanıyor. 7 ayrı fezlekenin birleştirilmesinden oluşan dava dosyası kapsamında Yüksekdağ hakkında 30 yıldan 83 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Fezlekeler, Yüksekdağ’ın milletvekilliği döneminde yaptığı açıklamalardan oluşuyor.