Türkiye'nin Libya'da, Birleşmiş Milletler kararlarını hiçe sayarak, desteklediği Libya Ulusal Mutabakat hükümetine bağlı güçlere silah yardımında bulunduğu şüphesiyle bir geminin Akdeniz'de Almanya askerleri tarafından aranması bugün Almanya Parlamentosu'nda hararetli bir şekilde tartışıldı.

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer bugün Federal Meclis Genel Kurulu'nda düzenlenen oturumda, milletvekillerinin Türkiye ile Doğu Akdeniz'de yaşanan gerilim hakkındaki sorularını yanıtladı.

ARAMA EMRİ İÇİN TEŞEKKÜR ETTİ

Deutsche Welle Türkçe'nin aktardığına göre oturumda söz alan Yeşiller Partili Tobias Lindner, sorusunu yöneltmeden önce Savunma Bakanı'na teşekkür etti. "Sayın Bakan, Alman askerlerinin görevlerini yerine getirdiklerini söyleyerek onları korumaya aldığınız için öncelikle size teşekkür ediyorum" diyen Lindner, daha sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın gemideki arama girişimini "saldırı" olarak nitelendirdiği bugünkü AKP grup toplantısı konuşmasına atıfta bulundu. "Şimdi de Alman askerlerinin tacizinden söz ediyor" diyen Lindner, Kramp-Karrenbauer'e, "Siz Türkiye'nin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'nin arama izni vermediği ilk olay bu değil. Sizce Libya'ya silah ambargosunun bu şekilde baypas edilmesinin ne tür sonuçları olmalı?" sorusunu yöneltti.

ARAMA KARARI AVRUPA KOMUTA MERKEZİNDE ALINDI

Savunma Bakanı Kramp-Karrenbauer de soruyu yanıtlarken AB'nin İrini misyonunun temel hedefinin BM'nin Libya'ya silah ambargosunun denetlenmesi olduğuna vurgu yaparak "Avrupa'nın bu misyonun özellikle Türkiye tarafından sürekli olarak eleştirilmesi yeni bir durum teşkil etmiyor. Bu bizim harekatımızı yürüttüğümüz koşulların çerçevesini oluşturuyor" dedi. Kramp-Karrenbauer'in, gemide arama yapma girişiminin, İrini misyonunun Avrupa komutası tarafından alınan bir karar uyarınca yapıldığını ve kararın Alman fırkateyninde değil, ilgili komuta merkezlerinde alındığına vurgu yapması ise dikkat çekti.

Türkiye'nin "taciz" suçlaması konusunda ise Alman Bakan, "Tüm ilgili birimler bize Alman askerlerinin misyonun öngördüğü çerçevede ve en azami ölçüde doğru hareket ettiklerini yeniden teyit ettiler. Şayet bu konstelasyonda bir değişiklik isteniyorsa o vakit bunun Avrupa zemininde misyon belirlenirken yapılması gerekiyor. Biz gemi ve askerlerimizle mevcut çerçeve koşullarına uymakla yükümlüyüz" diye konuştu.

'TÜRKİYE İRİNİ MİSYONUNDAN BAŞINDAN BERİ RAHATSIZ DUYUYOR'

Alman Bakan, Türkiye'nin başından itibaren İrini misyonunundan rahatsızlık duyduğunu, bunun Türkiye'yi hedef alan bir misyon olarak algıladığına dikkat çekerek sözlerini "Ama bu doğru değil. Bu misyon, Türkiye'yi hedef almıyor. Bu misyonun amacı silah ambargosunun uygulanmasını sağlamak. Konunun özüne ilişkin tartışma AB ile Türkiye arasında ele alınmaya devam edilecek" şeklinde sürdürdü.

Bu olayda kendisini en çok rahatsız eden şeyin ise askerlerin siyasi suçlamalara maruz kalması olduğunu vurgulayan Kramp-Karrenbauer, "Ama şunu da açıkça ifade etmek istiyorum, beni asıl rahatsız eden, görevlerini yaptıkları için askerlerin siyasi bir çapraz ateşin ortasında kalmalarıdır. Bu nedenle mevcut durumun, bugüne kadar yapıldığından çok daha net bir şekilde AB tarafından açıkça ortaya konulmasını arzu ediyorum" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE BAŞETMEK ZORUNDA OLDUĞUMUZ BİR PARTNER'

Oturumda, Yeşiller Partili Jürgen Trittin de söz aldı. Türkiye'nin Libya, Dağlık Karabağ ve Doğu Akdeniz politikalarını sert bir dille eleştiren Trittin, "Türkiye'nin tüm bu yaptıklarından sonra, federal hükümet 10 Aralık'ta yapılacak AB zirvesinde yaptırımlara uyguladığı blokajını kaldıracak mı?" sorusunu yöneltti.

Kramp-Karrenbauer de bu konuda henüz bir karar alınmadığını, konunun hükümet içerisinde görüşüleceğine dikkat çekerek "Tüm bu söyledikleriniz, Türkiye'nin bizim için NATO'da çok zor bir partner olduğunu gözler önüne seriyor. Ama Türkiye bir NATO partneri. Bu baş etmek zorunda olduğumuz bir realite" yanıtını verdi.

Türkiye'nin hem dış politikada hem de iç politikada aldığı kararlardan ötürü son derece zor bir partner olduğunu ifade eden Kramp-Karrenbauer, sözlerine "Türkiye NATO partnerimiz ve birlikte görev yaptığımız misyonlardaki Türk askerleri güvenilir müttefikler. Bir de Türkiye'nin NATO müttefiki olmadığı bir durumu düşünelim. İşte o durumda Türkiye'ye etkide bulunabileceğimiz, diyalog için elimizde kalan tek imkanı da kaybetmiş oluruz. Bu nedenle bu zorlu süreçle baş etmek zorundayız. Evet bu hiç de kolay değil ama bu güçlüğü göğüslemek zorundayız" şeklinde devam etti.

'NEDEN HALA SİLAH SATIYORSUNUZ?'

Oturumda Almanya'nın Türkiye'ye silah ihracatı da gündeme geldi. Sol Partili Heike Haensel, "Türkiye sizden silah alıyor sonra gidip Libya açıklarında gemilerde silah arıyorsunuz. Bu absürt bir tiyatro" diyerek Savunma Bakanı'na Türkiye'nin gerilimi tırmandıran hamlelerine rağmen neden halen silah ambargosu uygulamadığını sordu.

Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer, bu soruyu "Öncelikle şunu ifade etmeme izin verin: Türkiye'nin kullandığı üsluptan bağımsız olarak, her ülkenin bayrağını taşıyan gemide denetim yapılmasına itiraz etme hakkı var. Türkiye, öngörülen sürenin dışında olmakla birlikte bu hakkını kullandı. Bu prosedürler nedeniyle yaşandı, başka ülkelerle de benzer durumlar yaşadık. Ama Türkiye'ye yapıldığından sözettiğiniz ihracat onayları çok uzun süre önce verilmiş olanlar. Türkiye'ye ihracatın şu anda devam ettiği konusunda ben bilgi sahibi değilim" şeklinde yanıtladı.