İldeki pandemi yönetimine ilişkin uyarılarda bulunan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi, aktifa vaka sayısının 50 binin üzerinde olduğuna ve kliniklerin dolduğuna işaret etti. SES'ten yapılan açıklamada,  "Düşürülemeyen vaka sayıları sağlık alt yapısında kaosa neden olmaktadır" denildi.

SES Ankara Şubesi, engellenmeyen Covid-19 vaka sayısındaki artışa ilişkin sağlık alt yapısında yaşanacak sorunlara dikkat çekti. Yazılı bir açıklama yapan SES Ankara Şubesi, filyasyon konusundaki eksiklere de değindi.

Ankara’da günlük vaka sayısı 5 bin 100-5 bin 200 dolaylarında olup aktif vaka sayısının 50 binin üzerine çıktığını söyleyen SES, "Ankara ilinde haftalık vaka artış oranı yüzde 27 olarak gerçekleşmiştir. Ankara ilinin Türkiye içindeki payı artarak devam etmektedir. Günlük temaslılarla birlikte filyasyon kapsamındaki kişi sayısı 17 bin dolaylarındadır. Günlük filyasyon ekibi başına 65-75 vaka düşmektedir. Nitelikli ve etkili bir filyasyon için en fazla 15-20 aralığında vakaya hizmet edilmesi gerekirken bu sayılar ile filyasyon yapılması mümkün olmamaktadır" dedi.

HASTANELERDE SON DURUM: KLİNİKLER DOLMUŞ DURUMDA

SES, hastanelerdeki son duruma ilişkin şunları kaydetti:

"Hasta ölüm oranı yüzde 10’nun üstünde gerçekleşmektedir. Hastalar daha ağır tablolarla hastanelere başvurmakta daha uzun kalmakta ve hastane başvuranlarında ölüm oranı daha da artmaktadır. Ankara ilinin pandemi mücadelesinde tedavi yükünü karşılayan Şehir Hastaneleri, Dışkapı EAH, Ankara EAH-Zekai Tahir, Gülhane EAH, Yenimahalle EAH, 29 Mayıs DH, Gazi DH, Sincan DH başta olmak üzere covid hastalarına ayrılan klinikler dolmuş durumdadır. Kapatılan Numune, Dışkapı Çocuk, Zekai Tahir yerleşkesinde servisler açılması, Gülhane EAH yeni binaya geçmesi nedeniyle kapatılan eski kliniklerinde yeni servisler açılması ve Şehir Hastaneleri ve diğer hastanelerde ek yataklar açılması ile sorun giderilmeye çalışılmaktadır.

'PLANLAMA YAPILMADAN KAOSUN İÇERİSİNE DAHİL EDİLDİ'

Üniversite hastaneleri ise yeni pandemi sürecine ilişkin çalışma düzenleri ayarlanmadan, planlama yapılmadan bu kaosun içerisine girmiş durumdadır. Üniversite hastaneleri aynı yoğunlukta covid dışı hastalara hizmet verirken, ek servislerini ve yataklarını covid hastalarına ayırmak zorunda kalmaktadır. Ankara Üniversitesi’nde her geçen dönem yeni bir kat daha covid hastalarına ayrılırken, Hacettepe Üniversitesi’nde çocuk hastanesi dolmuş erişkin bölümünde 2 covid yoğun bakım, dört servis açılmıştır.

Kapatılan hastaneler ve boşaltılan kliniklerin yeniden yoğun bakım yataklarına dönüştürülmesi, faal hastanelerde ise artırımlı yatak ile pandemiyle mücadele edilmediği çokça tecrübe edilmiştir. Bu politikalarla ölümleri gizlemiş ya da başarı algısı kendinizce sağlayabilmiş olabilirsiniz, ancak biz önlenebilir ölümlerin sorumlusunun bütünlüklü ve katılımcı mücadele programlarını uygulamamış olan sizlerden kaynaklı olduğunu biliyoruz.

Pandemi ile mücadelenin hastane kapısına girişle başladığını düşünenler hasta yatağı artırımına odaklansa da hastalar açtığınız yatakların misli sayısı ile hastanelere başvurmaktadır. Bazı hastaların bu süreçte daha hastaneye yatışı gerçekleşmeden vefat haberleri ise yataklı tedavi kurumlarındaki kaosu ortaya koymaktadır. Bu dönem hastalar daha ağır tabloyla hastaneye gelmekte ve daha uzun süre yatışı gerçekleşmektedir. Hastaneye başvurular da ortalama kalış gün süresi de artmıştır. Bu mevcut yatakların dolmasına ve daha fazla yatağa ihtiyaç duyulmasına neden olmaktadır."

SAĞLIKÇILARIN TALEPLERİ

Sağlık emekçilerinin açıklamasında, pandemiyle mücadelede yaşanan sorunlara ilişkin şu tespitler ve taleplere yer verildi:

-Sağlık emekçileri, çokça tekrarladığımız tükenmişlik duygusunun yanı sıra değersizleştirilme ile karşı karşıya kalmıştır

-Bir an önce sağlık emekçilerinin dinlenme, beslenme, ulaşım, ücret gibi mali, özlük ve demokratik talepleri karşılanmalıdır.

-Dönüşümlü çalışmadan yararlanmayan sağlık emekçileri sağlık ve güvenli gelecek taleplerinden taviz vermek ve bedel ödemek istememektedir,

-Bir yıldan uzun süredir sağlık emekçileri plansızlık ve atılmayan adımlar nedeniyle aile yaşantılarında sorun yaşamakta, özellikle kadın sağlık emekçileri çalışma alanları ve ev içinde artan bakım emeği ve eğitim emeği yükü altında ezilme noktasına gelmiştir.

-Yoğun ve uzun çalışma saatleri ve stres sağlık emekçilerinin ruh sağlığına, sosyal ilişkilerine ve aile birliğine zarar vermektedir.

-Son dönemde sağlık emekçilerinin aşı olmalarına rağmen hastalığı ağır geçirmeleri, ek tedbirlerin alınması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Pandeminin yaygınlaştığı ve sıkça Sağlık Bakanlığının ifade ettiği ev içi bulaş durumu ortadayken, sağlık emekçilerinin aileleri de bir an önce aşılanmalıdır.

- Sağlık emekçileri iktidardan bu tükenmişlik halinin farkındalığını beklerken Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan kronik hastalığı olan, engelli olan ve 10 yaş altı çocuğu olan çalışanlar dönüşümlü çalışma ya da idari izinli sayılması düzenlemesi dışında tutulmuştur. Bu durumu alandaki sağlık emekçisi eksiğine bağlayanlar ise istihdam sayısında artışa yönelik yeni sağlık emekçisi istihdamına ve KHK ile ihraç olan sağlık emekçilerinin işe başlatılmalarına engel olmaktadır.

FİLYASYONA İLİŞKİN

Pandemi ile mücadele etkin filyasyonla mümkün olacaktır. Filyasyon kapsamında bir an önce;

- Filyasyon ekip sayısı arttırılmalı, çalışma saatleri düşürülmeli, görevlendirmeler gönüllülük temel alınmalıdır. Bir yıldır filyasyonda görevli arkadaşlarımızın tükenmişlik hali göz önünde bulundurularak görev süreleri kendi istekleri dışında uzatılmamalıdır. Görevlendirmeler rotasyona uygun adil, şeffaf şekilde yapılmalı, zorla çalıştırma dayatmalarından vaz geçilmelidir,

- Salgında bir yılı geçirmemize rağmen filyasyonda görevlendirilecek sağlık emekçilerinin bu alanın iş tanımına uygun meslekler ve yeterli istihdamla güçlendirilmediği görülmüştür. Filyasyon büyük oranda diş hekimleri ve ağız diş sağlığı merkezi çalışanlarınca yürütülmektedir. Bir an önce filyasyon hizmetlerini nitelikli sunacak sağlık emekçilerinin işe alınması gerekmektedir.

- Filyasyon hizmetinin zamanında, nitelikli ve bilimsel ilkelere uygun sunulmaması, yaygınlaşması muhtemel şiddet olaylarına neden olacaktır.

- Artan vakalar ve atılan normalleşme adımları nedeniyle tekrar tekrar tırmanışa geçen vakalar nedeniyle yaptıkları işe olan inançları kaybolmuş durumda olan filyasyon ekiplerinin motivasyon eksikliğinin en büyük nedeni bilimden uzak yaklaşımlardır. Bir an önce bilimsel ilkelere uygun planlamaya geçilmelidir. Bilimselliği tartışmalı tedavi yöntemleri kullanılmasından vaz geçilmelidir,

- Filyasyon kapsamında artan vaka ve temaslılar için Aile Sağlığı Merkezleri iletişim merkezi olarak görülmesi uygulamasından vaz geçilmelidir. Ankara ilinde daha yaygın test yapılması gerekmektedir. Bazı laboratuvarlar da test pozitif oranı yüzde 40’lara yaklaşmıştır.”