Başkentte Ortaköy Mezarlığı'nda görev yapan ve kamu görevlisi olması sebebiyle haberde isminin gizli kalmasını isteyen bir yetkili, Kasım ayı itibarıyla Ankara'da her gün yaklaşık 50 kişinin Coronavirus (Covid-19) nedeniyle hayatını kaybettiğini, bu sayının Mart-Nisan aylarının çok üstünde olduğunu açıkladı. Yetkili, salgın başladığından bu yana Ortaköy Mezarlığı'na Covid-19 kaynaklı hayatını kaybeden 950 kişinin defnedildiğini aktardı.

Covid-19 salgını başladığında Ankara'da Corona kaynaklı ölümlerin defni için İl Hıfzıssıhha Kurulu tarafından belirlenen Ortaköy Mezarlığı, artık zorunlu değil. Kentteki diğer mezarlıklarda da artık bu tür definler gerçekleştirilmeye başlandı. Covid-19 sebebiyle kaybettikleri yakınlarının mezarı başında konuşan yurttaşlar, karantinada oldukları için yakınlarının cenazesine katılamadıklarını belirterek yas tutuyor.

ABB YETKİLİLERİ: ÖLÜ SAYISINDA ARTIŞ VAR

Ankara İl Hıfzıssıhha Kurulu'nun salgın başında aldığı karara göre, Covid-19 sebebiyle hayatını kaybedenlerin Ankara Ortaköy Mezarlığı'na defnedilmesi gerekiyor.

BBC Türkçe'den Fundanur Öztürk’ün haberine göre Karşıyaka ve Ortaköy mezarlıklarında konuştuğu kaynaklar ise özellikle son iki aydır Covid-19 defin işlerinde ‘esnekliğe’ gidildiğini ve cenazelerin Ortaköy Mezarlığı dışında diğer mezarlıklara da defnedilebildiğini söylüyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Valiliği yetkilileri de vatandaşların mükerrer defin ya da diğer talepleri halinde Covid-19 kaynaklı cenazelerin kentteki herhangi bir mezarlığa defnedilebildiğini doğruladı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, kentte artan vaka ve ölüm sayısından dolayı yoğunluk yaşandığını ancak "ekip sayısı yeterli olduğu için" herhangi bir sorun yaşanmadığını aktardı.

ORTAKÖY MEZARLIĞINDA GÖREV YAPAN BİR YETKİLİ: ANKARA’DA HER GÜN 50 KİŞİ COVİD-19’DAN ÖLÜYOR

Ortaköy Mezarlığı'nda görev yapan ve kamu görevlisi olması sebebiyle haberde isminin gizli kalmasını isteyen bir yetkili Kasım ayı itibarıyla Ankara'da her gün yaklaşık 50 kişinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini, bu sayının Mart-Nisan aylarının çok üstünde olduğunu belirterek, salgın başladığından bu yana Ortaköy Mezarlığı'na Covid-19 kaynaklı hayatını kaybeden 950 kişinin defnedildiğini aktardı.

Ortaköy Mezarlığı'nda Covid-19 kaynaklı ölümler için ayrılmış özel bir alan bulunuyor ancak yetkili son iki aydır uygulamada "esnekliğe" gidildiğini ve isteyen vatandaşların cenazesini kentteki başka bir mezarlığa götürebildiğini söyledi. Bir ay öncesine dek Ankara'da Covid-19 kaynaklı hayatını kaybedenlerin tamamının sadece Ortaköy Mezarlığı'nda yıkandığını ifade eden yetkili, son bir aydır hastanelerde de yıkama işleminin yapıldığını aktardı.

PERSONELLERE DÜZENLİ OLARAK TEST YAPILIYOR

Yıkama işlemini yapan personellerin ise düzenli olarak test verdiğini ve salgın başından bu yana hiçbir personelin pozitif olmadığını belirtti.

MEZARLIK YETKİLİSİ: COVİD DEĞİL ‘BULAŞICI HASTALIK’ YAZILARAK ÖLÜMLER GİZLENİYOR

Yetkili, hastanelerde ölüm sebebinin "Covid-19 değil bulaşıcı hastalık" olarak yazılabildiğini ve bunun Covid-19 kaynaklı ölümleri gizlemekte bir ‘kaçış noktası’ olduğunu ifade ederek şöyle dedi:

“Vatandaşın ölüm sebebi belgesinde Covid-19 değil bulaşıcı hastalık yazıyor ama ailesi gelip aslında Covid-19'dan öldüğünü söylüyor. Böyle durumlarda burada cenazeyle ilgilenen personel riske atılmış alıyor ama biz aileden bu bilgiyi alır almaz ilgili personeli uyarıyoruz."

‘EŞİMİN ZOR ANINDA YANINDA OLAMADIM, CENAZESİNE GİDEMEDİM’

Covid-19 sebebiyle yakınını kaybedenlerin çoğu ise, kendisi de pozitif olduğu ve karantinada bulunduğu için yakınının cenazesine gidemedi.

Haberde isminin yer almasını istemeyen bir yurttaş karısının Ortaköy Mezarlığı'ndaki kabrinin başında onun ölümüne hala inanamadığını ve cenazesinde bile bulunmadığını şöyle anlattı: "Hastanede test yaptılar, Covid dediler, ambulans çağırdılar. Her şey bir anda oldu, ne olduğumuzu anlayamadık. Beş gün içerisinde, 3 Ağustos'ta kaybettik. Bu süre içinde ona ulaşamadım, telefon edemedim, halini hatırını bile soramadım.”

 “Oğlum ve ben, eşim hastaneye kaldırıldıktan hemen sonra karantinaya alındık. Eşimin zor anında yanında olamadım, en çok da bu zaten…” diyerek ağlayan yurttaş şunları anlattı: “Cenazesine gelemedik. Eş dost, beş altı kişi, karımı buraya koydular gittiler işte. Mezarının nerede olduğunu bile bilmiyordum. Karantina süresi bittikten sonra geldik, elimdeki mezar numarasından bulduk.”

‘ÖLDÜĞÜNE İNANAMADIK’

Covid-19 sebebiyle Ekim ayında babasını kaybeden ve haberde isminin gizli kalmasını isteyen bir kadın da, babasının önce Covid-19 kliniğine, ardından yoğun bakıma kaldırıldığını söyledi. 49 yaşındaki babasının herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunmadığını ve ölümünün kendileri için hiç beklenmedik olduğunu dile getirdi.
Ortaköy Mezarlığı'nda, babasının hastaneye kaldırılmasından sonra annesi ve kardeşinin de semptom gösterdiğini anlatan kadın, babası hastanede tedavi görürken kendilerinin de evde karantinada olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Ev içerisinde sık bir araya gelmiyorduk. Ben yemekleri hazırlıyordum ama ayrı ayrı yiyorduk. Koridorda karşılaşıyorduk, arkamı döndüğüm zaman kendimi balkona atıp ağlıyordum. Babamın iyi olacağı inancı vardı içimizde. İyi habere inanmak istiyorduk. Karantinada olduğumuz için doğrudan ilgilenemiyorduk, amcam ilgileniyordu. Son günlerinde doğrudan iletişim kuramamak çok zor geldi, çünkü ölümünü hiç beklemiyorduk."

'BABAM GİTTİ...'

"Saat 06:30'da vefat haberini aldık. Yakınlarımız haber vermeye evimize geldi. Gözlerine bakıyorsun, ‘öyle bir şey yok’ desinler, ‘şaka’ desinler, ‘iyileşti’ desinler... Olmadı. Ben hâlâ o kelimeyi kullanamıyorum. “Babam gitti” diyebiliyorum sadece. Kimse desteğini esirgemedi ama normal yaşantıya döndüğünüzde, arabanın aküsü bitiyor, “Babama sorayım” diyorsun ama babanı bulamıyorsun.

Annem başlarda inkâr etti ama daha sonra 'Çocuklarım için ayakta durmalıyım' diye düşünmeye başladı. Ben de 17 yaşındaki kardeşim ve annem için ayakta durmalıyım diyorum. Başka hiçbir planım yok, hiçbir şeyin anlamı yok. Hiçbir rahatsızlığı yokken, genç olduğu için atlatacağını düşünürken böyle bir kayıp bizi çok zorladı. Dün pazar kahvaltısında oturduk ağladık. Pazar kahvaltısını beraber yapardık.”

Babasıyla en son yoğun bakıma nakledildiği gün konuşabildiğini belirten yurttaş şunları anlattı: “Yoğun bakımdan sonra iletişim güçleşti. Doktorlar sadece Pazartesi ve Cuma günleri bilgi verdi. İster istemez orada çalışan görevlilerden bilgi almaya çalıştık ama onlara da hastalarla ilgili bilgi paylaşırsanız hakkınızda işlem başlatırız demişler. Bilgi çıkışı kesinlikle yasaktı.

Babamın durumuyla ilgili her aradığımızda 'orta düzey, stabil' dediler ama durum öyle değilmiş, sonradan epikriz raporunda durumunun iyiden çok kötüye doğru kademeli olarak gittiği yazılmış. Bize sadece oksijen tedavisi uyguladıklarını söylediler ama pek çok takviye ilaç kullanılmış.”