Tezcan KARAKUŞ CANDAN


ARTI GERÇEK- Hangi taşı kaldırsanız altından mutlaka rant ilişkileri çıkıyor. Kent ve rant ilişkileri her düzeyde, her aşamada devam ediyor. Sedat Peker'in açıklamalarıyla birlikte, bunun yargı ayağına ilişkin iddialarıyla birlikte kentsel rantın nasıl bir ilişkiler ağı içerisinde olduğunu gösteriyor.  

Öte yandan Ankara'da, Ankara'nın en büyük rant ilişkilerinin organizasyonu yapılacak. Keçiören'de yaklaşık 15 milyon metrekarelik alanda bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşümde halkın şu ana kadar biriktirdiği bütün mal varlığını bir şekliyle "kentsel dönüşüm" adı altında ama kentsel dönüşüm ilan edilmeden el koyulmaya çalışıyor. Halka bir veriliyor, sermayeye üç veriliyor. Yani halkın bugüne kadar biriktirdiği değerler üzerinden bir rant organizasyonu yürütülmeye çalışılıyor ve bu konuda meslek odalarının, Mimarlar Odası'nın, Şehir Plancılar Odası'nın davaları devam ediyor. 

Keçiören'de herhalde Ankara'da bu kadar büyüklükte görülmemiş bir alanda bir dönüşüm yaşanıyor, aslında bir yıkım yaşanıyor. Parseller birleştirilerek 16 katlı yapılaşmayla birlikte halka ve mülkiyet sahiplerine bir, sermayeye üç ve büyük iş merkezleri ile alışveriş merkezleriyle birlikte Keçiören kent merkezinin yüzde 20'sini kapsayacak bir alanda çok büyük bir rant organizasyonu yapılıyor, bir peşkeş çekiliyor. Bunu yargı sürecine taşıyoruz etap etap. 

Tabii ki bütün bunların arka planında neler var, nasıl bir ilişkiler ağıyla bunlar örülüyor, firmalar kim, nasıl el değiştirmeler yaşanıyor? Bütün bunlara dair aslında buzdağının görünmeyen yüzüne ilişkin bilgiler, muhtemelen önümüzdeki günlerde daha açık ve net bir şekilde ortaya çıkacaktır. 

Sedat Peker'in en son videosunda gündeme gelen Togo İkiz Kuleleri de Ankara'nın en büyük kent suçlarından bir tanesiydi ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak Togo İkiz Kuleleri'nin 20 bin metrekareye inşaat yapılması gerekirken 120 bin metrekareye yapılmasını yargıya taşımıştık. Yargı bizim lehimize karar verdi ve sonrasında da Büyükşehir Belediyesi'ne "Burayı mühürleyin" dedik. Mühürlemediler ve mühürlememe sürecini de yargıya taşımıştık. Yargı yine bizim lehimize karar vermişti.

Ama bu aşamada Büyükşehir Belediyesi önce istinafa başvurdu, sonra istinaftan feragat etti. Mimarlar Odası da istinafa başvurdu, bu aşamada Sinan Aygün, hatırlarsınız belki o tartışmaları, ne demişti? "Bunu istinafa götürün, ben gereğini yaparım" demişti. O istinafa gitti ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi, mimarlar Odası Ankara Şubesi'nin Togo İkiz Kuleleri'nin ruhsatıyla ilgili dava açma ehliyeti olmadığını ifade ederek Sinan Aygün'ü haklı çıkardı. 

Şimdi, "Sedat Peker'le bunun alakası ne?" derseniz, aslında Sedat Peker, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin yargı süreçlerine dair söylemlerini de dile getirmişti. Sonrasında da kamuoyuna Togo İkiz Kuleleri'nin yüklenici firmasıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin doğum günü kutlamaları ve görselleri basına ve kamuoyuna yansımıştı. 

Bunun üzerine Mimarlar Odası Ankara Şubesi, dava açma ehliyetini Anayasadan almış bir örgüt olarak "Togo İkiz Kuleleri'nde dava açma ehliyeti yoktur" diyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin Başkanı Esat Toklu'yu, Hakimler Savcılar Kurulu'na şikayet ettik. Çünkü bu süreçte davalı kişilerle, onların taraflarıyla birlikte bir arada görüntüler vererek, doğum günü kutlamalarına katılarak bizim davamızın Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nden nasıl dönüş yaptığının araştırılması için...

Evet, kent ve rant ilişkileri her taşın altından çıkıyor. Sedat Peker'in videolarından çıkıyor, belediye meclis kararlarından çıkıyor, koruma kurulu kararlarından çıkıyor. Muhtemelen önümüzdeki süreçlerde bu rantın arkasındaki ilişkiler de gün yüzüne çıkacak ve biz de o güne kadar mücadeleye devam edeceğiz.