ARTI GERÇEK- Ege ve Akdeniz coğrafyasındaki uygarlıklara ait kentler ve o kentlere ait “At” imgelerinin izini süren Kamil Fırat’ın, bir kısmı müzelerde, bir kısmı ise çalınıp saklandıkları karanlık dehlizlerde, birbirinden koparılmış parçaları bir araya getirdiği kapsamlı foto-metin çalışması kentlerin hikâyelerini anlatmayı da başarıyor.

Bu coğrafyada hüküm süren tüm medeniyetlerin ortak paydası olan “At” üzerine çalışmanın, uygarlık serüveni üzerine düşünmek olduğunu belirten Kamil Fırat'ın yaklaşımınına göre “İnsanın yarattığı uygarlıkların, en büyük tanığı da “At”tır.

Atlar bazen mermere işlenmiş devasa bir heykel bazen de küçücük bir pişmiş toprak heykelcik olarak karşımıza çıkıyorlar. Atlar bazen bir lahit yüzeyindeki rölyefin bir parçasıyken bazen de bir tapınağın dört bir tarafını kuşatan alınlıklarda yer alıyorlar. Atları motif olarak bir paranın üzerinde, bir yağ kandilinde, bir freskte, bir vazo üstü resminde de görebiliyoruz. Bazen de insna yaşamının bir parçası olarak gerçek bir atın kafatası olarak da karşımıza çıkar. Kamil Fırat, binlerce yılın insanlık serüvenine tanıklık eden atlar, insan tarafından bugünlere taşınan “sanat yapıtları”na dönüştürülmüşler.”

Anadolu coğrafyası karşısında, hayranlık duyan ve ondan etkilenen her insanın, bu zenginliği fakirleştirme çabasına ortak olmamak için, herkesin elinden geleni yapması gerektiğini düşünen Kamil Fırat, “O kentler ki; sokaklarında kent aidiyetlerinin tutkuyla yaşandığı ve en güzeli; aradan binlerce yıl geçmiş olmasına karşın, insanlık adına birikmiş olanlarının ipuçları, “kendilerine” terkedilmiş olan bu kentlerde “görmek isteyenin gördüğü” büyüyü koruyor. O günlerden arda kalan en küçük parça bile, içinde bilgi ve daha da önemlisi, o günün duygusunu bugüne taşıyor...” görüşünü dile getiriyor.

2017 yılında Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde sergilenmiş olan bir fotoğraf/metin çalışması olan 'Atlar ve Kentler' korona günlerinde insanların gidemedikleri kentleri, fotoğraf/film diline dönüştürülmüş bir anlatımla, o kentlerin ruhunda saklı olan metinlerle destekleyerek o kentlerin zihinlerde yeni bir bakış sağlamayı hedeflemektedir.

İlk etap da Ege ve Akdeniz uygarlıklarına ait 25 kentin hazırlanacak  hikayesi Haziran sonunda tamamlanmış olacak.