Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 'Dilini koparırız' diyerek hedef alınan sanatçı Sezen Aksu'ya destek büyürken, sosyal medyada ilginç bir anı paylaşıldı.

Gökay Çalışkan adlı kullanıcı, "Madem konu Sezen Aksu , toplanın da size bu fotoğrafın hikayesini anlatayım" diyerek şunları anlattı:

Yıl 2007 11 Eylül usta birliği askerlik görevimi yapmak üzere İstanbul'dan Tunceli'ye gideceğim.3-5 araba yola çıktık Atatürk Havalimanı'na gitmek için. Çobançeşme Fidanlık sapağından havalimanına doğru döndük. Arabada Sezen dinliyoruz. Bahane albümü. CD kapağı da ön konsol uzerinde duruyor. Işıklara dogru gelirken bir Vip jip farkettim. Arka koltukta oturan teyze kızıma "O aracın plakası VBL 81 mi?" diye sordum. "Evet " dedi. Babama hemen o araca yanaşmasını söyledim. Çünkü o araç Sezen'e aitti.

Araca yanaştık, ön tarafta koruması vardı. Sezen'in albümü gosterip, el falan salladık. Sezen orada mı? gibi şeylersöyledik, bağırdık cağırdık ya anlamadı ya da anlamazdan geldi. O sırada şoför ve korumanın arasından Sezen belirdi bize el salladı, öpücuk atti. Belli ki o fark etmiş çırpınışları. Sonra uzaklaştık.

Boyle guzel bir anıdir falan diye şoku atlatmaya çalışırken, aynı koruma bizim arabaya yanaştı ve sağa çekmemizi işaret etti. Şok olduk. Trafik gene durdu. Sezen'in aracı sağa çekmiş 50 metre falan ileride duruyordu. Biz gidemiyorduk ama. Dayanamadım indim arabadan. Arkamdan diğer araçtakiler de inmiş kavga var diye.

Sezen'in aracına geldigimde Sezen asağı inmis bizi bekliyordu. Gittim sarıldık. Adımı sordu. Söyledim. Yine sarıldık. Derken diğerleri geldi şok oldular tabii. Çünkü ben ciddi bir Sezen hayranıydım ve o gune kadar tek bir fotografim bile yoktu. Çünkü rahatsız etmek istemezdim hiçbir zaman. Hemen fotoğraf çektiler. Sezen gideceğim yeri sordu. Duyunca ağladı. Annemi sordu "tez zamanda kavuşun " dedi. Arabaya binerken " gitmem lazım uçak kaçıcak" dedi. Numaramı almasını istedi asistanından. Ben yanlış verdim heyecanla, oradakiler düzeltti. Ben hemen uzaklaştım ordan perişan olmuştum çünkü. Benden sonra biri araç içinde fotosunu çekmiş hala ağlıyordu.

Arabalara binince telefonuma mesaj geldi "Sezen Hanım gittiğiniz yere inince gittiğiniz yerden mesaj atmanizi istiyor" diye. Öyle de yaptim Malatya'ya inince uçak "haber verdim" çok sevindiğini yazan bir mesaj ve sonuna "Aslolan yaşamaktır" notu geldi. Tunceli'ye ulaşınca da haber vermemi istedi asistanı.

Tunceli merkeze ulaşınca görev yapacağım birliğin dağ bölüğü olduğunu telefonun çekmeyeceğini öğrendim. Sezen'e mesaj attım bu durumu, mesaj iletilir iletilmez aradılar. "Sezen seninle konuşmak istiyor" dediler. "Sen olmazsan bu hiçbir şeyin önemi yok unutma" dedi. "Dini inancin ne bilmiyorum ama her akşam 7 sağına 7 soluna ayetel kürsi okursan beladan uzak durursun " dedi. Oraya varınca bir şekilde haber vermemi, gerekirse mektup adresi iletmemi isteyip kapadık telefonu.

Bölükteyken de konuştuk 2 kez. Bizimkiler bu fotoğrafi ona yollamışlar. Sonra 2008 yılının Haziran ayında içinde şu sözler olan

"Memet bir türlü gitmiyor gözün gözümden
Hiç büyümemişsin,tanıdım çocuk yüzünden
Kan geldi kederden can özümden
Sen anacığını düşün, çok dikkat et!"

Deniz Yıldızı albümünü çıkardı. Sezenci arkadaşlar göndediler bu albümü bana. Onlar ve evdekilere göre biraz benden parça vardı burda. Bilemiyorum belki... Ama benim için müthiş bir tecrübeydi. İyi ki varsın Sezen Aksu.