“Adil yargılanma” talebiyle ölüm orucunda olan tutuklu avukatlar Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “hapishanede kalmaları uygun değildir” raporuna rağmen tahliye edilmeyerek, hastaneye kaldırıldı. Ölüm orucu eylemi 214’üncü gününe giren Timtik, Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde; 183 gündür ölüm orucunda olan Ünsal ise, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesi’nde tutuluyor.

Her geçen gün durumları ağırlaşan avukatların meslektaşları, talebin tedavi değil adil yargılanmak olduğuna dikkat çekerek, Timtik ve Ünsal’ın tahliye edilmesini istedi.

‘YALAN SÖYLEYEREK HASTANEYE KALDIRDILAR’

Timtik ve Ünsal’ın hem dava dosyalarını hem de sağlık durumlarını yakından takip eden avukatlardan Ceren Yılmaz, yetkililerin “ATK evraklarında eksiklik var” şeklinde yalan söyleyerek, Timtik ve Ünsal’ı hücrelerinden hastaneye götürdüklerini kaydetti. Meslektaşlarının her defasında yaptıkları açıklamalarda zorla müdahaleyi kabul etmediklerini belirtiklerini hatırlatan Yılmaz, “Hastanede de zorla müdahaleyi kabul etmediklerine dair evrak imzaladıklarını biliyoruz. Türkiye tarihi zorla müdahale ile sakat kalan, hayatını kaybeden insanlarla dolu. Bunun en yakın örneği Mustafa Koçak’tır. Mustafa’ya zorla müdahale edildi ve ilerleyen günlerde yaşamını yitirdi. Şu an içeride ne olduğunu bilmiyoruz. Mustafa’da da içeride ne olduğunu bilmiyorduk. Sonra Mustafa’ya işkence yapıldığını öğrendik. Şu anda meslektaşlarımızın içeride ne halde olduğunu bilmiyoruz. Bilgi alamıyoruz” sözleriyle yaşadıkları endişeye değindi.

‘YAŞAMLARI TEHLİKEDE’

Yılmaz, meslektaşlarının hastanelerde tutularak yaşamlarının tehlikeye atıldığına işaret ederek, Timtik’in bulunduğu hastanenin kimi kısımlarında çok yoğun Covid-19 önlemleri olduğu ve yoğun bir hasta giriş çıkışı olduğunu gözlemlediklerini söyledi. Ünsal’ın bulunduğu hastanenin de pandemi hastanesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti: “Hastanenin önünde bir Covid-19 kliniği var. Son derece yoğun bir hasta giriş çıkışı var. Meslektaşımız acil girişinden girilen, girişin 3’üncü katında bulunan bir bölmede tutuluyor. Bu sebeple endişelerimiz artıyor. Çünkü biz jandarmanın nasıl bir sağlık önlemi aldığını bilmiyoruz, kendisiyle görüşen doktorların nasıl bir sağlık önlemi aldığını bilmiyoruz.”

AV. ŞARALDI: BÜYÜK RİSK ALTINDALAR

Davanın takipçilerinden avukat Seda Şaraldı ise, hastanelerin bağışıklık sistemlerini ve vücut dirençlerini düşüren yerler olduğuna dikkati çekerek, bu durumun Timtik ve Ünsal’ın sağlık durumunu daha da etkileyeceğine vurgu yaptı. Şaraldı, “Hastanelere getirilmiş olmaları hastane enfeksiyonuna açık hale getiriyor. Bir yandan devam eden bir salgın var. Özellikle Aytaç Ünsal’ın tutulduğu hastanede açık bir Covid-19 polikliniği var. Hem salgın riski hem de enfeksiyon riski ikisi bakımından da ciddi bir tehdit. Sadece burada tutarak bile sağlıklarını daha büyük bir tehlikeye atmış oluyorlar” diye konuştu.

ZORLA MÜDAHALENİN SONUÇLARI

Timtik ve Ünsal’ın zorla müdahale tehdidi altında da olduğunu belirten Şaraldı, “Zorla müdahale, iradesi dışında vücutlarına serum takılması, zorla besleme yapılması şeklinde gerçekleşiyor. Daha önce zorla müdahaleye uğrayan tutuklular oldu. Zorla müdahalenin etkilerini bu insanların üzerinde gördük. Hafızasızlık, kendisini ve ailesini hatırlayamama, sakat kalma. Wernicke-Korsakoff Sendromu’na yakalanma gibi bir takım sonuçları var. Bunlar hayatları boyunca bedenleri üzerinde taşıdıkları izler oluyor” şeklinde konuştu.

‘ADALET TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNDİ’

Avukat Şaraldı, zorla müdahalenin direnme hakkına yönelik bir tehdit olduğunu, meslektaşlarının beslenmeyi reddederek adalet taleplerinin karşılanmasını istediklerini kaydetti. Şaraldı, mahkemenin adalet talebini görmezden geldiğine dikkat çekerek, ara karara yaptıkları itirazın ise henüz sonuçlanmadığını paylaştı. (MA)