AYM: Öcalan ve Cansız'ın kitaplarına el konulması ihlal



Artı Gerçek

Anayasa Mahkemesi 'düşünce ve ifade özgürlüğü' konusunda önemli bir karara imza attı.


Anayasa Mahkemesi (AYM), Abdullah Öcalan’ın "Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü" ile Sakine Cansız’ın "Hep Kavgaydı Yaşamım" isimli kitaplarının Adana F Tipi Cezaevi Eğitim Kurulu tarafından tutuklulara verilmemesini “ifade özgürlüğünün ihlali” olarak kabul etti.

Anayasa Mahkemesi (AYM), “düşünce ve ifade özgürlüğü” konusunda önemli bir karara imza attı. 2015 yılında Adana F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Cengiz Nergiz isimli tutukluya dışarıdan gönderilen PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın "Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü" isimli kitabı ile Paris'te öldürülen PKK kurucularından Sakine Cansız'ın hayatını konu alan "Hep Kavgaydı Yaşamım" isimli kitabının ikinci cildine, Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu tarafından el konularak, kendisine verilmedi.

Yasin Kobulan'ın Mezopotamya Ajansı'nda yer alan haberine göre Eğitim Kurulu, 12 Ocak 2015 tarihinde aldığı kararla 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 62. Maddesi'nin 3. Fıkrası uyarınca her iki kitabın tutukluya teslim edilmemesine karar verdi. "Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü" isimli kitap hakkında verilmiş toplatma kararlarını gerekçe gösteren Kurul, "Hep Kavgaydı Yaşamım" isimli kitap için ise "Örgütün amaçlarına ulaşması için koşulsuz itaat ve çalışmanın özendirildiği" iddiasını öne sürdü. 

Kurul kararında ayrıca, kitapların tutuklulara verilmesi halinde cezaevinde uygulandığı belirtilen "iyileştirme faaliyetleri"nin olumsuz etkileneceğini ve bu kitapların belli bir örgüt disiplini oluşturmak amacıyla örgütsel materyal olarak kullanılacağı da ileri sürüldü.

GEREKÇE: NİTELİKLİ OLMAMASI 

Avukatların Adana İnfaz Hakimliğine yaptığı itiraz başvurusu üzerine ise, kurul kararının kaldırılması yönünde karar verildi. Hakimlik kararına, toplatma kararının dosyada yer almaması ile kitaplarda kullanılan görsel ve yorumların cezaevi güvenliğini tehlikeye düşürecek nitelikte olmamasını gerekçe gösterdi. 

SAVCI’NIN İTİRAZINI AĞIR CEZA KABUL ETTİ

Adana İnfaz Hakimliği'nin kararına itiraz ise Adana Cumhuriyet Savcısı'ndan geldi. Savcılık tarafından Adana Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapılan itiraz kabul edilerek, “infazın ıslah edici amacını ortadan kaldıracağı” gerekçesiyle kitapların hükümlüye iade edilmemesi kararlaştırıldı.

"İLİŞKİ TAM OLARAK GÖSTERİLMELİ"

Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu kararı üzerine avukatlar, olayın yaşandığı dönemde tutuklu bulunan Cengiz Nergiz adına 16 Şubat 2015 günü Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) itirazda bulundu. Başvuruyu değerlendiren AYM, kitapların tutuklulara verilmemesini "ifade özgürlüğüne yönelik müdahale” olarak ele aldı. Bir yayının tümünün veya bir kısmının mahkuma verilmemesi şeklindeki kısıtlamanın mahkumun ıslahı ile bağlantısının var olması durumunda yayının içeriği ile mahkumun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarak gösterilmesi gerektiğini belirten AYM, "Mahpusa verilmeyen sürekli veya süresiz yayının cinsi, içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımlarının hangileri olduğu belirtilmeli ve mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylı analizi yapılmalıdır" dedi.

AYM, cezaevlerinde tutuklu olarak bulunan kişiler için tutukluluğun bir “tedbir” niteliğinde olduğunu ve ceza infazının söz konusu olmadığını vurgulayarak, mahkumun ıslahı ilgili bir gerekçe olamayacağını belirtti.

AYM, "İdare ve derece mahkemelerinin konu ile tamamen bağlantısız bir gerekçe ile itirazı reddettiği görülmektedir. Başka bir deyişle başvuruya konu kitap biçimindeki yazılı dökümanların başvurucuya verilmemesinin demokratik bir toplumda gerekli olduğu ilgili ve yerli bir gerekçe ile gösterebilmiş değildir.

Öte yandan sakıncalı olduğu kabul edilen ifadelerin yer aldığı bölümler çıkarılarak geri kalan kısmının başvurucuya teslim edilmesinin mümkün olup olmadığı da tartışılmamıştır. Sakıncalı kısımların yayından ayrılmasının mümkün olmadığı veya bu kısımlar çıkartıldığında geri kalan bölümün bir öneminin kalmadığı hallerde yayının tümünün mahpusa verilmemesi yoluna gidilirse de bu özel durumun da ilgili kararda gerekçelendirilmesi gerekir" dedi.

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ’ SAYILDI

Yapılan bu değerlendirmeler ile AYM, Anayasa'nın 26. Maddesi’nde güvence altına alınan “ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine” hükmetse de, ihlal kararının başvuruya konu yayınların başvurucuya verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılmaması, ilgili derece mahkemeleri, AYM kararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle yeniden yargılama yaparak, yargılamanın sonucuna göre bahse konu yayınların ya da bir kısmının başvurucuya verilmesine veya verilmemesine karar vermesini salık verdi.

AYM, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilir olduğuna belirterek, yeniden yargılama yapılmasına hükmetti. (MA)