DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Ankara İl Kongresi’nde konuştu. Babacan, geçtiğimiz günlerde asgari ücret ve döviz kurlarına ilişkin yaptığı açıklamada Turgut Özal'a işaret Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, "Özal nerede siz neredeniz. Adını anmayın. Erdoğan, Türkiye’yi basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 153. sıraya geriletti. Yaptığı bu hani ifade özgürlüğü? Gazetecilere davalar, cezalar, mobbingler, işten kovdurmalar Gazeteci arkadaşlardan aldığım rakam bu. 10 bin gazeteci Türkiye’de işten kovdurtulmuş durumda" sözleriyle yanıt verdi. 

Babacan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Bundan tam 1 sene önce bu salonda bu salonda büyük bir coşku ile bir aradaydık. O gün seçimlere girme hakkını elde ederek bir tarihi rekora imza atmıştık. Damla damla büyüdük, ülkemizin topraklarına can suyu olduk, 365 güne çok büyük işler sığdırdık. Türkiye siyasetinde bir ilke imza attık, eylem planları hazırladık. Bugün itibariyle tam 5 ayrı alanda eylem planımızı açıklamış durumdayız.

‘Evime ekmek götüremiyorum’ diyen insanların sesi olduk. Her gün değişen piyasa koşullarında ayakta kalmaya çalışan esnafın dert ortağı olduk. Mülakatlarda haksızlığa uğrayan, ‘İş bulamıyorum’ diyen gençlerin, zulme uğrayan binlerce KHK’lının yanından ayrılmadık.

Bir kabustan uyanırcasına hızlı çözülecek bu sorunlar endişeniz olmasın.

Bugünkü ülkeyi yönetenlerin kendi keyiflerine göre hakikatin çarpıtılmasına da izin vermeyiz. Bakın Erdoğan geçe hafta yine bir çarpıtma yaptı. Rahmetli Özal'ın yaptıklarını bile bilmiyor. Turgut Özal nasıl yapmıştı bunu be bir sor. Özal'ın adını dilinden düşürmüyor ama yaptıklarının tam zıttını yapıyor.

Şu son eylülden beri olan ekonomiyle ilgili uygulamalar gerçekten akıl alır gibi değil. Nas dedi, MB'de 3 kişiyi birden görevden aldı ve başladı MB'ye talimatlar yağdırmaya. Takmış kafayı Merkez Bankasına. Bakanların biri gidiyor biri geliyor. O bakanlar eskisi gibi değil, ne istenirse onu yapıyorlar.

Erdoğan lafta Özal diyor icraatta tam tersine gidiyor. Rahmetli bu günleri görse Erdoğan'ı sopayla kovalardı. Özal'ın inşa ettiği orta direği son zamanlarda yıktı. İşçi, çifti derken insanlar geliriyle geçinmekte zorlanıyor. TÜİK bile minareyi kılıfa sığdıramıyor. TÜİK bile bunu saklayamıyor. Zengin ve fakirin arasındaki farkın hızla arttığı bir ülke olduk. Bu ülkede gelir dağılımı bozuldu.

Sadece Merkez Bankası'na talimat verdim faizi düşürdüm demesi piyasanın ödediği faize baksın. Bilmiyor görmüyor. Görse de görmemezlikten geliyor.

'10 BİN GAZETECİ İŞTEN KOVDURTMUŞ'

Erdoğan' sesleniyorum Özal nerede siz neredeniz. Adını anmayın. Erdoğan, Türkiye'yi basın özgürlüğünde gerilere götürdü. 10 bin gazeteci işten kovdurtulmuş durumda. Koşan yazan kim varsa patrona telefon. Patronlardan diri duranlar var boynu bükük olan var.

Rahmetli Özal, hukuk yolunu tüketen vatandaşlarımız AİHM gidip haklarını savunsun diye yol açtı. 40 sene önceli ileri görüşlülüğe bakın.

İstediğin kadar swap anlaşmaları yap. Hikaye bunlar. Yapamayacak. Ekonominin temelinde güven var. Ağzıyla kuş tutsa beceremez.

'ÖZAL'IN ADINI AĞZINIZA ALMAYIN'

Rahmetli Özal'ın yaptıklarının farkında mı? Ama yaptığının tam tersini yapıyor Özal'ı bilmiyor. Özal'ı tanıyan bir isim vereceğim. İktidarın rotasını bilen Perinçek gayet iyi biliyor. Turgut Özal ne yaptıysa tam tersini yapın diyor. Bu ülkeye bir hayrı olmayan insan kalkmış Özal'a laf ediyor. Erdoğan'a sesleniyorum. Ortaklarınıza bakın. Kimle ortak olduğunuzun farkında mısınız? Siz 28 Şubatçılarla aynı gemidesiniz. O gemiden hayır gelmez. 28 Şubat mağdurlarıyla iş başına gelmediniz mi? Bir yanınızda krizlerin Başkanı Bahçeli diğer yandan Çin muhibbi Perinçek var. Özal'ın adını ağzınıza almayın.

Halkın içinden gelen bu insan aç insanlara nankör diyebilir mi? Hala Ankara Keçi Ören'deki o apartmanda otursa bunları diyebilir miydi? Devletin gücünü eline alan kişinin gücünün sınırlanması gerekiyor.

Türkiye'de hiçbir kadın giyimi nedeniyle baskıya maruz kalmayacak. Kadınların sokaklarda mücadele ederek kazandığı haklara kimse göz dikemeyecek. Türkiye'de yaşayan hiçbir kadının yaşam tarzına karışamaz. Böyle bir hakkı yok kimsenin. Burayı özgürlüklerin ülkesi yapacağız."