Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK- Halkların Demokratik Partisi (HDP) 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Diyarbakır’da Dağkapı meydanından Urfakapı'ya “Barış Zinciri” oluşturmak istedi.  DTK Eş Başkanı Leyla Güven, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Milletvekilleri Murat Çepni, Garo Paylan ve İmam Taşçıer’in katıldığı etkinlik polis engeline takıldı.

POLİS KİTLETİ KALKANLARLA ÇEMBERE ALDI

Barış Zinciri’nin oluşturulacağı Dağkapı meydanını çembere alan polis, bölgeye çok sayıda TOMA, zırhlı araç ve çevik kuvvet ekipleri konuşlandırdı. Dağkapı meydanı ve sur dibini demir bariyerlerle kapatan polis, pandemiyi gerekçe göstererek kitlesel etkinliğe izin vermeyeceklerini belirtti. Kitleyi kalkanlarla çembere alan polis, yürüyüşe izin vermedi.

GÜVEN: DERDİNİZ PANDEMİ DEĞİL

Bunun üzerine DTK Eş Başkanı Leyla Güven, Dağkapı meydanı girişinde polis çemberinde heyet adına açıklama yaptı. Pandemi gerekçe gösterilerek eyleme izin verilmemesine tepki gösteren Güven, Ayasofya’nın ibadete açılama programını örnek gösterdi. İktidarın içeride ve dışarıda savaş çıkarmak için halkın sesini kısmaya çalıştığını belirten Güven, “Hem Türkiye’nin çeşitli metropollerinde hem de Kürdistan’da biz barışa dair sözümüzü kurmak istedik ve burada halkımızla birlikte barışı haykırmak istedik. Ama bir kenti ve Dağkapı’yı komple sarmışlar. Halkımızın bize ulaşmasını ve halkımızla bir araya gelmemizi engellemeye çalışıyorlar. Bunu da pandemi gerekçesiyle yapıyorlar. Eğer gerçekten derdiniz pandemi olsaydı Ayasofya’yı ibadete açarken binleri davet etmezdiniz. Giresun’da da gittiniz binleri topladınız. Neden iktidar ve yandaşları için pandemi demiyorsunuz da halkların haykıracağı barış için pandemi diyorsunuz. Biz sizi çok iyi biliyoruz, çok iyi tanıyoruz. Sizler içeride ve dışarıda savaş çıkarmak için halkın sesini kısmaya çalışıyorsunuz. Halkın temsilcilerinin sesini kısmaya çalışıyorsunuz ama biz öfkeliyiz, kararlıyız ve bu savaşı durdurmak için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

'NE OLURSA BU TOPRAKLARA BARIŞI GETİRECEĞİZ'

Konuşmasında Ankara Gar katliamında yaşamını yitirenleri de anan Güven, şunları söyledi: “Başta Ankara Gar’ında DAİŞ çetelerinin bombalarıyla şehit düşen bütün arkadaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Ne olursa bu topraklara barışı getireceğiz. 21’inci yüzyılda barışı haykırmak için alanlara çıkmak isteyen insanlar engelleniyor, peki bu neden yapılıyor? Çünkü barışta onların rantı tükenir, çünkü barışta onlar eskisi gibi savaş çığırtkanlığı yapamazlar, onlar rant sağlayamazlar. Onun için engel olmaya çalışıyorlar.

'OHAL GÖRÜNTÜSÜ VAR'

Barış için daha önemli bir çaba sarf etmemiz, bir araya gelmemiz gerekiyor. Buna gücümüz var ve bunun için çabamızı büyütmemiz gerekiyor.  Bizler Kürt halkı olarak yıllardır 1 Eylüller'de sokaklarda, alanlardayız. Bütün dünyaya sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Diyoruz ki barışta herkes kazanır savaşta herkes kaybeder. Gelin sesimizi duyun ve barışı inşa edelim. Bugün Kürdistan’da adeta bir OHAL görüntüsü var, buna rağmen barış demek için yollardayız, bedel ödemeye devam ediyoruz.

'KÜRTLER BARIŞTA ISRAR EDİYOR'

Kürtler neden bu kadar barışta ısrar ediyor. Çünkü savaş bizler açısından 17 bin faili meçhul demek, yakılan, boşaltılan 4 bin köy demek, dışkı yedirilen köylüler demek. Savaş bizim için Enfal demek, Halepçe, Roboski demek, Taybet Ana, Cemile demek. Kürtleri dört parçaya böldünüz ama Kürtler yok olmadılar, bundan sonra da barış inşa oluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürecekler.”

Yapılan açıklamanın ardından kitle dağılmak istedi.  Kitleyi kalkanlarla çembere alan polis toplu bir şekilde dağılmalarına da izin vermedi. Yer yer gerginliğin yaşandığı alanda eylem kalabalığın dağılması ile sona erdi.