Ortadoğu Araştırma Enstitüsü (MERI) tarafından organize edilen “İstikrarlı bir Ortadoğu için istikrarlı bir Irak” başlıklı forum başkent Erbil’de başladı. Forumda konuşmacı olarak katılan Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Irak’ta 10 Ekimde yapılan erken genel seçimler, anayasanın uygulanması, Erbil Bağdat ilişkileri, göç ve mülteci sorunları, Kerkük ve Musul meselesi, Kürdistan Bölgesi’nin yeni anayasası ile Türkiye’deki Kürt meselesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

'HALA DİRİ BİR MESELE'

Rudaw'ın haberine göre, 2021 MERI Forumunda bir katılımcı Neçirvan Barzani'ye “Türkiye ile PKK arasındaki konuya değinmek istiyorum. Her ne kadar zor bir ihtimal gibi görünse de ama bir kez daha çözüm sürecini canlandırabilir miyiz?” sorusunu yöneltti. Soruyu cevaplayan Barzani, “Çözüm mümkündür. Biz daha önce de Kürdistan Bölgesi’nde bu sorunun (Kürt sorununun) barış yoluyla çözülmesi için ciddi adımlar attık. Daha açık ifade edeyim; Kürt meselesi bu ülkelerde hala diri bir meseledir. Kürtlerin yaşadığı ülkeler çerçevesinde barış yoluyla çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bu konu gözardı edilerek çözülemez. Bu konunun üzerinde ciddi bir şekilde durulması gerekiyor. Kürt meselesinin çözümü için Kürdistan Bölgesi olarak rol almak için hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Her hangi bir ülkeden Kürt meselesinin çözümü için bir talep olursa biz hazırız” dedi.

Irak’ta mevki ve makam için bir mücadele içerisinde olmadıklarını ifade eden Barzani, şunları söyledi:

“Diyelim ki Cumhurbaşkanlığı ya da Başbakanlık makamlarını aldık, bizim mücadelemiz makam için değil. Önemli olan anayasadaki haklarımızın uygulanması için çaba göstermemizdir. Irak’ı kolayca şu şekilde tanımlayabiliriz. Sünniler devamlı geleceklerinden endişeliler, Şiiler de her zaman geçmişlerinden bahsediyorlar ve geçmişten korkuyorlar. Kürtler ise geçmişten, şimdiden ve geleceklerinden endişe ediyorlar.

'HALK YÖNETİM BİÇİMİNDEN RAZI DEĞİL'

Bağdat’ın güvenliğini korumak için bir Peşmerge güçlerini gönderdik, bugün Kürdistan Bölgesi acaba Irak’ta anayasa uygulanıyor mu sorusunu soruyor? Bu sorunun cevabı ise; Hayır. Irak vatandaşları en iyi yaşamı hak ediyor. Irak’taki bütün siyasiler olarak halkın seçim sandıkları aracılığıyla bize verdikleri bu emanete sahip çıkmamız gerekiyor. Iraklılar bilinçli bir halktır. Protesto gösterilerindeki taleplerinden iktidardan razı olmadıkları belliydi. Halkın seçime katılmaması iktidara verilmiş açık bir mesajdı. Halk yönetim biçiminden razı değil.

Bir Kerkük’te bir etnik savaşı yaşansın istemiyoruz. Bizim sözümüz çok basit; anayasada bir madde var ve sorunların çözümüyle ilgili bir yol haritası belirlenmiştir. Biz her devamlı çıkıp Kerkük Kürdistan’a bağlı ve kimsenin bu şehirde bir hakkı yok dersek yanlış olur. Söylendiği gibi Kürtlerin veya diğer bileşenlerin Kerkük’te bir hakkı yoktur sözü de doğur değil. Daha sadece bir dille söyleyecek olursam, eğer bugün Irak’ta petrol gelir dağılımı ile ilgili bir yasa olsaydı otomatikman Kerkük sorun ile petrol ve diğer sorunlar çözülürdü. Kürdistan Bölgesi’nde payımızın tamamı bize ulaştığından emin olsaydık başka bir şey yapmamıza gerek kalmazdı. Ama bugün bizim böyle bir şeyimiz yok.

'İLERLEME KAT EDİLDİ'

Maalesef devamlı Bağdat’ta bütçe meselesi ve Kürdistan halkının maaşı konusu bir baskı kartı olarak kullanılıyor. Biz eğer Irak vatandaşı isek bu iki şeyin birbirinden ayırt edilmesi gerekiyor. Biz bütçe meselesinde uzlaşmayabiliriz ancak Kürdistan Bölgesi’nin vatandaşlarının maaşı ki nitekim onlar da Irak’ın bir parçası, tartışma konusu olması makul karşılanabilecek bir şey değil. Biz Kerkük için barış yoluyla bir çözüm istiyoruz. Bizim mesajımız birlikte yaşam mesajıdır, Kürdistan Bölgesi’nin mesajı bütün bileşenler için barış mesajıdır. Biz bu konuda da ilerleme kat edildiğini de görüyoruz.”