Türkiye’nin 23 Nisan’dan bu yana sınır ötesi operasyonun sürdüğü Federe Kürdistan Bölgesi ve Irak’a diplomatik trafik yoğunlaştı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Fransa ve Türkiye’den yetkililerin son zamanlarda sık sık ziyaret ettiği Bağdat ve Hewlêr’e, bu kez MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ziyaret gerçekleştireceği belirtildi.

Bir yandan sınır ötesi operasyonun sürdüğü, diğer yandan yoğunlaşan diplomatik trafiği, Federe Kürdistanlı siyasetçi, Federe Kürdistan Demokrasi ve Siyaset Akademisi Başkan Yardımcısı ve Duhok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Kamuran Berwarî değerlendirdi. 

Hawar Haber Ajansı’na (ANHA) konuşan Berwarî, Türkiye’nin saldırıları ve KDP’nin bu noktadaki rolüne dikkat çekerek, Türkiye'nin KDP ve PKK arasındaki bazı hassasiyetleri bilinçli olarak kaşıdığı uyarısında bulundu. 

'İZLENEN BU SİYASETİN SONUCU TÜRKİYE PARÇALANACAKTIR'

Türkiye’nin dış politikada çıkmaza girdiğini ifade eden Berwarî, “Türk devleti çok zor bir süreçten geçiyor. Dış politikada büyük kırılmalar yaşıyor. Her geçen gün parçalanmaya doğru daha hızlı ilerliyor. Libya, Mısır, Suriye, Azerbaycan ve son olarak Afganistan’da izlediği dış politikada büyük bir hüsran yaşadı. Hiçbirinde amacına ulaşamadı. Şimdi de savaş nedeniyle çöken ekonomisini yeniden ayağa kaldırmak için doğalgaz kaynaklarının bulunduğu yerleri işgal etmeye çalışıyor. Rojava, Suriye, Başûrê Kurdistan (Güney Kürdistan) ve Şengal’deki saldırılar birer örnektir. Türk devleti içte yaşadığı çökmeyi, bu saldırılarla gizlemeye çalışıyor. AKP, CHP ve MHP arasında büyük çelişkiler var. Türkiye halkı barış ve demokrasi istiyor. Halk, izlenen politikaların kriz ve kaos getireceğini biliyor. İzlenen bu siyasetin sonucunda Türkiye parçalanacaktır. Bunları gizlemek için halkın dikkatini Başûr’daki saldırılara çekmeye çalışıyorlar. Bu saldırılarda aynı zamanda Irak hükümeti ve Başûrê Kurdistan hükümetinin nabzı yoklanıyor. Türk devleti büyük bir saldırı hazırlığı yapıyor. İleride kendisine dönük bir hamle olması halinde kimyasal silahı rahatlıkla kullanmak istiyor” şeklinde konuştu.

'KDP İLE PKK ARASINDA ÇIKARILMAYA ÇALIŞILAN SAVAŞ KİRLİ BİR OYUNDUR'

KDP’nin PKK’lilere yönelik saldırılarını “Tehlikeli bir adım” olarak değerlendiren Berwarî, “Bundan hiç kimsenin çıkarı olmayacaktır. KDP ile PKK arasında çıkarılmaya çalışılan savaş, kirli bir oyundur. Buna hiçbirimizin izin vermemesi gerekir. Düşmanın amacına ulaşmasını hep birlikte bozmalıyız. KDP güçlerinin gerillaya saldırması kirli bir plandır. Bu planın hazırlanmasında uluslararası güçler de etkilidir. Kürt halkını ortadan kaldırmak için her türlü yolu denediler. Bu Türk devletinin son kartıdır. PKK’yi yok etmek için Başûrê Kurdistan, Şengal ve Rojava’yı komple işgal etmek istiyor. Bu şekilde Kürt halkının da tüm kazanımlarını ortadan kaldıracaklar” ifadelerini kullandı.

KDP’nin Türkiye tarafından kullanıldığını söyleyen Berwarî, “Türk devleti Zap, Metîna, Heftanîn ve Garê’de yaptığı operasyonlarda başarısız oldu. Başarısız olduğu için yerel güçleri kullanmaya başladı. Başûrê Kurdistan hükümeti bu planlar karşısında dikkatli olmalıdır” uyarısında bulundu.

'BU ŞEKİLDE DEVAM ETMESİ HALİNDE KÜRT VE KÜRDİSTAN ADI KALMAYACAKTIR'

Federe Bölgesi’nin tehdit altında olduğunu vurgulayan Berwarî, şunları söyledi: “Türk devleti geçtiğimiz ayın 30’unda Berwarî bölgesinde birçok köyü ateşe verdi. Bu köylere kimsenin girmesine halen izin vermiyorlar. Başûrê Kurdistan basını bile buralara gidemedi. Türk devleti girdiği her yeri Türk toprağı olarak görüyor. Kimsenin girmesine izin vermiyor. İşgal ettiği yerler için ‘Buralar bizimdir. İstediğimiz gibi ormanları da keseriz. Ateşe de veririz’ diyorlar. Bu şekilde devam etmesi halinde buralarda Kürt ve Kürdistan adı kalmayacaktır. Bunun bir sonraki adımı Başûrê Kurdistan yönetiminin yıkılması olacaktır. Bu nedenle Türk devletinin stratejik planlarını iyi okumamız gerekiyor. Türk devleti için kendimizi öldürtmemeliyiz. Artık Türk devleti ile el ele durmaktan vazgeçmeliyiz. BM ve uluslararası hukuk işletilerek Türk devletinin bu topraklardan çıkarılması gerekiyor. Başûrê Kurdistan’da Türk uçaklarının bu kadar rahat uçmasını kabul etmiyoruz. Türk devletinin Başûr’da üs kurmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.