Erzurum’un Karayazı ilçesindeki Kırgındere Köyü’nde yaşayan fen lisesi 3. sınıf öğrencisi Ebubekir Üstündağ, internet üzerinden verilen derslere erişemediği için çareyi Ankara’da yaşayan anneannesinin yanına gelmekte buldu. İki hafta önce Ankara’ya gelen Üstündağ, yaşadığı sıkıntıları anlattı

Coronavirus (Covid-19) pandemisi nedeniyle getirilen kısıtlamalar çerçevesinde 16 Mart’tan itibaren uzaktan eğitim sistemine geçildi. Eylül ayında bazı sınıflar için kısmi yüz yüze eğitim başlasa da 18 Kasım’da tüm eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime son verilerek, 31 Aralık 2020 tarihine kadar uzaktan eğitime geçildi. Verilen bir haftalık aranın ardından yarın tüm öğrenciler için uzaktan eğitim süreci yeniden başlıyor.


TÜRKİYE 70’İNCİ SIRADA

Pandemiyle birlikte başlatılan uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin karşı karşıya kaldığı en büyük problem ise dersleri izlemek için gerekli teknolojik donanım ve internetten yoksun olmaları. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) “Covid-19 Salgınında Eğitim” başlıklı raporunda, “internet bağlantısına erişimi olan öğrenciler” listesinde 77 ülke arasından Türkiye 70’inci oldu.

Erzurum’un Karayazı ilçesi Kırgındere Köyü’nde yaşayan Fen Lisesi üçüncü sınıf öğrencisi Ebubekir Üstündağ da internet üzerinden verilen derslere erişemeyen öğrencilerden biri. Üstündağ, 16 Mart’tan bu yana uzaktan eğitim kapsamında verilen canlı derslere giremedi. 8 ay boyunca derslerden geri kalan Üstündağ, çareyi Ankara’da yaşayan anneannesinin yanına gelmekte buldu. İki hafta önce Ankara’ya gelen Üstündağ, yaşadığı sıkıntıları Mezopotamya Ajansı’na anlattı.


‘KÖYDE TELEFON İYİ ÇEKMİYOR, BİLGİSAYARIM DA YOK’

Fen Lisesi’ni kazanmak için köyde kısıtlı imkanlara rağmen çok fazla çalıştığını belirten Üstündağ, “Pandemiyle birlikte uzaktan eğitime geçildi ama bizim köyde telefon iyi çekmiyor, bilgisayarım da yok. Derslere katılamıyordum. Uzaktan eğitimde gördüğümüz konular da sınavda sorulacak. Ben de buraya gelmek zorunda kaldım. Burada devam edeceğim. Arkadaşlarım baya öndeler yetişmeye çalışacağım. Baya gerideyim. İki haftadır Ankara’ya geldim ama hala arkadaşlarıma yetişemedim” dedi. 

‘4 KARDEŞİM DE EBA TV’Yİ İZLİYOR AMA TEK TELEVİZYON OLDUĞU İÇİN ZORLANIYORLAR’

Kendisinden küçük olan 4 kardeşinin de okula gittiğini belirten Üstündağ, “Onlar da sadece EBA TV’yi izleyebiliyor ama tek televizyon olduğu için zorlanıyorlar. Ben Ankara’ya geldiğim için onlardan biraz daha şanslıyım” diye konuştu.

‘DAYIMLA BİRLİKTE İKİMİZ SIRAYLA DERSLERE KATILABİLİYORUZ’

Liseye giden dayısıyla birlikte tek bilgisayar üzerinden derslere katıldığını söyleyen Üstündağ, şöyle devam etti:

“Çok zor oluyor. Derslere fazla katılamıyoruz. Bazen dayımla derslerimiz aynı saate denk geliyor. İkimiz aynı anda katılamadığımız için de sırayla katılmaya çalışıyoruz. Ama yine de yüz yüze eğitim başlayana kadar burada olacağım.”

‘İNTERNET VE BİLGİSAYARIM OLSAYDI…’

“Köyde internet erişimi ve bilgisayarım olsaydı buraya gelmek zorunda kalmazdım” diyen Üstündağ, yetkililerin istemesi durumunda köylerde de internet erişiminin sağlanabileceğini söyledi.

‘KÖYDEKİ ÇOCUKLARI DÜŞÜNMÜYORLAR’

Üstündağ, “Ama köydeki çocukları düşünmedikleri için gerçekleştirmiyorlar. Köyde çocuk çok. Sadece bizim köy değil, civar köylerde de internet erişimi yok” dedi.