Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK - Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi ile ilgili davanın ilk duruşması 21 Ekim’de görülecek. Elçi’nin vurulduğu anda olay yerinde bulunan 3 polis memuru sanık olarak yargılanıyor. Tahir Elçi cinayetinde en çok tartışılan konu, polis tarafından takip edilen Mahsum Gürkan ve Uğur Yakışır’ın Balıkçılarbaşı'na gelmeden önce neden durdurulmadıklarıydı. Gürkan ve Yakışır’ın ne zamandan beri takip edildiği ise bilinmiyordu. Dosyada yer alan bazı belgeler, Tahir Elçi’nin vurulduğu sokakta kameraların karşısından geçerken polise elindeki silahı fırlatan Mahsum Gürkan’ın dinlendiğini gösterdi.

 

BİMER’E BAŞVURAN POLİS: MAHSUM GÜRKAN BİR YILDIR İZLENİYORDU

Tahir Elçi’nin silahlı saldırıya uğramasının ardından yaklaşık 2 ay sonra Diyarbakır’da görev yapan bir polis memuru BİMER’e bir dilekçe gönderiyor. 27 Ocak 2016 tarihli dilekçede Mahsum Gürkan’ın Tahir Elçi cinayeti öncesi nasıl takip edildiği, istihbaratın rolü ve iki polisin yaşamını yitirmesine neden olan ihmalleri anlatıyor. Müfettişlerin Tahir Elçi cinayeti ile ilgili asıl sorumluların ifadesini almadığının belirtildiği dilekçede, Mahsum Gürkan’ın bir yıldır istihbarat tarafından dinlendiği belirtildi. İstihbaratın Gürkan’ın "yediğinden içtiğinden haberdar" olduğunun belirtildiği dilekçede, Mahsum Gürkan’ın içinde bulunduğu aracın Sur’a gelmeden önce istihbarat ekibi tarafından 8 kilometre takip edildiği aktarıldı.

'İSTİHBARAT ARACI 8 KİLOMETRE TAKİP ETTİ'

Dinlemesi yapılan ve bir gün önce Kadın Doğum Hastanesi'nde polis otosuna yönelik saldırıdan sorumlu tutulan birinin Sur'a ulaşmadan önce neden durdurulmadığının sorulduğu dilekçede, polislerin “trafik vardı durduramadık” gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Takip ekibinin başında Y.K. adındaki istihbarat polisinin olduğunun vurgulandığı dilekçede, “8 kilometre takip ettiğin araç için neden Sur'a gelmeyi bekledin? Trafik bahane değil. O 8 kilometrelik güzergâhta sadece Sur’da yoğunluk vardı, herkes biliyor. Y. amirlerinden korktuğu için doğruyu söylemiyor. İstihbarattaki Büro Amiri B. B’den talimat bekliyordu” denildi.

'İSTİHBARATIN BİR EKİBİ TAHİR ELÇİ’Yİ TAKİP EDİYORDU'

İstihbarat ekiplerinden sorumlu olan amirin ifadesinin neden alınmadığının sorulduğu dilekçede şu ifadeler kullanıldı: “Telefonunu dinlediği teröristi elinin altındayken neden yakalatmadı? Neden Sura gelmesini bekledi? Tahir Elçi’nin orada olduğunu biliyordu. Çünkü istihbaratın bir ekibi de o sırada Tahir Elçi’yi takip ediyordu.  En zor soruda neden arabada terörist olduğunu terör şubede çalışan polislere bildirilmedi? Bilgiyi paylaştık diye yalan atıyorlar. Paylaşsalardı hiçbir polis araca öyle yaklaşmazdı. İstihbarat Müdürü H. A’ya neden hiçbir şey olmadı?”

MÜFETTİŞ RAPORU: MAHSUM GÜRKAN DİNLENİYORDU

Mahsum Gürkan’ın Tahir Elçi cinayetinden önce dinlendiği ile ilgili bilgi sadece BİMER’e yapılan başvuru ile sınırlı değil. İçişleri Bakanlığı Müfettişleri tarafından hazırlanan tevdi raporu da Gürkan’ın önceden takip edildiğini ve izlendiğini ortaya koydu. İçişleri Bakanlığı Müfettişlerinin hazırladığı rapora göre Mahsum Gürkan, Tahir Elçi’nin öldürülmesinden bir gün önce gerçekleşen resmi ekip otosunun taranması olayına karıştığı şüphesiyle hakkında "önleme dinleme" kararı alındı. Ancak bu dinleme kayıtlarının neler olduğuna ilişkin bilgiler yer almadı.

AVUKATLAR DİNLEME KAYITLARINI İSTEDİ

Bu bilginin ardından Elçi ailesinin avukatları, 11 Temmuz 2019’da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe ile başvuruda bulunarak, müfettişler tarafından hazırlanan raporda yer alan tespitler hatırlatıldı. Dilekçede, Tahir Elçi cinayetinden önce Mahsum Gürkan hakkında alındığı belirtilen dinleme kararı ile dinleme sonucu elde edilen tape kayıtları ve çözümleri talep edildi. Savcılık, avukatların bu talebinin ardından söz konusu "önleme dinleme" dinleme kayıtlarını istedi.

TEM: DİNLEME KAYITLARI İMHAYA TABİ VERİLER

Diyarbakır Cumhuriyet Başsağlığının bu talebine Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü 13 Aralık 2019 tarihli yazıyla cevap verdi. Savcılığa gönderilen “Gizli” ibareli yazıda, TEM İstihbarat Dairesi Başkanlığı ve bağlı birimlerin önleyici (istihbari) amaçlı telekomünikasyon yoluyla iletişime müdahaleye dair tüm işlemlerin, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun Ek 7’inci maddesi uyarınca yerine getirildiği belirtildi. Savcılığın talep ettiği Mahsum Gürkan’a ait "önleme dinleme" kayıtları ile ilgili hususların 2559 sayılı PVSK’nın Ek 7’inci maddesinin beşinci fıkrasındaki hükümleri çerçevesinde "imhaya tabi veriler" olduğunun belirtildiği yazıda, “Bu nedenle önleyici iletişimin denetlenmesi faaliyetlerine ilişkin talep edilen bilgilerin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda paylaşılması mümkün olmayacağı” ifadeleri kullanıldı. Savcılığın talep ettiği kayıtlar gönderilmedi.

MAHSUM GÜRKAN’IN SİLAHLI OLDUĞU BİLİNMİYOR MUYDU?

Mahsum Gürkan ve Uğur Yakışır’ın takip edildiğine ilişkin bilgiler bununla da sınırlı değil. Tahir Elçi’nin öldürülmesinden bir gün önce emniyete bildirilen bilgi notunda, Mahsum Gürkan’ın 27 Kasım 2015 tarihinde Urfa yolu üzerinde polis otosuna uzun namlulu silahlı saldırıya karıştığı iletiliyor. Bu bilgi üzerine Mahsum Gürkan ve Uğur Yakışır takibe alınıyor. Silahlı saldırıya karıştığı bildirilen Gürkan’ın silahlı olabileceği ihtimalinin neden değerlendirilmediği ise akıllarda soru işareti bırakıyor.