Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK- O günü unutamam. 16 Ocak 2013 Çarşamba… Mehmet Ali Birand’la çekimimiz vardı. Yazdığım biyografi kitabı yeni çıkmıştı. 32. Gün ekibi olarak yeniden toplanmış, bizi yetiştiren adamın belgeselini hazırlıyorduk. Az zamanımız vardı, biliyorduk. Yakalandığı hastalık amansızdı; ama o, aman dilemeye alışkın değildi. Eski temposunda çalışıyor, arada bizim belgeselin çekimine giriyordu. Salı günü aradı, “Biraz ateşim var. Hastaneye gideceğim. Perşembe de Diyarbakır’dayım” dedi. “Tabii abi, erteleyelim” dedim. İnsan bilemiyor ki: Son konuşmamızmış o…

17 Ocak Perşembe günü, Paris’te öldürülen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez için Diyarbakır’da miting vardı. Birand randevuyu iptal edince ben de mitingi izlemek üzere Diyarbakır’a uçtum. Öğleyin yemekte Selahattin Demirtaş ve eşi Başak Demirtaş’la buluştuk. Yemek yerken Birand’ı sordular. Rahatsızlandığını anlattım.

Demirtaş’a, “Birand’la hemşeri olduğunuzu biliyor muydunuz” diye sordum. Şaşırdı. “O da sizin gibi Palu’luymuş meğer… Kürt olduğunu yıllar sonra ilk kez benim kitapta açıkladı” dedim. Hayret etti. “O zaman ben onu Palu’ya götürüp gezdireyim” dedi. “Ben de belgesel için kamerayla izlerim sizi” dedim.

Yemek bitti. Demirtaş, mitingde konuşacaktı. Ben yürüyerek miting alanına giderken telefonum çaldı. Arayan, “Birand” dedi, yutkundu. Anladım, ama inanamadım.

Ameliyata girmeden önce gazete yazısını yazmış. “Bugün Diyarbakır’da büyük tören var” deyip muhtemel bir provokasyona karşı herkesi uyarmış. Ve yazıyı, “Artık ölümlerin durmasını diliyorum” diye noktalamış. Anestezi öncesi son cümlesi, “Yazıyı gazeteye gönderdiniz mi” olmuş. Gazeteci işte…

Diyarbakır’da miting meydanında donakalmıştım. Az sonra Demirtaş, konuşmasını yapmak üzere geldi. Miting otobüsüne binerken kulağına acı haberi fısıldadım. İrkildi, inanamadı. Otobüsün üzerine çıkıp acı haberi Diyarbakırlılarla paylaştı. Onun barıştan yana atan kalbini bilen 100 bin kişi, orada alkışlamaya başladı.

Dün yıldönümüydü. Palu’ya gidemediler. Birand, 8 yıldır yok aramızda; Demirtaş, 4 yıldır hapiste… “Artık ölümlerin durmasını istiyorum” diye biten o son yazı, hepimiz için vasiyet niteliğinde...