Birleşmiş Milletler (BM) düzenlediği toplantının Batılı devletlerin Taliban'ın ülkeyi ele geçirmesinin ardından Afganistan'ın dış varlıkları dondururken, Çin ve Pakistan'ın rejime el uzattığı bir döneme denk gelmesine dikkat çekiliyor.

Toplanması planlanan 606 milyon doların yaklaşık üçte birinin BM Gıda Programı tarafından kullanılması öngörülüyor. Program tarafından ağustos ve eylül aylarında yaptırılan bin 600 Afgan'ın katıldığı bir araştırma, halkın yüzde 93'ünün nakit paraya erişim imkanının olmaması nedeniyle yeterli gıda tüketemediğini ortaya koydu.

Bölgedeki insani durumun kritik olduğuna dikkat çeken Dünya Gıda Programı bölgesel başkan yardımcısı Anthea Webb "Yardıma muhtaç Afgan halkına hayat kurtaracak yardımları ulaştırabilmek için zamana ve kara karşı yarışıyouz. Gıda stoklarının tükenmemesi için resmen yalvarıyoruz ve ödünç istiyoruz" şeklinde açıklamada bulundu.

Euronews Türkçe'deki habere göre, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM'nin diğer üst düzey yetkililerinin yanı sıra Kızılhaç Uuslararası Komitesi Başkanı Peter Maurer ve birçok ülkenin dışişleri bakanının katılacağı toplantı BM'nin mali sıkıntı içinde olduğu bir döneme denk geldi. Guterres geçen hafta basına verdiği bir demeçte örgütün çalışanlarının maaşıını bile ödeyemez durumda olduğunu belirterek BM'nin mali sıkıntılarına işaret etmişti.

BATILI ÜLKELER TERREDÜT EDİYOR

BM yetkilileri Taliban'dan önce de ülke nüfusunun yarısı yardımlara bağlı olarak yaşadığı Afganistan'da, bu sayının kuraklığın yanı sıra nakit ve gıda kıtlığı sebbiyle daha da artmasından endişe duyuyor.

Buna karşın Batılı ülkeler, Taliban'ın ülkeyi ele geçirmesi üzerine Afganistan'ın yaklaşık 10 milyon dolarlık dış varlıkların dondurulması kararından rejim insan hakları ve özellikle kadın hakları konusunda güvence vermeden geri adım atmakta tereddüt ediyor.

BM Afganistan Temsilcisi Deborah Lloyd her ne kadar bu amaç anlaşılır olsa da bunun kaçınılmaz sonucunun çok ağır bir ekonomik çöküş olabileceği, milyonlarca kişiyi daha yoksulluk ve açlığa itebileceğine, mülteci akınını artıracağı ve Afganistan'ı nesillerce geri bırakacağı uyarısında bulunuyor.

Batılı ülkelerin bu aşamada atacağı adımlar, Batı'nın yarattığı boşluğu doldurmak üzere Çin ve diğer komşu ülkelerin harekete geçtiği bir dönemde siyasi açıdan da büyük önem taşıyor.

ÇİN VE PAKİSTAN'IN AFGANİSTAN POLİTİKASI

Batılı ülkelere BM çatısı altında ülkeye yardım sağlamak üzere toplanırken Çin ve Pakistan geleceğe dönük yardım ve görüşmeler için Taliban'la temasını güçlendirmeye başladı.

Çin geçen ay ülkeye 31 milyon dolarlık gıda ve sağlık yardımında bulunacağını açıklayarak Taliban'a gücü ele geçirmesinin ardından ilk yabancı yardım vaadinde bulundu.

Geçen ay başkent Kabil'e yemeklik yağ ve ilaç gönderen Pakistan da uluslararası toplumun koşulsuz olarak ülkeye yardımda bulunması ve ülkenin dış varlıklarını serbest bırakması çağrısında bulundu. Batılı ülkeler Pakistan'ı 20 yıl süren Afganistan savaşı boyunca Taliban'a destek vermekle suçlamış, Pakistan ise suçlamaları reddetmişti.

Çin'le güçlü ilişkileri bulunan Pakistan'ın Afganistan'ın maden kaynaklarından, özellkle de elektrikli araçlar için kilit önemdeki lityum rezervleriyle ilgilendiği belirtiliyor.

ÇİN'İN ÖNCELİĞİ AFGANİSTAN'DA SİYASİ VE EKONOMİK İSTİKRAR

Daha önce defalarca militan hareketlerin Afganistan sınırından ülkesine girmesinden endişe duyduğunu belirten Çin'in Taliban yönetiminden bu tehlikeyi frenlemesini bekliyor. Uzmanlar ayrıca Çinli yetkililerin Afganistan'a Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında insan yardımın ötesinde ğlke ekonomisini uzun vadeli olarak güçlendirecek yatırımlar önerdiği görüşünde.

Bu açıdan önemli bir olasılık Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Afganistan'ın Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'na katılması. Koridor kapsamında Pekin çoğu borç mahiyetinde 60 milyon dolardan fazla alt yapı projesinin Pakistan'da yapılması sözü verdi.

Her ne kadar Kuşak ve Yol Girişimi'yle ilgili resmi açıklamada bulunmasa da, Çin Dışişleri Bakanı Wnag Yi ülkesinin Afganistan'ın dış dünyayla ililşkisi kurmasını kolaylaştırmak adına yük tren güzegahının yeniden açılması konusunda rejimle görüşme yaptıklarını açıklamıştı.

Taliban yönetimi de son dönemde yaptıkları açıklamada Çin'le iyi ülişkiler kurmayı arzuladıkları belirtiyor. Çin'in özellikle madencilikle ilgilendiğini vurgulayan Taliban kaynakları ve ülkeye faydası dokunacak her türlü yabancı yatırıma açık olduklarını ifade ediyor.