Tezcan KARAKUŞ CANDAN


ARTI GERÇEK- 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı'nı geride bırakırken aslında Türkiye'de toplumsal muhalefetin en hareketli ayına da başlamış olduk. Toplumsal muhalefetin baharının olduğu aylardayız; 1 Mayıs, 6 Mayıs, 19 Mayıs, 29 Mayıs-Gezi'nin yıldönümü ile birlikte toplumsal tepkinin en üst noktaya çıkacağı günlerdeyiz. İktidar, bu süreçte bir taraftan tam kapanma süreciyle sağlık politikalarında topluma bir beklenti sundu ama bu beklentinin karşılığını bulamadığı çok açık. Bugün 'tam kapanma' dediğimiz süreç, bir yaı açık kapanmaya neden oldu ve altyapısı hazırlanmadan muaf tutulanlara yönelim izinler verilmesi, yeni yaklaşımlarla bugün Ankara kent merkezine baktğımızda araç trafiğinin çok yoğun olduğu ve sokaklarda insanların dolaştığını görüyoruz. Bu açıdan bir tam kapanma sürecinden söz edemeyiz. 

Bir taraftan da yine sağlık politikaları açısından da aşıya erişimde sıkıntı yaşanıyor. Aşı randevularının haziran ayına atılmasıyla birlikte aslında bu tam kapanma süreci de yine sağlıkçıların, Türk Tabipler Birliği'nin ifade ettiği şekilde, pandemi koşullarını geriletecek bir süreç içerisinde görünmüyor. Yani aşıya erişilemiyor, 'tam kapanma' tam kapanma değil, yarı açık kapanma, sağlığımız hâlâ risk ve tehdit altında, iktidar pandemi süreçlerini ve koşullarını yönetemiyor, 1 Mayıs'ya ve sonrasında işçiler hâlâ işyerlerinde, emekçiler açısından da bir tam kapanmadan söz edemiyoruz. 

Böylesi koşullarda aslında hem ülke muhalefeti açısından hem kent muhalefeti açısından hepimize ayrı ayrı sorumlulukların düştüğü bir aydayız. 

Bugün Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Öncelikle bu alanda emek veren, halkın haber alma hakkı konusunda mücadele eden tüm basın mensuplarının bu gününü kutluyoruz. Dünyada ve Türkiye'de basın özgürlüğünün gerçekten sağlanması için de herkesin duyarlı olması gerektiğinin bir kez daha altını çiziyoruz. 

Mayıs ayı, kent muhalefeti açısından da önemli bir ay. Bu yıl 5 Mayıs'ta Atatürk Orman Çiftliği'nin (AOÇ) kuruluşunun 96. yılı kutlanacak. AOÇ'nin kuruluşu, Cumhuriyet devrimi ile birlikte onun kamusal yanı ve devrimin aydınlık ve modern bakış açısının üretim alanı olan AOÇ'nin 96. yılında da yine aslında pandemi koşullarında kentsel politikalarda da ihtiyacımız olan şeyin kamusal açık alanların ve gıda sürecine ilişkin sıkıntı yaşadığımız bir süreçte, ithal tohumların ortada dolaştığı bir süreçte yine hepimiz açısından oldukça önemli. AOÇ'nin 96. yılında da bir kez daha onun önemini vurgulamak gerekiyor. 

Yine toplumsal muhalefetin çok tartışmalı konularından birisi Anıtkabir Çevresi. Anıutkabir Çevresi'ndeki yeni yapılaşma alanlarının açılması ve Hürriyet İlkokulunun yanındaki alanın ticaret alanına dönüşmesi. Bu konuda da Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi'nin birlikte açtığı bir dava var, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Çankatya Belediyesi'ne yönelik. Bu alan daha önce, Melih Gökçek zamanında, okul alanıyken ticaret alanına dönüştürülmüş durumda ve bugün karşı karşıya kaldığımız 7 katlı yapı, ticaret alanına dönüşmesinin bir sonucu olarak ortaya çımış durumda. 

İki oda olarak açtığımız davada yeni bir gelişme oldu. Belki bunu paylaşmak iyi olabilir. 2016 yılında Melih Gökçek tarafından yapılan plan davasının iptali için de biz yargıya taşımış olduk bu kararla birlikte. Bu konuda Çankaya Belediyesi ile yaptığımız görüşmeler çerçevesinde, bu alana ilişkin plan kararına yönelik odalarla birlikte tavır alacaklarını ve planın ipral edilmesi için Gökçek'in okul arazisinden ticaret alanına dönüştürdüğü planın iptal edilmesi için meslek odalarının açtığı davada odalar lehine görüş bildireceklerini ifade ettiler. 

Bu bizim açımızdan oldukça önemli. Çünkü Anıtkabir çevresinin yapılaşmaya açılması 7 kat, 5 kat; okul alanının ticarete dönüşmesi ya da park alanının sağlık alanına dönüşmesi gibi konular, o alandaki yapılaşma baskısını artıracaktır, kat rejiminin değişmesine yol açacaktır. Bu açıdan da bunu halkımızla paylaşmak isteriz. Gökçe döneminin planını iptal ettirmek, Anıtkabir'e 300 metre mesafedeki okul alanının ticarete dönüşmesi konusunda Çankaya Beleediyesi, Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası Ankara Şubelerinin açtığı davada planın iptaline ilişkin görüş vereceğini ve odalar lehine davranacağını ifade ederek Anıtkabir çevresindeki halkın duyarlılığını açığa çıkarttığı bu yaklaşıma destek vermiş oldu. Bunu da kamuoyuna duyurmak gerekiyor. 

Yine toplumsal muhalefetin mayıs ayı hareketli geçecek. Ama işbirliği içerisinde, birlikte dayanışma içerisinde adımların da atılacağı, haklarımızı talep edeceğimiz, aşı hakkını talep edeceğimiz ve halkın haber alma hakkının her aşamada ve her noktasında savunucusu olacağımız bir dönemde, Gezi'nin ağırlığı ve Gezi'nin bize gösterdikleriyle birlikte mayıs ayına ve bahara tekrar merhaba.