Rozerin YÜKSEL


+GERÇEK - Ayrımcılık, istismar ve yaşam hakkı ihlali ile burun buruna geliyor. 23 Nisan’ın şenliklerle kutlandığı Türkiye’de, şenliklere katılamayıp işe giden çocuklar, 33 kişilik cezaevi koğuşunda annesiyle birlikte yaşamaya çalışan çocuklar da var. 

Çocuk hakları ihlalleri raporlarına ve FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nden Esin Koman, İHD Çocuk Komisyonu’ndan Sevinç Koçak ve HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile yaptığımız görüşmelerin sonuçlarına baktığımızda Türkiye’de çocukların her geçen gün farklı hak ihlalleri yaşadığını gözlemledik. Farklı örneklerde, devletin çocukların maruz kaldığı hak ihlallerini önlemesi gerektiği yerde bu ihlallere ortak olduğunun da altı çiziliyor. 

HAPİSHANELERDE 1336 TUTUKLU, 624 HÜKÜMLÜ ÇOCUK VAR 

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün (CTE) verilerine göre 28 Şubat 2022 tarihi itibarıyla Türkiye hapishanelerinde 12-18 yaş aralığında 1336 tutuklu çocuk, 624 hükümlü çocuk var.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Cezaevlerinde annesiyle birlikte olan çocukların olumsuz şartlar altında yaşamaya çalıştığını aktardı. Cezaevlerindeki 0-6 yaş arası bebek ve çocuk sayısının 800-900 civarlarına yaklaştığını ve pandemi ile bu sayı azaldığını belirten Gergerlioğlu,  “Çocuk sayısı çok yükselince kamuoyunda büyük tepki oluştu ve bir müddet Ceza Tevkifevleri bu sayıları açıklamamaya çalıştı. Sayı düşünce açıklamalar yapıldı fakat sayının düşme sebebi annelerin çocuklarını pandemiden kaynaklı evlerine göndermesiydi.” dedi.

Cezaevlerinin çocuklar için uygun ortamlar olmadığını ve psikolojik olarak kötü etkilendiğini ifade eden Gergerlioğlu, 2022 Diyarbakır Newroz’unda gözaltına alınan çocuklara da değindi.

“5 yaşındaki çocukların gözaltına alındığı bir yerde maalesef yeni doğan bebeklerde, hamile annelerde cezaevine konulur. Bu ülke böyle bir ülke. Bebeklerin, çocukların, lohusaların, hamilelerin cezaevine konulduğu bir ülkede maalesef ki bu da yapıldı.”

ÇOCUKLAR GÜVENLİK GÜÇLERİNİN İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELESİNE MARUZ KALIYOR

2021 yılının ilk on ayında güvenlik güçlerinin silah kullandığı olaylarda en az 2 çocuk yaşamını yitirdi, 2 çocuk yaralandı. Yıl içinde polis ve asker araçlarının neden olduğu olaylarda en az 4 çocuk yaşamını yitirdi, 2 çocuk yaralandı. 2021 yılının ilk on ayında en az 2 çocuk kara mayınları ya da sahipsiz bomba ve patlayıcılar nedeniyle yaşamını yitirdi, 1 çocuk yaralandı. 2021 yılının ilk 10 ayında gözaltında ya da toplumsal olaylarda en az 23 çocuk, güvenlik güçlerinin işkencesine ya da kötü muamelesine maruz kaldı. İHD Çocuk Hakları Komisyon Üyesi Sevinç Koçak, İHD Urfa Şubesinin hazırlamış olduğu rapordaki verileri aktardı:

“Son 10 yıl içerisinde kolluk güçleri tarafından açılan ateş sonucu 64 çocuk, toplumsal gösteride kolluk güçleri tarafından açılan ateş sonucu 9 çocuk, toplumsal gösteride karşıt görüşlü gruplar arasında çıkan çatışma sonucu 3 çocuk, bombalı saldırı sonucu 62 çocuk, silahlı çatışmanın ortasında kalma sonucu 33 çocuk mayın serbest bırakılan patlayıcı sonucu 39 çocuk, zırhlı araç çarpması sonucu 18 çocuk olmak üzere 228 çocuk hayatını kaybetti.”

'DEVLETİN SAVAŞ POLİTİKALARI NE YAZIK Kİ ÇOCUKLARIN CANINI ALMAYA DEVAM EDİYOR' 

Zırhlı araçlar, mayınların temizlenmemiş olması ve arazilerde askeri mühimmatın bulunması devletin savaş politikalarının bir sonucu olduğunu belirten Koçak, “Devletin savaş politikaları ne yazık ki çocukların canını almaya devam ediyor” dedi.

Zırhlı araç ve mayınlardan kaynaklı hayatını kaybeden çocukların faillerinin cezalandırılmaması ve kamuoyunun sessiz kalmasının sebebinin devlet politikaları olduğunu ifade eden Koçak, “2019 yılında 5 yaşındaki Efe Tekin zırhlı araç çarpması sonucunda yaşamını kaybetti. Bir çocuğa zırhlı aracın çarpması olağan koşullarda olabilecek bir şey değil. Aradan geçen yıllar içerisinde Efe Tekin'in babası sorumlu tutuldu bundan. Hiçbir devlet görevlisinin cezalandırılmadığı, devletin buna yönelik önlem almadığı, yerleşim yerlerinin yakınında atış talimlerinin olduğu, mayınlı bölgelerdeki mayınların askeri mühimmatın temizlenmediği bir süreçte elbette ki çocuk ölümlerini duymaya da devam ediyoruz” dedi.

'YASALAR VE YÖNETMELİKLER VAR FAKAT BUNLARA UYULMUYOR'

Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği (FİSA) Çocuk Hakları Merkezi’nin medya izleme yoluyla edindiği verilere göre, 2022 şubat ayında Türkiye’de en az 40 çocuk önlenebilir sebeplerden dolayı öldü. Rapora göre, yaşamını kaybeden çocuklardan 5'i 2011'deki Suriye'deki savaştan dolayı ülkesini terk etmek zorunda kalan mülteci çocuklar. Ocak ayı boyunca ise en az 25 çocuk önlenebilir sebeplerle yaşamını yitirdi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre, son sekiz yılda en az 513 çocuk iş cinayetlerinde öldü. Covid-19 ile birlikte “uzaktan eğitim” uygulamasına geçildi. Bilgisayarı ve internet bağlantısı olmayan yüz binlerce çocuğa yeterli eğitim imkanı sağlanamadı.

FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nden Esin Koman, “Türkiye Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzalamış bir ülke. Sözleşme ile birlikte çocuk hakları hareketi olarak hem devletin uygulamalarını politikalarını izlerken hem de toplumu izlerken çocuk haklarıyla ilgili sorunun çok büyük olduğunu gördük. Yasalar ve yönetmelikler de bu hakların var olduğunu biliyoruz fakat uygulandığını göremiyoruz” diyerek imzacı olunan sözleşmelere uyulmadığının altını çizdi.