İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün 2018 yılı çalışmalarını topladığı faaliyet raporunda Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda katledilen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine de yer verdi.

Faaliyet raporunda, Kaşıkçının öldürüldükten sonra cesedinin nasıl yok edildiğine dair bulgur yer aldı.

'TANDIRDA DNA'DAN TEK BİR ZERRE KALMAZ'

Konsolosluk konutunda 3 kuyunun yer aldığı ve bu kuyulardan birinin doğalgaz ve odunla ateşlenen tandır kuyusu olduğu kaydedildi. Cinayet için gelen ekipte yer alan Salah Muhammet A Tubaig’in ‘Kemikten elde edilen DNA analizi’ uzmanı olduğu belirtilirken, ekibin cinayet ardından ünlü bir restorandan 32 porsiyon et siparişi verdikleri de ortaya çıktı.

Rapordaki Kaşıkçı cinayetiyle ilgili bölümde, kuyunun yüksek ateş ile ısı değerinin bine yükseltilebildiği belirtilirken, o ısıda DNA’dan tek bir zerre bırakılmayacağı kaydedildi:

Yüksek ısıda DNA kalmıyor. Çalışmalar daha çok Başkonsolosluk Konutu'nda yoğunlaştı. Konutta 3 kuyu bulunuyor. İkisi su kuyusu, diğeri ise doğalgaz ve odunla ateşlenen bir tandır. Çifte ateş ile ısı değerini bine yükselten bir tandır. O ısıda DNA'dan tek bir zerre bırakmayacak bir tandır. Üstelik, ekipte yüksek lisans tezini, "Kemikten elde edilen DNA anali" üzerine yapmış bir uzman da (Salah Mohammed A Tubaigy) bulunuyor. Çürüyen, yakılan kemikler üzerinde, "DNA var veya yok" diyebilecek bir uzman. Yine bölgede yapılan araştırmalar, infaz timinin Cemal Kaşıkçıyı öldürdükten sonra, konuta ünlü bir restorandan 32 porsiyon pişmemiş et" sipariş ettiğini gösteriyor. İster istemez akıllara bir çok soru daha takılıyor. Tandırda et pişirmek, önceden yapılan planların bir parçası mıydı? Elbette bu sorular bir gün aydınlanacak... Araştırmalar henüz sonuçlanmış değil"

HATİCE CENGİZ DE İKİNCİ KURBAN MI OLACAKTI?

Konsolosluktaki bozuk kameralar ile ilgili de bir bölüm oluşturulan raporda, “Başkonsolosluk, içeride bulunan kameraların arızalı olduğunu bildirmişti. Araştırıldı. Sistemlerin teknik servisiyle yapılan görüşmeler, 2018'de herhangi bir arıza bildirimi yapılmadığını gösterdi. En son, 5 Temmuz 2017 de bildirim yapılmış. Aynı gün giderilmiş... Bir başka ayrıntı daha var. O gün Kaşıkçı'yı kapıda karşılayan görevli, anında içeriye bilgi veriyor. Aynı görevli, Hatice Cengiz'i gördüğü halde içeriye, 'Kaşıkçı'yı dışarıda bekleyen var' demiyor. Bahsetmiş olsa infaz durdurulurdu. Bir ihtimal daha var. Belki de Hatice Cengiz nişanlısı gibi o vahşetin ikinci kurbanı olacaktı” ibareleri yer aldı. (DHA)