Urfa T Tipi 2 Nolu Kapalı Cezaevi’nde tutulan İlyas Yeşilçayır, Ahmet Sabaç, Emrullah Oruç, Serhat Bulut ve Bahtiyar Aygün’ün, cezaevindeki hak ihlallerine karşı 24 Haziran’da başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi sürüyor. Grevdeki eylemcilerin taleplerinin karşılanmaması üzerine Hidayet Düger, Hıdır Demirtaş, Erkan Bayram, Mehmet Tahir Özcan ve Reber Varhan adlı tutuklular da 4 Temmuz’da eyleme dahil oldu. 

TUTUKLULAR NE TALEP EDİYOR?

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre açık grevindeki tutuklular, su sorunun giderilmesi, hasta tutsakların tedavi edilmesi, çıplak arama uygulamalarına son verilmesi, kapasiteyi aşan odalarda kalan tutuklular için yeni odalar açılması, havalandırma kapılarının açılıp kapanmasında keyfi davranılmaması, cezası biten tutukluların tahliye edilmesi, haftada 2 kez yapılan oda aramalarına son verilmesi, kalabalık gardiyan grupları ile sabah akşam sayımlarının yapılmaması, hijyen malzemelerinin verilmesi, görüş saatlerinin düzenlenmesi, spor, sohbet ve atölye haklarının yeniden verilmesini talep ediyor.

Söz konusu taleplerin karşılanmaması durumunda her hafta 5 tutuklunun daha eyleme dahil olacağı belirtiliyor.

TALEPLER KABUL EDİLMEZSE TÜM TUTUKLULAR EYLEME DAHİL OLACAK

“Örgüt üyesi olmak” iddiası ile 9 yıl 3 ay hapis cezası verilen ve 4 yıl 3 aydır Urfa T Tipi 2 Nolu cezaevinde bulunan Mehmet Binici, kardeşi Mukader Binici'yle yaptığı telefon görüşmesinde taleplerin karşılanması durumunda her hafta 5 arkadaşlarının greve dahil olacağını aktardı. Tutuklu Binici, idarenin tutumunun devam etmesi halinde 4’üncü haftada tüm tutukluların açlık grevine gireceğini aktardı.

GÜNDE 3 SAAT SU

Tutuklu kardeşinin, sorunlarla ilgili cezaevi yönetimiyle görüşme taleplerinin sürekli reddedildiğini aktardığını belirten Binici, verilen dilekçelere de cevap verilmediğini kaydetti. Bunun üzerine açlık grevinin başladığını ifade eden kardeş Binici, taleplerin yaşamsal ihtiyaçlar olduğuna dikkat çekti. Kardeş Binici, “Kardeşim cezaevine yeni gelen tutukluların çıplak aramaya maruz kaldığını söyledi. Kardeşim başlıca sorunlarından bir tanesinin de su sorunu olduğunu söyledi. Su, bu pandemi sürecinde hayati önem taşıyor. Kardeşim sık sık suların kesildiğini, günde 3 saat su verildiğini, yine temizlik malzemelerinin kendilerine verilmediğini söyledi” şeklinde konuştu.

‘HASTANEYE GÖTÜRÜP DOKTORA GÖSTERMEDEN GETİRİYORLAR’

Cezaevindeki sayımların 5-10 gardiyanla yapıldığını dile getiren Binici, kardeşinin aktarımlarına ilişkin şunları söyledi: “Bu uygulamanın salgının tutuklular arasında yayılması için yapıldığını söyledi. Kardeşimin kronik astım hastalığı var. Kardeşim sembolik olarak hastaneye götürüldüklerini söyleyince, bende nasıl diye sordum. Oda bana, ‘Bizi hastaneye götürüp girişimizi yapıyorlar. Ama doktora göstermeden getiriyorlar’ dedi. Yarın olası yaşanacak bir durumda ‘Biz hastaneye götürdük kayıtlar var’ demek için hastaneye götürüldüklerini söyledi. Kardeşim hastaneye 2 kez gittiğini, doktora gösterilmeden geri getirildiğini söyledi. Yine hasta tutsakların revire götürülmediğini söyledi.”

16 KİŞİLİK ODADA 23 KİŞİ 

Binici, şöyle devam etti: “Koğuş aramalarına 20 gardiyanın katıldığını söyledi. Biz bu aramaların keyfi olduğunu düşünüyoruz. 4 aydır görüşe gidemiyoruz. Yani cezaevine giriş çıkışlar kapalı. Kim ne götürecek içeriye? Kardeşim 16 kişilik odada 23 kişi kaldıklarını, cezaevinde boş oda olduğu halde arkadaşları dağıtmadıklarını, cezaevinde esir olduklarını söyledi. Sabahleyin havalandırmanın 2 saat geç açıldığını, akşam ise 1 saat erken kapatıldığını söyledi. Ben şimdiye kadar 12 kez cezaevini aradım. Bana sürekli ‘kimse yok’ deniliyor. Müdür yoksa Adalet Bakanı'na söyleyelim bir tane müdür göndersinler.”