Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK- Cezaevlerindeki siyasi tutukluların başlattıkları süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemleri devam ediyor. Açlık grevi yapan eylemciler hapishanelerde artan hak ihlallerinin sonlandırılması, ağırlaşan infaz koşullarının düzeltilmesi ve İmralı Hapishanesinde devam eden tecrit ve izolasyona son verilmesini talep ediyor.

AÇLIK GREVLERİ 132'İNCİ GÜNDE

İktidar kanadından mahpusların taleplerine ilişkin bir adım atılmazken, birçok cezaevine devam eden açlık grevi eylemleri 132’inci gününe girdi.  Açlık grevini sürdüren mahpuslara kulak verilmemesine tepkiler sürüyor.  Halkların Demokratik Partisi (HDP), DBP il yöneticileri, TJA, HDP il yöneticileri, MEBYA-DER, MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) ve Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) açlık grevi eylemine ilişkin Diyarbakır Koşuyolu Parkı'nda basın açıklaması yapmak istedi.

POLİS ÇEMBERİNDE OTURMA EYLEMİ

Açıklamanın yapılacağı Koşuyolu Parkı etrafından yoğun önlem alan polis, bölgeye çok sayıda TOMA, zırhlı araç ve çevik kuvvet ekiplerini konuşlandırdı. Açıklamanın yapılacağı alana geçişlere izin vermeyen polis, bölgeyi kalkanlarla kapattı. Bunun üzerine aralarında HDP Milletvekili Semra Güzel’inde olduğu grup, bulunduğu yerde oturma eylemi yaptı. Kitleyi ayrı ayrı kalkanlarla çembere alan polis, katılımcıların yan yana gelmesini engelledi.

ÇAKAS: ENGELEMELER HUKUKİ DEĞİL

Özgürlük için Hukukçular Derneği Cezaevi Komisyonu Üyesi ve MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) yöneticisi Avukat Yusuf Çakas polisin engellemesine tepki gösterdi. Bir basın açıklamasının, toplanma ve ifade özgürlüğünün bu denli kısıtlanmasını doğru bulmadıklarını ifade eden Çakas, bu kısıtlamaların ahlaki ve hukuki olmadığını söyledi.

'AÇLIK GREVLERİ SUÇ DEĞİL'

Devam eden açlık grevi eylemlerine değinen Çakas, açlık grevi eylemlerinin suç olmadığını söyledi. Dünya’nın hiçbir yerinde açlık grevine girdikleri için kimseye ceza verilmediğini belirten Çakas, “Hem Türkiye’deki mevcut uygulama, hem de uluslararası uygulama bize gösteriyor ki açlık grevi eylemi bir suç değil, bir ifade özgürlüğü yöntemidir. Bir ifade özgürlüğü yöntemine dönük yasal anlamada yapılan basın açıklamaların kısıtlanması, açlık grevine giren tutsaklara disiplin cezalarının verilmesi ve çeşitli baskıların uygulanması kabul edilebilir değil” dedi.

İHLALLERİ ARTIRACAK HAZIRLIKLAR YAPILIYOR

Türkiye’de bulunan cezaevlerinde toplu hak ihalelerinin yaşandığını ifade eden Çakas, birçok cezaevinden hak ihlalleri haberi geldiğini söyledi. Açlık grevlerinin de bu hak ihalelerine dönük ve tecride dönük bir tepkinin göstergesi olduğunu ifade eden Çakas, iktidarın durumu düzeltme yerine daha çok hak ihaleline neden olacak hazırlıklar yaptığını söyledi.

CEZAEVLERİNİ İZOLE EDECEK HAZIRLIK

İktidarın yeni bir torba yasa hazırlığı yaptığını ifade eden Çakas, torba yasada mahpusların aileleri ile yapacağı açık görüşlerin de kayıt altına alacak şekilde yasa teklifi olacağını söyledi.  Şimdiye kadar aileler ile yapılan açık görüşlerin kayıt altına alınmadığını ifade eden Çakas, “Bundan sonra özel yaşam bile kalmayacak cezaevlerinde. Bir tutuklunun kendi ailesi ile yapacağı özel yaşantısına dair görüşme bile kayıt altına alınacak. Tutukların tek iletişimleri o açık görüşler. Açık görüşlerin bile kayıt altına alınması tüm cezaevlerinin tecrit altına alınması demektir. Böylelikle cezaevleri tamamen izole edilmiş olacak” diye konuştu.