Rojda ALTINTAŞ


ARTI GERÇEK- Sakarya'daki  patlamada hayatını kaybeden Sebahattin Tepeçınar’ın ağabeyi Sadettin Tepeçınar olayda ihmal olduğunu söyledi. Tepeçınar patlamanın hemen ardından bilgisayarları fabrikadan almaya çalışanların fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun'un oğlu ve eşi olduğunu ve bilgisayarların kaçırılmaya çalışıldığını ifade etti.

FABRİKA SAHİBİNİN EŞİ VE OĞLU BİLGİSAYARLARI ALMAYA ÇALIŞMIŞ

Tepeçınar, "O esnada biz fabrika kapısında beklerken, fabrika sahibinin oğluyla eşi fabrikanın bilgisayarlarını kaçırırken orada engel olduk" dedi.

CHP Akyazı İlçe Başkanı Mustafa İyiyazıcı'da, Tepeçınar'ı doğrulayarak; "Alınan bilgilere göre tanımadığınız bir vatandaş bilgisayar verilerini alıp ormana doğru kaçıyor. Daha sonra bu şahsı yakalayıp bilgisayarı elinden aldıklarını söylüyorlar. Ama kaçan şahsı serbest bırakıyorlar" açıklaması yaptı.

'ÖLÜ SAYISI 7’DEN YÜKSEK'

Patlamada hayatını kaybeden Sebahattin Tepeçınar’ın ağabeyi Sadettin Tepeçınar ihmal olduğunu belirterek yaşamını yitirenlerin 7'den daha fazla olduğunu öne sürdü.

Artı Gerçek'e konuşan Tepeçınar, "Artık kim veriyorsa ölü ya da kayıp şeylerini, ona ben de inanmıyorum. 7’den daha yüksek. Bir sürü ihmal var... Patlamayı duyduktan sonra fabrikaya intikal ettik. Yaklaşık 6 sularına kadar arama çalışmalarına girmeye çalıştık,. izin vermediler. Bir şekilde ben fabrikaya girdim. Nasıl diyeyim dilim varmıyor bir kaç tane kol bacak gördüm ateşin içinde yanarken. Enkaz kaldırmayla uğraştım, aradım yani biraderimi, bulamadık. O anda telefon geldi: işte hastanede diye. Hastaneye geçtiğimizde vefat haberini aldık. Yıkıldık yani" dedi.

'BİLGİSAYARLARI KAÇIRIRKEN ENGEL OLMAYA ÇALIŞTIK'

Yakınlarının akibetini beklerken bilgisayarların götürülmeye çalışılmasını Tepeçınar, "O esnada biz fabrika kapısında beklerken fabrika sahibinin oğluyla eşinin fabrikanın bilgisayarlarını kaçırırken orada engel olduk. Ondan sonra zaten bir arbede oluştu orada. Bu işin sorumlularının en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz. Bu işin sonuna kadar gideceğim. Başka canların yanmaması için" şeklinde anlattı.

'MUSİAD EDEPSİZ TEKLİFTE BULUNDU'

MÜSİAD'ın, katliamın yaşandığı akşam Yaşar Coşkun'a moral yemeği vermesine; "Katil sürüsü aldıkları canların kutlamalasını yapıyorlar. Yemeğini yiyorlar" şeklinde tepki gösteren Tepeçınar, "MÜSİAD arkadaşlarını göndermiş buraya edepsizce teklifte bulunuyorlar. Yok işte maddi manevi yardım edeceğiz, onlar da karşılarlar bilmem bir şeyler. Benim tek isteğim Cumhurbaşkanımızdan bu işin koğuşturulması, örtbas edilmemesi. Bazı duyumlar alıyoruz. Cumhurbaşkanımıza çok yakınlarmış. Yakını da olsa, Cumhurbaşkanımızın adaletli olduğuna inanıyorum. Eğer adaletli değilse Allah’ın adaleti hepsinin adaletinin üstündedir."

'PARÇALARI DÜŞÜNEREK NASIL YEMEK YEDİLER'

Sebahattin Teleçınar’ın ablası Hatun Tepeçınar'da MÜSİAD’a tepki gösterdi: “Tüylerimiz diken diken olduk yemek olayından sonra..Biz değil sadece bütün Akyazı... Yani nasıl yemek yiyebildiler? O parçaları düşünerek o insanlar paramparça..."

19 yaşındaki oğlu Adem Tepeçınar da fabrikada babasının yanında çalışıyordu. Çalışma koşulları çok kötüydü diyerek patlamanın örtbas edilmemesini istedi.

“3 ay çalıştım babamın yanında okul için. Çok zor çalışmak. Zaten ben en genci olduğum için en zor işleri bana yaptırıyorlardı genelde. Çalışma koşulları çok kötüydü. Hiçbir tedbir yoktu. Örtbas edilmemesi için gerekenin neyse yapılmasını istiyorum bende.”

'BU BİR KAZA DEĞİL, CİNAYETTİR'

CHP Akyazı İlçe Başkanı Mustafa İyiyazıcı, önlemlerin alınmadığına dikkat çekerek;  "Bu bir kaza değil, cinayettir" dedi. İyiyazıcı, "Bu fabrikanın bir kere burada olması sakıncalı. Bu bir kaza değil cinayettir. Bu olaydan bir gün önce orada çalışan vatandaşlar oranın ısındığını söyledikleri halde, oranın yetkilileri; orayı niye boşaltmadılar?  Kaza değil bir cinayettir. Ölenlerin 2 tanesi Akyazı vatandaşlarımızdan. Olay öğrenir öğrenmez ölen vatandaşlarımızın ailelerinin yanına gittik .Baş sağlığı diledik nelere ihtiyaçları olduğunu sorduk" şeklinde konuştu.

MÜLTECİ İŞÇİLER ÇALIŞIYOR MUYDU?

Fabrikada mültecilerin çalışıp çalışmadığına yönelik soruya ise İyiyazıcı, "Herhangi bir yabancı uyruklu vatandaşın olmadığını söylediler" cevabını verdi.

Yaşamını yitiren ve kaybolan işçilerin sayısına ilişkin muammanın sorulduğu soruya İyiyazıcı, "Olabilir süreç neyi gösterir, bilemiyoruz. Çünkü 200'ün üzerinde bir işçi çalıştığını ve 20 işçinin de izinli olduğunu söylediklerine göre 50'den en fazla bir ölünün olacağını tahmin ediyorum" dedi.

 

'BİLGİSAYARI ÇALAN ŞAHSI SERBEST BIRAKTILAR'

İyiyazıcı fabrikanın çalınmaya çalışılan bilgisayarına ilişkin ise, "Alınan bilgilere göre tanımadığınız bir vatandaş bilgisayar verilerini alıp ormana doğru kaçıyor. Daha sonra bu şahsın yakalayıp bilgisayarı elinden aldıklarını söylüyorlar. Ama kaçan şahsı serbest bırakıyorlar" açıklaması yaptı.