‘CHP’li aday asansörde değişti’



Artı Gerçek

Marmaris’in üç dönem belediye başkanlığını yapan Ali Acar dikkat çeken iddialarda bulundu.


Hürriyet gazetesi köşe yazarı Fatih Çekirge, CHP’nin yerel seçimde aday gösterildiğini belirttiği Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar’ın MYK toplantısı sonrası asansörde değiştirildiği iddiasını gündeme getirdi. Çekirge’nin iddiasının kaynağı ise duruma tepkili olan Acar.

“Partinin en üst yönetim organı MYK toplantısından hemen sonra...Genel sekreter Akif Hamzaçebi arıyor: “Evet başkan, hayırlı olsun. Seninle devam ediyoruz.” Sonra tebrikler geliyor. O da çevresine ve ailesine durumu iletiyor. Kutlamalar oluyor. Ardından Parti Meclisi var. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’ne geçerken nasıl oluyorsa oluyor, başkan adayının adı değişiyor” ifadeşleriyle olayı anlatan Çekirge, şöyle devam ediyor: “Garip bir durum...Asansörde isim değişiyor... Bu gelişmeyi Marmaris’in üç dönem belediye başkanlığını yapan Ali Acar anlatıyor. Diyor ki: “MYK’dan sonra o yarım saatte ne oldu? Kimler devreye girdi? Asansörde ne oldu?”

SİTEM: ÇİLEDEN ÇIKARDILAR

“En zor zamanda Marmaris’e aday oldum. 3 dönem seçildim. 15 yıl. Şimdi böyle karışık bir şekilde üçüncü kişilerden aday olmadığımı öğreniyorum. İnanamadım. Partimden değil, dedikodularla öğrendim aday olmadığımı” ifadeleriyle Acar’ın sitemini aktaran Çekirge’nin yazısındaki ilgili kısım şöyle: “Başkan Acar gerçekten çok alınmış. Genel merkezin kendisiyle konuşmasını beklemiş. Çevresine, ailesine karşı feci bir durum. Genel Başkan Kılıçdaroğlu’ndan en azından bir telefon beklemiş. O nedenle şöyle diyor: “Beni işte çileden çıkartan bu oldu. Yani öylece bir kenara atılma durumu. Çok sinirlendim. İnsan jübile yapacaksa bile yakınlarına ve çevresine karşı onuruyla yapar, partisi tarafından onurlandırılarak. Bu olmayınca sorular başlıyor.”

Başkan Acar çileden işte böyle çıkmış.”

‘ÇİLEDEN ÇIKINCA DSP’YE GİTTİ’

“Çıkınca da DSP’den aday olup kılıçları çekmiş” diyen Çekirge, Marmaris’teki süreç üzerinden yaşananları şu ifadelerle yorumladı: “Bu yaşananlar “parti içi demokrasi mücadelesi”nden çok “garantili koltuk” mücadelesi gibi görünüyor.Tabii bu arada DSP’nin de “kriz halinde nöbetçi parti” gibi durması siyasi tarihimize başka bir not olarak düşüyor.”

Yazının tamamını okumak için tıklayınız...

(POLİTİKA SERVİSİ)

BAĞLANTILI HABERLER