CHP'li Öztrak'tan Erdoğan'a: Demokrasi cevap verme rejimidir

29.01.2020 16:06    Güncelleme: 29.01.2020 16:06

CHP Sözcüsü Öztrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Bay Kemal’e bu tür şeylerin hesabını vermeye zamanımız yok' sözlerine yanıt verdi.

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak partisinin genel merkezinde basın açıklaması yaptı.

Öztrak, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Bunlar yatıyor kalkıyor 'o parayı nereye, bu parayı nereye harcadınız?' Harcanması gereken yere harcadık. Bundan sonra da Bay Kemal’e bu tür şeylerin hesabını vermeye zamanımız yok" açıklamasına tepki gösterdi. Özkoç "Demokrasi cevap verme rejimidir. Vatandaş sorduğunda çıkacaksınız kalem kalem şuraya harcadık diye konuşacaksınız" dedi.

Öztrak'ın konuşmasından satır başları şöyle:

CHP olarak Filistinli kardeşlerimizin kabul etmediği bir anlaşmayı, masada olmadıkları bir anlaşmayı bizlerin kabul etmesi mümkün değildir.

İSRAİL GAZETESİNDEKİ HAKAN FİDAN MESELESİ: T.C'nin resmi devlet görevlisini kimse tehdit edemez. Resmi bir devlet görevlisini tehdit etmek kimsenin haddi değildir. Böylesine bir safsatayı kabullenmemiz mümkün değildir. Bu Erdoğan'ın dediği gibi "demek ki doğru yoldayız" diye geçiştirilecek bir durum değildir.

DIŞ POLİTİKA: AK Parti iktidarının İdlib ile ilgili acilen adım atması, ülkemize yönelecek tehditleri bertaraf edecek bir stratejiyi hemen izlemeye başlaması gerekmektedir. Uluslararası kuruluşlara çağrıda bulunulmalıdır. İdlib konusu Türkiye için ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir. Tek eksenli dış politikadan bir an önce vazgeçilmelidir.

ERDOĞAN'IN DEPREM VERGİSİ AÇIKLAMASI: Bakıyorum deprem vergileriyle ilgili cevaplara, son derece hamasi bir üslup. Biz onu sormuyoruz. "Benim paramla ne yaptın? Elazığ'da ne yaptın" Millet bunu soruyor. Cevap verin. Bunu soranlar ya tehdit ediliyor, ya da hamasi şekilde cevap veriliyor. Demokrasi cevap verme rejimidir. Vatandaş sorduğunda çıkacaksınız kalem kalem şuraya harcadık diye konuşacaksınız. Verdiğimiz önergeler reddediliyor, deprem öncesinde, sonrasında konuşulmuyor. Deprem bu ülkenin gerçeği! Türkiye derhal "Depremde kimse yaşamını yitirmesin" felsefesinde büyük bir stratejiyi başlatmak zorunda.

ÖMER ÇELİK'İN AÇIKLAMALARI: Büyükşehir belediyelerimiz hem Malatya'da hem Elazığ'da insanlara yardım etmek için bulunuyor. Sayın Ömer Çelik bunu eleştireceğine şunu söylesin, niye hiçbir devlet yetkilisi bizim büyükşehir belediyelerimizin faaliyet gösterdiği yerlere uğramamış? O gün dayanışma günü. Benim partim, senin partin deme günü değil.

-Devlette işleri hesap vererek, saydam bir şekilde yapmanız lazım. Sonra deniyor ki bütçenin birliği, onu bizde biliyoruz. Sen geçici olarak konmuş olarak vergiyi 2004'te kalıcı hale getirdin 34 milyar dolar para topladın. Sen 34 milyar doları depremin insanların hayatlarını kaybetmesine yol açmasını engellemek için nerelere harcadın? Her gelişmiş ülkede olduğu gibi ne tedbirler aldığınızı kalem kalem sıralayacaksınız. Bu kadar basit. Merkezi hükümet olarak topladığınız paralara nereye harcadınız? Bu ülkede hesap verme alışkanlığı unutuldu. Hesap istediğinde tehdit ediyorlar. Millet ödediği paranın hesabını sorar.

ENSAR VAKFI-KIZILAY: Kızılay'ın Ensar Vakfı'na bu şekilde para aktarması, hem de doğalgaz şirketinden parayı aktarması skandal. Siz neden bu kadar kulağınızı elinizin tersiyle gösteriyorsunuz? Hadi aktarın bakalım doğrudan Ensar Vakfı'na parayı. Aktaramazsınız çünkü kanun buna izin vermiyor.

İMAMOĞLU'NUN TATİLE GİTMESİ: Ekrem İmamoğlu, Elazığ depreminde İstanbul'dan yardımları götürmek suretiyle görevini yapmıştır. Sömestr tatilindeyiz, ailesine karşı da sorumlulukları var. Oraya uğramış ve dönmüştür. Bu iş Ekrem İmamoğlu'nun görevini aksatmış mıdır aksatmamış mıdır? Buradan farklı bir hikaye çıkmaz.