Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK- İktidarın baroların yapısını değiştirmeye yönelik yasa tasarısı hazırlığı yapmasına tepkiler sürüyor. Türkiye’nin dört bir yanından baro başkanları bulundukları kentlerden Ankara’ya doğru yürüyüş başlattı. Eylem kapsamında Diyarbakır, Van, Dersim, ve Mardin Baroları da yürüdü.

Diyarbakır'daki yürüyüş Karapınar ilçesinde bulunan 75’inci yolda başladı. Diyarbakır, Van ve Mardin Baro başkanlarının yer aldığı yürüyüşe çok sayıda avukat katıldı. Yürüyüş öncesi basın açıklaması yapan Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, bu yürüyüşün Türkiye’nin 80 kentin baro başkanlarının katıldığını söyledi. Yargının kurucu unsuru olan savunmanın temel yasasının değiştirilme girişiminin kapalı kapılar arkasında yapılamayacağını ifade eden Aydın, baro başkanları olarak 19 Mayıs ve 1 Haziran’da iki toplantı gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu toplantıda iktidarın yapmak istediği değişikliği tartıştıklarını anlatan Aydın, “Bu yasayı bu şekilde değiştiremezsiniz. Yargının kurucu unsuru olan avukatlık yasasını avukatlardan habersiz değiştiremezsiniz. Bizim yeterli donanımımız var, biz bu tasarıyı hazırlayalım ondan sonra müzakere edelim diye hükümet yetkilerine öneride bulunduk. Maalesef iki kez de önerimiz karşılık bulmadı. Biz de bu hukuksuzluğa dikkat çekmek için 80 baro başkanı yürüyoruz” dedi.

“SESİMİZİ KISMAK İSTİYORLAR”

Türkiye’nin birçok kentinden hareket eden baro başkanlarının Ankara’da buluşarak talepleri dile getireceğini belirten Aydın, şunları söyledi: “Biz sadece Baro Başkanlarının koltuğu için değil, meslektaşlarımızın hakkı ve hukuku için yürüyoruz. Biz, kadınlar sokakta rahat dolaşabilsinler, şiddet görmesinler, katledilmesinler diye yürüyoruz. Biz, çocuklar istismara uğramasında diye yürüyoruz. Biz rant uğruna doğa talan edilmesin diye yürüyoruz. Biz halklar birlikte kardeşçe özgür ve eşit koşullarda birlikte yaşasın diye yürüyoruz. 75, 76 ve 85’inci maddeleri de değiştirmek istiyorlar. Bizim sesimizi kısmak istiyorlar. Bize diyorlar ki; ‘Size ne kadın cinayetlerinden, size ne çocuk istismarından, size ne doğa talanından, size ne işkenceden…’. Bize bunları söylüyorlar. Bizde bunları kabul etmiyoruz. Bunun için yürüyoruz. Aslında kısmak istenen sadece avukatların sesi değil, tüm toplumun sesidir. Toplum için yürüyoruz, tüm haklarımız için yürüyoruz.”

DERSİM BAROSU: BAROLARI SUSTURMAK İSTİYORLAR

Dersim Barosu ise yürüyüşü kent merkezinde bulunan Seyit Rıza Meydanı'nda başlattı. Yürüyüş öncesi açıklama yapan Baro Başkanı Kenan Çetin, ülke kamuoyunun avukatlık kanunu değişikliği ve özellikle de seçim sistemlerine yapılacak müdahale ile meşgul edildiğini söyledi. Televizyon kanallarında ve gazete köşelerinde baroların siyaset malzemesi yapılmaya çalışıldığını ifade eden Çetin, şunları söyledi: “Barolara ve baro başkanlarına kapalı yandaş medya ekranları her türden çarpıtmaya açık. Pervasızca gerçek dışı beyanlarda bulunuyor, çarpıtıyor ve saldırıyorlar. Barolar olarak, sürecin başlangıcından bu yana ortak bir tavrı sürdürme kararlılığı ile hareket ederek görüşmeler dahil tüm süreçleri titizlikle uygulayarak, Parçalamayı, yok etmeyi, susturmayı ve ele geçirmeyi hedefleyen bu kadim projeden vazgeçilmesi talebimizi tüm muhataplar nezdinde ısrarla yineledik. Geldiğimiz nokta itibariyle; tüm görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ve suskunluğumuzun sözümüz olmadığı şeklinde algılandığının farkındayız. Gerçek niyetin, Demokrasinin ve hak arama özgürlüğünün güvencesi, herkesin hak savunucusu, doğanın ve hayvanların sesi, yargının tek sivil ve ele geçirilememiş parçası olan Baroları susturmak olduğunu biliyoruz. 

“İNSAN ONURUNUN GÜVENCESİ OLAN TÜM KALELERİ YIKMAK İSTİYORLAR”

19 Mayıs ve 1 Haziran bildirilerimizde ortaya koyduğumuz kararlılık içerisinde meslektaşlarımıza ve halkımıza verdiğimiz sözün arkasında durarak eylemlilik sürecinin başladığını ilan ediyoruz. Hakikat için tüm halkımıza sesleniyoruz; Duydunuz ve artık biliyorsunuz; Baroların seçim sistemini değiştirmek ve baroları bölüp parçalamak istiyorlar. Munzuru, Kazdağları’nı, Salda’yı, Cerattepe’yi, Hasankeyf'in yok edilmesine, yalnızca baroları değil, çocukları, kadınları, ağaçları, parkları, kentleri, adalete erişimde dezavantajlı tüm grupları, yani bütün ülkeyi susturmak, hukuk devletinin son kırıntılarını yok etmek ve ülkemizde insan onurunun güvencesi olan tüm kaleleri yıkmak istiyorsunuz. Bizler, en zorlu koşullarda halkımıza ses olmak için mücadeleyi sürdürecek, hukuktan başka kimsesi olmayan herkes adına hiç yılmadan umudu savunmaya devam edeceğiz."