Siyasetin ve yaşamın merkezine oturtulan, bütçeden aldığı yüksek pay ve bütçesini aşarak yaptığı harcamalarla birçok önemli bakanlığı geride bırakan Diyanet İşleri'nin Başkanı Ali Erbaş’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı laiklik karşıtı açıklamaları Türkiye’nin gündeminde tartışılmaya devam ediyor. Ne yenilip ne içilmesi gerektiğinden, sosyal yaşama kadar hemen her konuda açıklama yaparak toplumsal hayata müdahale eden Erbaş, en son da sosyal medyada hukukun yetersiz kaldığını savunarak ‘ahlak kurallarına göre’ düzenleme istemesiyle eleştirilerin odağına oturmuş durumda.


Ali Erbaş’ın Afganistan’da kontrolü ele geçiren ve kendi inançlarını topluma dayatarak terör estiren Taliban ile aynı zihniyette olduğunu belirten Sözcü gazetesi köşe yazarı Deniz Zeyrek, Diyanet İşleri Başkanının, ‘Erdoğan sonrası dönem için Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kendisini ‘biçilmiş kaftan’ olarak gördüğünü’ ve yaptığı çıkışların nedeninin bundan kaynaklandığını ifade etti.

“Yakında cüppesini, imam sarığını çıkarıp ‘lacileri’ çekip siyasete atılır ve zirveye gözünü dikerse şaşırmayın. Siyasetle bu kadar içli dışlı olması boşuna değil!” diye belirten Zeyrek’in “Ali Erbaş Cumhurbaşkanı mı olmak istiyor?” başlıklı bugünkü yazısındaki bölüm şöyle:

“Malumunuz, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Yargıtay'ın yeni hizmet binasının dini törenle açılmasını eleştirenlere şöyle bir tepki göstermiş:

“İnanç, sokakta, mahallede, şehirde olmasın, insanın içinde olsun gibi bir anlayış var. İnsanla Allah arasında olsun, evine, ticaretine, siyasetine, adaletine, yargısına yansımasın… Görüyorsunuz ortalığı ayağa kaldırıyorlar. ‘İnançtan ayıklansın oralar adeta.' Bu düşünce, insanlığı bu noktaya getirmekte…”

Başkan istiyor ki o inancı gereği istiridye, midye, yengeç, karides yemiyor diye biz de yemeyelim.

Başkan istiyor ki o inancı gereği alkol almıyor diye başkaları da almasın.

Başkan istiyor ki o sakal bıraktı diye biz de bırakalım.

Başkan istiyor ki Cumhuriyet kurumu mahkemeleri kapatalım kararları kendisi  versin.


Başkan istiyor ki o lüks makam aracına biniyor diye biz de binelim, o Türkiye'nin en büyük bütçesine hükmettiği gibi biz de edelim!  (Bu kısmı şakaydı)

Bunların hepsi mümkün. Çözüm basit:

Taliban'la aynı şeyi isteyen Sayın Erbaş'ı aynı zamanda Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı, aynı zamanda Milli Eğitim Bakanı, Ticaret Bakanı, Adalet Bakanı ve Yargıtay Başkanı ilan edelim.

Birileri “şeyhülislam olmak istiyor” diyor ya…

Doğrusu o değil.

Çünkü kendileri, bütün bu kurumların başında olmak istiyor ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sonrası dönem için Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kendisini “biçilmiş kaftan” görüyor.

Kendisi ulu önder Atatürk'e boşuna savaş açmıyor.

Kendisi Laikliğe boşuna savaş açmıyor.

Yakında cüppesini, imam sarığını çıkarıp “lacileri” çekip siyasete atılır ve zirveye gözünü dikerse şaşırmayın.

Siyasetle bu kadar içli dışlı olması boşuna değil!”

(HABER MERKEZİ)