ARTI GERÇEK- Ülkede yaşanan ekonomik kriz giderek büyüyor. Halkın alım gücü azaldığı gibi giderek artan hayat pahalılığı mağduriyet oluşturuyor. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Diyarbakır İl ve ilçe teşkilatları, hayat pahalılığı, işsizlik, yoksulluk ve yaşanan diğer hukuksuzluklarla ilgili “İtiraz ediyoruz” sloganıyla basın açıklaması yaptı.

Yenişehir Ofis Semtinde bir araya gelen DEVA Partililer, üzerinde İşsizliğe, zamlara, hayat pahalılığına, hacizlere, boş tencerelere, yoksulluğa, liyakatsiz yönetime, adaletsizliğe, israfa, yoksunluğa ve tek imzaya ‘İtiraz ediyoruz’ pankartı açtı. Basın açıklamasını DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Cihan Ülsen yaptı.

ÜLSEN: TÜRKİYE BİR POLİS DEVLETİNE, KANUN DEVLETİNE EVRİLMİŞ DURUMDA

Türkiye’de her dört kişiden birinin icralık, her dört kişiden birinin işsiz olduğunu ifade eden DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Cihan Ülsen, zamların yüzde 50-60’ara dayandığını söyledi. İktidarın yapısal sorunları çözmek yerine düşmanlaştırışı, ayrıştırıcı ve ötekileştirişi siyaset dili kullandığını ifade eden Ülsen, bu dili kabul etmeyeceklerini söyledi.

Ülkedeki ekonomik sorunların altında hukuk, adalet ve özgürlük alanındaki yetersizlikler ve güvencesizlikler olduğunu ifade eden Ülsen,  “Türkiye bir hukuk devleti olmaktan ziyade polis devletine, bir kanun devletine evrilmiş durumdadır. Yasaların çiğnendiği, kendi koydukları yasalara bile uymadıkları, Anayasa’nın rafa kaldırıldığı, hukuk güvenliğinin yerle yeksan edildiği, mahkeme kararlarının uygulanmadığı bir dönemden geçiyoruz. Bir ülkede hukuk işlemezse sizin yapacağınız hiçbir düzenleme, hiçbir atılım var olan ekonomik sorunları çözmeyecektir” dedi.

'SUSMAMIZI BEKLİYORSUNUZ AMA BİZ SUSMAYACAĞIZ'

Mevcut iktidarın öğrencilerin, emeklilerin, işsizlerin, memurun ve bütün kesimlerin yaşadığı sorunları görmezden geldiğini ifade eden Ülsen, bir an önce var olan sorunların çözümü için harekete geçilmesini istedi. Siyasetin var olan sorunların çözümü için harekete geçerek ötekileştiren, ayrıştıran, kutuplaştırıcı dilinden uzaklaşmasını isteyen Ülsen, “Sizin yaptığınızı, sizin istediğinizi yapmayacağız. İşçi ölümleri devam ederken susmamızı istiyorsunuz ama susmayacağız. Barınamayan öğrencilerin yurt sorunları devam ederken susmamızı bekliyorsunuz susmayacağız.  Evde kaynamayan tencerenin acısını yaşayan annenin yaşamış olduğu ıstırabı siz görmeseniz de biz buradan haykıracağız. Susmamızı bekliyorsunuz ama biz susmayacağız” diye konuştu.

'YASAKLARIN, KHK’LARIN OLDUĞU BİR ÜLKE İSTEMİYORUZ'

Yoksulluğu yaşayan, ülkede var olan ekonomik sorunu hisseden herkesin sesini yükseltmesini isteyen Ülsen, şunları söyledi: “İnsanalar açken tok yatan desturu bunu gerektirir. Kendi inandıkları dine, kendi inandıklarına inanmaya davet ediyoruz onları.  Bir an önce Türkiye’de demokratik zeminin inşa edilmesi gerekiyor. Ülkenin bir an önce bir hukuk devleti olması gerekiyor. Demokratik kurum ve kuruluşların işletilmesi gerekiyor. Bir an önce düşüncesinden dolayı hapiste olan insanların serbest bırakılması gerekiyor. Bir an önce siyasete alan açılması gerekiyor. bir an önce daraltılan bütün kesimlerin alanları açılmalı siyasete dahilleri açısından gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Bir tiwit attığı için, bir tiwiti beğendiği için insanalar insanların cezaevine gönderildiği bir ülke istemiyoruz. Yasakların, KHK’ların olduğu bir ülke istemiyoruz. Var olan hukuksuzluklara itiraz ediyoruz.”

‘SOKAKLARA ÇIKIP İTİRAZ EDELİM’

İktidarın insanları sokaklardan alıkoyduğunu söyleyen Ülsen, “Biz buradan herkese sesleniyoruz. İtirazlarımızı yükseltelim. Sokaklara çıkıp var olan sorunları, hukuksuzlukları, adaletsizliği yüksek sesle dile getirelim. Kendi korunaklı mahallelerimizde, evlerimizde yükselteceğimiz itirazlarımızın hiçbir anlamı ve gayesi olmayacaktır” dedi.